WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 03 Temmuz 2026

YARGITAY 9. CEZA DAİRESİ

A- A A+

9. Ceza Dairesi         2023/12752 E.  ,  2024/1406 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2023/104 E., 2023/266 K.
SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında bozma üzerine verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin sürelerinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

I. HUKUKÎ SÜREÇ - OLAY VE OLGULAR
1.Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Osmaniye 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.05.2019 tarihli ve 2018/849 Esas, 2019/312 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanunun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrası ile aynı Kanun'un 62 nci maddesi uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin 09.01.2020 tarihli ve 2019/2262 Esas, 2020/20 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafii, katılan mağdure vekili, katılan Bakanlık vekili ile o yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine, karar verilmiştir.

3. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesi kararının sanık müdafii ile katılan mağdure vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesinin 14.04.2021 tarihli ve 2020/3745 Esas, 2021/2970 Karar sayılı kararı ile katılan mağdure vekilinin temyiz isteminin reddine, sanık müdafiinin temyiz isteminin kabulüyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

4. Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesinin 14.04.2021 tarihli ve 2020/3745 Esas, 2021/2970 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 27.05.2021 tarihli ve 14-2020/26705 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde, Dairemizin, 03.11.2021 tarihli ve 2021/20483 Esas, 2021/8817 karar sayılı kararıyla Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı yerinde görülmediğinden reddiyle itirazla ilgili karar verilmek üzere dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kurulunca incelenmesi için Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine karar verilmiştir.

5. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 07.04.2022 tarihli ve 2021/9-390 Esas, 2022/244 Karar sayılı kararı ile itirazın kabulü ile Dairemizin katılan mağdure vekilinin temyiz talebini ret ve çocuğun cinsel istismarı suçundan verilen hükme ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararlar yönünden verilen bozma kararları kaldırılarak katılan mağdure vekili ile sanık müdafiinin temyiz taleplerinin birlikte değerlendirilmesi için dava dosyasının Dairemize gönderilmesine karar verilmiştir.

6. Dairemizin 30.11.2022 tarihli ve 2022/9825 Esas, 2022/10786 Karar sayılı kararı ile katılan mağdure vekili ve sanık müdafiinin temyiz istemleri kabul edilerek Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin 09.01.2020 tarihli ve 2019/2262 Esas, 2020/20 Karar sayılı kararının mağdurenin aşamalarda değişen çelişkili anlatımları, savunma, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında, ilk derece mahkemesinin kabulünde yer alan sübuta ilişkin delillerin dosya içeriğiyle çelişmesi nedeniyle mahkumiyet kararının yerinde olmadığı anlaşıldığından, söz konusu hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddedilmesi, nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

7. Osmaniye 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 11.07.2023 Tarihli ve 2023/104 Esas, 2023/266 Karar sayılı Kararı ile sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrası (e) uyarınca beraat kararı verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan Mağdure Vekili ile Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemleri
Özetle, olayın sübut bulduğuna, katılan mağdure ifadelerinin samimi ve güvenilir olduğuna, sanığın cezalandırılması gerektiğine ve vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğine ilişkidir.
III. GEREKÇE
Amacı somut olayda maddi gerçeğe ulaşarak adaleti sağlamak, suç işlediği sabit olan faili cezalandırmak, kamu düzeninin bozulmasını önlemek ve bozulan kamu düzenini yeniden kurmak olan ceza muhakemesinin en önemli ve evrensel ilkelerinden birisi de öğreti ve uygulamada; "suçsuzluk" ya da "masumiyet karinesi" olarak adlandırılan kuralın uzantısı olan, Latincede; "in dubio pro reo" olarak ifade edilen "şüpheden sanık yararlanır" ilkesidir. Bu ilkenin özü, ceza davasında sanığın mahkumiyetine karar verilebilmesi bakımından göz önünde bulundurulması gereken herhangi bir soruna ilişkin şüphenin, mutlaka sanık yararına değerlendirilmesidir. Oldukça geniş bir uygulama alanı bulunan bu kural, dava konusu suçun işlenip işlenmediği, işlenmişse sanık tarafından işlenip işlenmediği ve gerçekleştirilme biçimi konusunda şüphe belirmesi halinde de geçerlidir. Sanığın bir suçtan cezalandırılmasına karar verilebilmesinin temel şartı, suçun hiçbir şüpheye mahal bırakmayacak bir kesinlikle ispat edilebilmesidir. Gerçekleşme şekli şüpheli veya tam olarak aydınlatılamamış olay ve iddialar sanık aleyhine yorumlanarak mahkûmiyet hükmü kurulamaz. Ceza mahkûmiyeti, toplanan delillerin bir kısmına dayanılıp, diğer bir kısmı gözardı edilerek ulaşılan kanaate değil kesin ve açık bir ispata dayanmalı ve bu ispat, hiçbir şüphe veya başka türlü oluşa imkan vermeyecek açıklıkta olmalıdır. Yüksek de olsa ihtimale dayanarak sanığın mahkumiyetine karar vermek, ceza muhakemesinin en önemli amacı olan gerçeğe ulaşmadan hüküm kurmak anlamına gelecektir. Bu açıklamalar doğrultusunda, mağdurenin aşamalarda değişen çelişkili anlatımları, savunma, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında verilen beraat kararında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Osmaniye 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 11.07.2023 tarihli ve 2023/104 Esas, 2023/266 Karar sayılı kararında katılan mağdure vekili ile katılan Bakanlık vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Osmaniye 1. Ağır Ceza Mahkemesi'ne, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

21.02.2024 tarihinde karar verildi.

...