WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Temmuz 2026

YARGITAY 9. CEZA DAİRESİ

A- A A+

9. Ceza Dairesi         2023/12746 E.  ,  2024/645 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2023/321 E., 2023/478 K.
SUÇ : Nitelikli cinsel saldırı
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ-OLAY VE OLGULAR
1. İstanbul Anadolu 11. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.12.2020 tarihli ve 2020/430 Esas, 2020/400 Karar sayılı kararı ile sanıklar haklarında nitelikli cinsel saldırı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 102 nci maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (d) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 18 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 16.02.2021 tarihli ve 2021/162 Esas, 2021/538 Karar sayılı kararı ile sanıklar haklarında İlk Derece Mahkemesince kurulan re'sen de istinafa tabi hükümlere yönelik sanık Kudrettin, sanıklar müdafii ile katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

3. İstanbul Bölge Adliyesi Mahkemesi 20. Ceza Dairesi kararının, sanıklar müdafii ile katılan Bakanlık vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 22.06.2022 tarihli ve 2021/19790 Esas, 2022/6509 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kabul edilen oluşa hangi deliller hükümlere esas alınarak varıldığına yönelik bir değerlendirme yapılmaksızın gerekçesiz hükümler kurulması nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

4. İstanbul Anadolu 11. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.09.2022 tarihli ve 2022/740 Esas, 2022/461 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında nitelikli cinsel saldırı suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 102 nci maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (d) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 18 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmekle 5271 sayılı Kanun'un 307 nci maddesinin üçüncü fıkrasında yer verilen; "Yargıtaydan verilen bozma kararına uyulması hâlinde ilk derece mahkemesi tarafından verilen karara karşı, istinaf veya temyiz sınırlarına bakılmaksızın sadece temyiz yoluna başvurulabilir." hükmü uyarınca dava dosyası doğrudan temyiz merciine gönderilmiştir.

5. İstanbul Anadolu 11. Ağır Ceza Mahkemesi kararının, katılan Bakanlık vekili ve sanıklar müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 01.03.2023 tarihli ve 2022/15048 Esas, 2023/1034 Karar sayılı kararı ile sanıkların katılan mağdura karşı cebir uygulamak suretiyle direncini kırdıktan sonra birbirlerini takiben nitelikli cinsel saldırıda bulundukları, eylemin birden fazla kişi tarafından birlikte gerçekleştirilmiş olması nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 102 nci maddesinin üçüncü fıkrasının (d) bendi gereğince cezalarında artırım yapıldığı halde her bir sanığın diğerlerinin eylemlerine de iştirak ettiği gerekçesiyle mükerrer cezalandırma oluşturacak şekilde 5237 sayılı Kanun'un 102 nci maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (d) bendi gereğince tayin edilen cezaların aynı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrasıyla artırılması suretiyle fazla ceza tayini nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

6. İstanbul Anadolu 11. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.07.2023 tarihli ve 2023/321 Esas, 2023/478 Karar sayılı kararı ile sanıklar haklarında nitelikli cinsel saldırı suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 102 nci maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (d) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmekle 5271 sayılı Kanun'un 307 nci maddesinin üçüncü fıkrasında yer verilen; "Yargıtaydan verilen bozma kararına uyulması hâlinde ilk derece mahkemesi tarafından verilen karara karşı, istinaf veya temyiz sınırlarına bakılmaksızın sadece temyiz yoluna başvurulabilir." hükmü uyarınca dava dosyası doğrudan temyiz merciine gönderilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Katılan mağdurun kimlik yaşına göre on sekiz yaşından küçük olduğuna, suç vasfının hata takdir edildiğine, sanıklar hakkında temel cezaların alt sınırdan belirlenmesi ve takdiri indirim hükmü uygulamasının yerinde olmadığına, lehe vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.

B. Sanıklar Müdafiinin Temyiz İstemi
Sanıkların samimi ve tutarlı savunması, katılan mağdurun çelişkili ve istikrarsız beyanları, tanık anlatımları karşısında, mahkumiyet kararı verilmesi için yeterli somut, kesin ve her türlü şüpheden uzak ve kesin bir delilin bulunmadığına, sanıkların telefonundan elde edilen fotoğrafın gerekli prosedürler yerine getirilmeden ele geçirilmesi hasebiyle hukuka aykırı delil mahiyetinde olduğuna, anal muayene raporunda sanıklara ait DNA kalıntısının çıkmadığına, sanıkların yaşadığı eve gitmesini gerektirecek sebep veya motivasyonu bulunmayan mağdurun, müvekkillerinin yaşadığı eve tanık N.N’yi görmek amacıyla gittiği iddiasının gerçek dışı olduğuna, bu hususta mağdurun soyut beyanları dışında hiçbir somut ve maddi delil bulunmadığına, taraflar arasında husumet bulunduğuna ilişkindir.

III. GEREKÇE
5271 sayılı Kanun'un 288 ve 294 üncü maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289 uncu maddesinde sayılı kesin hukuka aykırılık halleri ve katılan Bakanlık vekili ile sanıklar müdafiinin temyiz dilekçelerinde belirttikleri nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanı kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, 5237 sayılı Kanun'un cezanın belirlenmesi başlıklı 61 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasında ifade edilen cezada orantılılık ilkesi nazara alındığında; sanıklar hakkında temel cezanın alt sınırdan belirlenmesinin ve dosya kapsamıyla örtüşen gerekçelerle 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinde düzenlenen takdiri indirim hükmü uygulanmasının yerinde olduğu, 5271 sayılı Kanun'un 237 ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan zarar görme şartının katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı ve Devletin kanundan kaynaklanan koruma yükümlülüğünü yerine getirmesi nedeniyle vekalet ücretine hükmedilmemesinin isabetli olduğu anlaşıldığından, İlk Derece Mahkemesince bozma üzerine kurulan hükümlerde, hukuka aykırılık görülmemiştir.

IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Anadolu 11.Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.07.2023 tarihli ve 2023/321 Esas, 2023/478 Karar sayılı kararında katılan Bakanlık vekili ile sanıklar müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca İstanbul Anadolu 11.Ağır Ceza Mahkemesine, gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

24.01.2024 tarihinde karar verildi.