WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Temmuz 2026

YARGITAY 9. CEZA DAİRESİ

A- A A+

9. Ceza Dairesi         2023/12644 E.  ,  2024/4789 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2023/36 E., 2023/222 K.

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ - OLAY VE OLGULAR
1. Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçu işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103/1, 43, 53. maddeleri uyarınca açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda Mersin 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.10.2013 tarihli ve 2013/333 Esas, 2013/712 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 6545 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikten önceki 103/1, 62, 53. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesinin, 09.04.2019 tarihli ve 2015/10272 Esas, 2019/8940 Karar sayılı ilâmıyla ''İddianame içeriğine göre sanığın eylemlerine uyan 6545 sayılı Kanunun 59. maddesi ile değişik 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 103/1. maddesinin birinci cümlesinde düzenlenen suçun üst sınırının 15 yıla kadar hapis cezası olarak belirlenmesi karşısında, atılı suçla ilgili davaya bakma ve bu kapsamda delilleri takdir ve değerlendirme görevinin 5235 sayılı Kanunun 12. maddesi gereğince Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması...'' şeklindeki gerekçeye istinaden bozulmasına karar verilmiştir.
2. Mersin 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.01.2022 tarihli ve 2019/294 Esas, 2022/13 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında cinsel taciz suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 105/1-2.cümle, 62, 53. maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair kararının sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin, 26.10.2022 tarihli ve 2022/8572 Esas, 2022/9550 Karar sayılı ilâmıyla ''Mağdurenin aşamalardaki istikrarlı anlatımları, tanık beyanları, sanığın ikrar içerir savunması ve tüm dosya kapsamına göre; sanığın mağdureye yönelik yanaklarından ve dudaklarından öpmek şeklinde gerçekleştirdiği temas içeren eylemlerinin sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturduğu gözetilerek 5237 sayılı TCK'nın 103/1-2 cümle ve 43/1 maddeleri gereğince cezalandırılması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması...'' şeklindeki gerekçeye istinaden bozulmasına karar verilmiştir.
3. Yargıtay 9. Ceza Dairesinin bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mersin 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.06.2023 tarihli ve 2023/36 Esas, 2023/222 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 6545 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikten sonraki 103/1-2. cümle, 43, 62, 53. maddeleri uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
4. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Dosyada görgüye dayalı olmayan tanık beyanı dışında delil olmadığına, mağdurenin aşamalarda çelişkili anlatımlarda bulunduğuna, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği müvekkilin beraat etmesi gerektiğine ilişkindir.
B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Sanığın üst sınırdan cezalandırılmasına, hakkında takdiri indirim hükümlerinin uygulanmamasına ve kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. GEREKÇE
1. Mahkemenin gerekçesi ile tüm dosya kapsamına göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2. Ancak, Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesinin 09.04.2019 günlü bozma ilamından önce Mersin 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.10.2013 tarihli ve 2013/333 Esas, 2013/712 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında tayin edilen 2 yıl 6 ay hapis cezasına ilişkin hükmün sanık müdafii tarafından temyiz edilip, aleyhe temyiz olmaması nedeniyle bu cezanın sanık lehine 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca kazanılmış hak teşkil ettiği gözetilmeden, bozma sonrası kurulan hükümde 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezasına hükmedilmek suretiyle fazla ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur. Belirtilen gerekçeyle Tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.

IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Mersin 3. Ağır Ceza Mahkemesinin kararına yönelik katılan Bakanlık vekili ile sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hüküm fıkrasında 5237 sayılı Kanun’un 62/1. maddesinin uygulandığı paragraftan sonra; “Bozma öncesi aleyhe temyiz bulunmadığı gözetilerek, 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sonuç ceza miktarı açısından sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınması suretiyle 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.05.2024 tarihinde karar verildi.