9. Ceza Dairesi 2023/12815 E. , 2024/1689 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği
SAYISI : 2017/1549 Değişik iş
SUÇ : Nitelikli cinsel saldırı
İNCELEME KONUSU
KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Nitelikli cinsel saldırı suçundan şüpheli ... hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 03.04.2017 tarihli ve 2016/53225 Soruşturma, 2017/23677 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara ilişkin müşteki vekili tarafından yapılan itiraz üzerine inceleme yapan İstanbul Sulh Ceza Hâkimliğince 12.09.2017 tarih ve 2017/1549 Değişik iş sayılı karar ile itirazın reddine karar verilmiştir. Kesin nitelikte olan bu karara yönelik olarak Adalet Bakanlığının 19.10.2018 gün ve 94660652-105-34-5951-2018-Kyb sayılı kanun yararına bozma talebine istinaden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 30.10.2018 tarihli ve 2018/86646 sayılı ihbarname ile; hükmün kanun yararına bozulmasının istenmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesince 10.09.2019 tarih ve 2018/9682 Esas, 2019/10704 Karar sayılı kararı ile; "Kanun yararına bozmaya atfen düzenlenen ihbarname içeriği kanun yararına bozma yolu ile düzeltilecek kararlardan olmadığından yerinde görülmeyen talebin reddine" karar verilmiştir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, 27.10.2019 tarih ve 2018/86646 sayı ile itiraz yoluna başvurmuştur. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 308. maddesi uyarınca, Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesince 04.02.2020 tarih ve 2019/7136 Esas, 2020/797 Karar sayılı kararı ile, itiraz nedenleri yerinde görülmediğinden, Ceza Genel Kurulunca itirazın incelenebilmesi için dosyanın Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderildiği, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 31.05.2023 tarihli, 2020/14-132 Esas ve 2023/310 Karar sayılı kararı ile, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının kabulüne, Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesinin 10.09.2019 tarih, 2018/9682 Esas, 2019/10704 Karar sayılı ret kararının kaldırılmasına, kanun yararına bozma talebi hakkında karar verilmesi için dosyanın Daireye gönderilmesine karar verildiği görüldü ve gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 30.10.2018 tarihli ve 2018/86646 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında,
Dosya kapsamına göre, müşteki ...’ün ... ile ablası ...’ün arkadaşı olması vesilesiyle tanıştığını, ...’in şüpheli ...’ın sevgilisi olduğunu, ...’in kendisini ... ile ...’ın kendisine burs vereceğinden ve annesinin bel hastalığı nedeniyle tedavi masraflarını karşılayacağından bahisle tanıştırdığını, 2014 yılının Haziran-Temmuz aylarında ... ilçesindeki ... lokantasında beraber yemek yediklerini, şüphelinin toplamda kendisine 3.000,00 Türk lirası burs adı altında para yardımında bulunduğunu, ayrıca annesinin bel rahatsızlığından doğan masraflarını karşıladığını, 2015 yılının Ekim ayında ...’in İstanbul ili Şişli ilçesinde bulunan ... alışveriş merkezinden kendisine kıyafet aldığını, vakit geç olduğundan Gayrettepe’de bulunan ... otelinde bir gecelik yer ayırttığını, otelin lobisinde otururken ...’ın geldiğini ve beraber alkol aldıklarını, daha sonra ...’ın ayrılacağını söylediğini, kendisinin de ayrılan otel odasına çıktığını, o gece hatırlamadığı kat ve odada kaldığını, saat 22:30 sıralarında ...’ın kendisine telefon açarak konuşacaklarının olduğunu söylediğini, kendisinin de iyiniyetli olarak odaya gelmesini kabul ettiğini, ...’ın ‘’beni seviyor musun, benimle birlikte olmak ister misin, beni nasıl görüyorsun, kocan olarak mı, baban olarak mı’’ diye sorduğunu kendisinin de ‘’sizi babam olarak görüyorum’’ dediğini, ...’ın kendisine ‘’ben ... ile böyle anlaşmamıştım’’ dediğini, bunun üzerine ...’i aradığını, ...’in kendisine ‘’senin kızlığına zarar vermez, sadece sırtını kaşı’’ dediğini, kendisinin de buna inandığını ve ...’ın sırtını kaşıdığını, o sırada alkollü olduğunu, ...’ın kendisinin boynunu öpmeye başladığını, bunun üzerine ...’ı ittiğini, daha sonra elini tuttuğunu ve kendisini yatağa doğru fırlattığını, yapma ne olur diye bağırdığını, kendisini sıktığını fakat kendisini dinlemediğini, üzerindeki taytını zorla çıkardığını ve zorla cinsel ilişkiye girdiğini ve kızlığını bozduğunu, daha sonra ...’ın odadan çıkıp gittiğini, kendisinin de olay gününün sabahında otelden ayrılarak Adapazarına gittiğini belirterek rızası dışında kendisiyle cinsel ilişkiye giren ...’dan şikâyetçi olduğu soruşturma konusu olayda; İstanbul 40. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2016/11 esas sayılı dosyasında sanık sıfatıyla ... ’ün ‘’İlk ilişkiye girdiği günü tam olarak hatırlamadığını, ancak 21 Ekim 2014 tarihi olması gerektiğini, otel odasına bırakmaya ...’