9. Ceza Dairesi 2023/12816 E. , 2024/1690 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği
SAYISI : 2018/4250 Değişik iş
SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı
İNCELEME KONUSU
KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Çocuğun cinsel istismarı suçundan şüpheli ... hakkında Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 25.05.2018 tarihli ve 2017/44867 Soruşturma, 2018/12604 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara ilişkin müşteki tarafından yapılan itiraz üzerine inceleme yapan Bakırköy 1. Sulh Ceza Hakimliğince 29.06.2018 tarih ve 2018/4250 Değişik iş sayılı karar ile itirazın reddine karar verilmiştir. Kesin nitelikte olan bu karara yönelik olarak Adalet Bakanlığının 01.11.2018 gün ve 94660652-105-34-11242-2018-Kyb sayılı kanun yararına bozma talebine istinaden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 09.11.2018 tarihli ve 2018/89898 sayılı ihbarname ile; hükmün kanun yararına bozulmasının istenmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesince 10.09.2019 tarih ve 2018/10019 Esas, 2019/10706 Karar sayılı kararı ile; "Kanun yararına bozmaya atfen düzenlenen ihbarname içeriği kanun yararına bozma yolu ile düzeltilecek kararlardan olmadığından yerinde görülmeyen talebin reddine" karar verilmiştir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, 27.10.2019 tarih ve
2018/89898 sayı ile itiraz yoluna başvurmuştur. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 308. maddesi uyarınca, Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesince 04.02.2020 tarih ve 2019/7137 Esas, 2020/796 Karar sayılı kararı ile, itiraz nedenleri yerinde görülmediğinden, Ceza Genel Kurulunca itirazın incelenebilmesi için dosyanın Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderildiği, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 24.05.2023 tarihli, 2020/14-95 Esas ve 2023/305 Karar sayılı kararı ile, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının kabulüne, Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesinin 10.09.2019 tarih ve 2018/10019 Esas, 2019/10706 sayılı ret kararının kaldırılmasına, kanun yararına bozma talebi hakkında karar verilmesi için dosyanın Daireye gönderilmesine karar verildiği görüldü ve gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 09.11.2018 tarihli ve 2018/89898 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"Dosya kapsamına göre, aile içi sorunların bulunduğu ve atılı suçu suça sürüklenen çocuğun işlediğini gösterir her türlü şüpheden uzak kamu davasının açılmasını gerektirecek yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilemediği nedeni ile kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 160. maddesinde yer alan “Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar. Cumhuriyet savcısı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.” şeklindeki düzenleme karşısında, Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmak zorunda olduğu, bu itibarla psikolog gözetiminde mağdurenin ifadesinin alınmasına ve mağdurenin ayrıntılı bir şekilde cinsel istismar olayını tarif etmesine karşın savcılık tarafından sosyal hizmet uzmanından mağdure çocuğun cinsel istismar olayının bilincinde ve sözlerine itibar edilebilir olup olmadığına ilişkin rapor alınmadan, eksik incelemeyle karar verildiği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
Tüm dosya içeriğine ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 170 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre; kamu davası açılabilmesi için soruşturma aşamasında toplanan delillere göre suçun işlendiğine dair yeterli şüphe bulunması gerekir. Suç ihbar veya şikayeti yoluyla soruşturma yaparak maddi gerçeğe ulaşma yükümlülüğü ve yetkisi bulunan Cumhuriyet Savcısı, soruşturma sonucunda elde edilen delilleri değerlendirerek kamu davası açmayı gerektirir nitelikte yeterli şüphe olup olmadığını takdir edecektir. Bu durum delil değerlendirmesini gerektirir, diğer bir deyişle Cumhuriyet Savcısı elde edilen delillerin kamu davası açılması için yeterli olduğu kanaatine varırsa dava açacak, aksi durumda kovuşturmaya yer olmadığına karar verecektir. Bu nedenle Cumhuriyet Savcısının delilleri değerlendirme yetkisi vardır. Aksi durumun kabulü, her ihbar veya şikayet üzerine kamu davası açılmasını, delil takdirinin ise mahkemelere bırakılmasını gerektirir ki, bu kabulün, lekelenmeme hakkıyla bağdaşmadığı ve kanunun ruhuna uygun düşmemesi nedeniyle Bakırköy 1. Sulh Ceza Hakimliğinin kararında hukuka aykırılık görülmediğinden kanun yararına bozma talebi yerinde görülmemiştir.
III. KARAR
Bakırköy 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 29.06.2018 tarih ve 2018/4250 Değişik iş sayılı kararına ilişkin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
29.02.2024 tarihinde karar verildi.
...
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!