WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Haziran 2026

YARGITAY 9. CEZA DAİRESİ

A- A A+

9. Ceza Dairesi         2023/13267 E.  ,  2024/2564 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/164 E., 2022/346 K.
SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

İlk Derece Mahkemesince bozma üzerine sanık hakkında, çocuğun cinsel istismarı suçundan kurulan hükmün, sanık müdafii, katılan mağdure vekili, o yer Cumhuriyet savcısı, şikâyetçi Bakanlık vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:

Trabzon 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.11.2019 tarihli ve 2019/125 Esas, 2019/772 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (c) bendi, dördüncü fıkrası, 43 üncü maddesi uyarınca 24 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarına dair verilen kararın istinaf edilmesi üzerine Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 08.07.2020 tarihli ve 2020/986 Esas, 2020/1089 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik Bakanlık vekili, sanık müdafii, katılan mağdure vekilinin istinaf başvuruları sonucunda duruşma açarak yapılan yargılama sonucunda Bakanlık vekilinin istinaf başvurusunun sıfat yönünden reddine, İlk Derece Mahkemesinin hükmünün kaldırılarak sanığın (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (c) bendi, dördüncü fıkrası, 35 inci maddesi ve 43 üncü maddesi uyarınca 36 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin kararının temyizi üzerine, Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 09.09.2022 tarihli ve 2021/15886 Esas ve 2022/1105 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında Bölge Adliye Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafii, Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı, müşteki Kurum vekili, katılan mağdure vekilinin temyiz taleplerinin kabulü ile, hükmün konusunun iddianamede gösterilen eylemlerden ibaret olması, iddianamede sanığın nitelikli cinsel istismarından bahsedilmeyip, mağdurenin ağzına organ sokmaya çalıştığı da anlatılmadığı halde ek savunma hakkı verilerek sanık hakkında yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesinin kanuna aykırı olduğu gerekçesi ile kararın bozulmasına ve dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verildiği, bozma üzerine Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin duruşma açarak, 25.04.2022 tarihli ve 2022/1045 Esas, 2022/944 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında yerel Cumhuriyet Başsavcılığınca çocuğun nitelikli cinsel istismarına teşebbüs suçundan dava açılarak her iki dosyanın birlikte değerlendirilmesi gerektiğinden bahisle İlk Derece Mahkemesinin 04.11.2019 tarihli ve 2019/125 Esas, 2019/772 Karar sayılı kararının bozulmasına karar verilerek dosyanın Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin bozma kararı üzerine Trabzon 1. Ağır Ceza Mahkemesi, sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarına teşebbüs ve çocuğun cinsel istismarı suçlarından açılan dava ile birleştirilen dosyada 03.11.2022 tarihli ve 2022/164 Esas ve 2022/346 Karar sayılı kararı ile çocuğun cinsel istismarı suçundan mükerrer açılan davanın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223 üncü maddesinin yedinci fıkrası uyarınca reddine, sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (c) bendi, dördüncü fıkrası, 43 üncü maddesi uyarınca 24 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarına karar verildiği, 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun'un 25 ve geçici 2 nci maddeleri uyarınca kurulan Bölge Adliye Mahkemelerinin 07.11.2015 tarihli ve 29525 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan karar uyarınca tüm yurtta 20.07.2016 tarihinde göreve başladığı, bu tarihten sonra verilen kararların istinaf kanun yoluna tabi olduğu, sanık hakkında 03.11.2022 tarihinde verilen hükmün önceki hükümden ayrı, yeni bir hüküm olması ve adı geçen sanık yönünden daha önceden Yargıtay incelemesinden geçmediği, 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesi ile değiştirilen 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrasının uygulanma koşullarının bulunmadığı, 5271 sayılı Kanun'un 272 nci maddesi ve devamı uyarınca istinaf kanun yoluna tabi olduğu, kanun yolunun re’sen dikkate alınacağı anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanun’un 272 nci ve devamı maddeleri uyarınca inceleme yapılmak üzere dava dosyasının, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,

Esası incelenmeyen dava dosyasının, Mahkemesince yetkili ve görevli Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,21.03.2024 tarihinde karar verildi.