ın kendisinin geldiğini, odanın kapısına gelince içeri girmek istediğini, kendisinin buna karşı çıkmadığını, ...’ın tuvalete girdiğini, çıktıktan sonra yanına yaklaşarak kendisine zarar vermeyeceğini söyleyip öpmek istediğini, ...’ı ittirdiğini, ancak tekrar devam ettiğini, yatağa yatırdığını, seni karım yapacağım diye konuşmaya başladığını, taytını çıkarmaya çalıştığını, kendisinin direnip bağırdığını, ancak kimsenin duymadığını, fiziksel gücüne karşı koyamadığı için zorla ırzına geçtiğini, kızlığının o sırada bozulduğunu, ...’ın kendisine bu olaydan sonra teselli vererek senin hayatını kurtaracağım, yardım edeceğim, karım yapacağım, imam nikahı kıyacağım gibi sözler söylediğini, bu olaydan sonra akşam saatlerinde ...’ın otelden ayrıldığını, ertesi gün yine şöförünün kendisinin aldığını ve Adapazarı’na döndüğünü, ... ile telefonda konuşup hani böyle olmayacaktı diye söylediğinde ...’in kendisine bundan sonra keyfini sür rahatına bak diye söylediğini...’’ şeklinde beyanda bulunduğu, anılan dosyada sanık sıfatıyla ...’ün ‘’yakınan ... ile ilk önce ablası ...’ün tanıştığını, ... ile ... tanışmadan önce İstanbulda birkaç kez biraraya gelip görüştüğünü, ...’ın kendisine elle tacizde bulunduğunu, ancak ilişkiye girmediklerini...’’ şeklinde beyanda bulunduğu, anılan dosyada tanık sıfatıyla ...’nin ‘’...’in 10 yıllık arkadaşı olduğunu, fakat kendisi ile 3 yıldır görüşmediğini, ...’ı bu sayede tanıdığını, ...’in para karşılığında birlikte olduğunu, ... ile çok yakın arkadaş olduğundan ...’ın ...’in evine geldiğinde kendisininde orda olduğunu, bu sırada ...’ın ...’ten kendisini 18-19 yaşlarındaki kızlarla tanıştırmasını istediğine şahit olduğunu...’’ şeklinde beyanda bulunduğu, İstanbul Cumhuriyet Başsavclığı’nın 2015/107494 soruşturma numaralı dosyasında suça sürüklenen çocuk sıfatıyla ... ’un ‘’....’in İstanbul’da zengin yaşlı bir tanıdığı olduğunu, bu şahsın küçük kızları sevdiğini, onlara maddi yardımlarda bulunduğunu, kendisine de yardımda bulunduğunu, kendisine de yardımda bulunabileceğini, kendisini seveceğini söylediğini, kendisinin de bunu iyiniyetle kabul ettiğini, birgün ... ve ... ile birlikte İstanbul iline gittiklerini, otobüsten indiklerinde ...’ın şöförünün kendilerini aldıklarını, lüks bir lokanta da birlikte yemek yediklerini, ... ile bu şekilde tanıştıklarını, ...’ın kendisine, ...’ye ve ...’e para verdiğini, ...’in ...’ın kendisine önceleri 200,00 Türk lirası para verdiğini söylediğini ancak kendisi ile tanıştırdığından dolayı bu görüşmede daha fazla para verdiğini, bu olaydan yaklaşık 2 hafta sonra ... ve ... ile birlikte tekrar İstanbul iline geldiklerini, yine ...’ın şöförünün kendilerini aldığını ve ... otoline getirdiğini, şöförün otel odası kartını kendilerini verdiğini, otel odasına çıktıklarını, arkalarında ...’ın geldiğini, muhabbet ettiklerini, ...’ın ...’ye benimle kim yatacak dediğini, kendisinin şaşırdığını, yanlarından uzaklaşma bahanesi ile lavaboya gittiğini, arkasından ...’nin geldiğini, ...’nin kendisine sen yat zaten yaşlı bir şey yapamıyor dediğini, kendisinin kabul etmediğini ... de o zaman ben gideyim dediğini ve gittiğini, bir süre sonra ...’nin yanında geldiğini, üzerinde askılı bir penye olduğunu, altına da ise bir şey olmadığını, ...’nin ...’a ...’ye para vermeyecek misin dediğini, ...’ın da ben sevgiye bişey yapmadım ki ona niye para vereyim ki dediğini, daha sonra ...’ın otel odasından ayrıldığını...’’ şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmakla, dosyada mevcut CD kaydının da iddiaları doğrular mahiyette olması karşısında, şüpheli ... hakkında nitelikli cinsel saldırı suçundan kamu davası açmaya yeterli delil bulunduğu, delillerin takdir ve değerlendirme yetkisinin mahkemeye ait olduğu cihetle, itirazın kabulü ile kamu davasının açılmasına karar verilmesi yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
Müşteki hakkında, şüpheli ...'a yönelik şantaj, özel bilgilerin yayılması suçlarından dolayı İstanbul 40. Asliye Ceza Mahkemesine 23.02.2016 tarihinde kamu davasının açılması, (yapılan yargılama sonucunda müşteki hakkında mahkûmiyet cezalarının verilmesi), müştekinin de bunun üzerine, 2015 yılının Ekim ayında işlendiği iddia edilen suç ile ilgili olarak, olayın üzerinden yaklaşık altı ay geçtikten sonra 18.04.2016 yılında şikâyetçi olması ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; İstanbul 3. Sulh Ceza Hakimliğinin 12.09.2017 tarih ve 2017/1549 Değişik iş sayılı kararının usul ve kanuna uygun olduğu anlaşılmakla, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmemiştir.
III. KARAR
İstanbul 3. Sulh Ceza Hakimliğinin 12.09.2017 tarih ve 2017/1549 Değişik iş sayılı kararına ilişkin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
29.02.2024 tarihinde karar verildi.
...
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!