9. Ceza Dairesi 2023/12134 E. , 2024/3040 K.
"İçtihat Metni"
BOZMA ÜZERİNE
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI: 2023/293 E., 2023/963 K.
Katılan mağdure vekilinin temyiz talebinde bulunmadığı anlaşılmakla temyiz incelemesi sanık ve müdafii ile katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemleri ile sınırlı yapılmıştır.
Sanık hakkında bozma üzerine verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ-OLAY EV OLGULAR
1. Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, İzmir 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.06.2019 tarihli ve 2018/552 Esas, 2019/202 Karar sayılı kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi ile çocuğun cinsel istismarı suçundan, 6545 ile 6763 sayılı Kanunlar ile yapılan değişiklikten sonraki 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının üçüncü cümlesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 12 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına dair verilen kararın sanık ve müdafii, katılan Bakanlık ile mağdureler vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesinin 10.03.2020 tarihli 2019/2002 Esas 2020/298 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurularınun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi delaletiyle 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci ve üçüncü cümlesi, 62 nci maddesi ile 53 üncü maddesi uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesi kararının temyizi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 28.11.2022 tarihli ve 2021/17072 Esas, 2022/10626 Karar sayılı kararı ile sair temyiz itirazlarının reddiyle, sanığın mağdure İlayda’nın elini kendi külotuna sokarak yaklaşık bir dakika süreyle burada tutması ve cinsel organına temas etmesi şeklindeki eyleminin kısa süreli, ani ve kesintili olmadığı gibi erojen bölgeyi hedef alması da nazara alındığında sanığın cinsel arzularını tatmine yönelik eyleminin sarkıntılık düzeyinde kalan çocuğun basit cinsel istismarı suçu boyutunu aştığı ve çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfının tayininde yanılgıya düşülmesi gerekçesiyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
3. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 03.05.2023 tarihli ve 2023/293 Esas, 2023/963 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının, üçüncü cümlesi, 62 ve 53 üncü maddesi uyarınca 8 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık ve Müdafiinin Temyiz İstemi
Eksik inceleme ile karar verildiğine, mağdure beyanlarının çelişkili olduğuna, yeniden yapılan yargılamada mağdurenin dinlenmesi gerektiğine, sanığın cinsel tatmin amacının bulunmadığına, eylemin sarkıntılık aşamasında kaldığına, dilekçesinde yer alan diğer nedenlerle kararın bozulması istemine ilişkindir.
B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Sanığın eylemi gerçekleştirme şekli, mağdurenin yaşı dikkate alındığında temel cezanın alt sınırdan belirlenmesinin, takdiri indirim hükümleri uygulanmasının, vekalet ücretine hükmedilmemesinin usul ve kanuna aykırı olması nedeniyle kararın bozulması talebine ilişkindir.
III. GEREKÇE
1. Bozma üzerine Bölge Adliye Mahkemesince yapılan yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olduğu, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ve müdafii ile katılan Bakanlık vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmekle birlikte sanık hakkında temel ceza tayin edilirken uygulama maddesinin 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci ve üçüncü cümleleri şeklinde yazılması gerekirken aynı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının üçüncü cümlesi şeklinde yazılması Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen bir hukuka aykırılık olarak görülmüştür.
2. 5271 sayılı Kanun'un 237 ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan zarar görme şartının katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı ve Devletin kanundan kaynaklanan koruma yükümlülüğünü yerine getirdiği nazara alınarak katılan Bakanlık vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz istemi yerinde görülmemiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle katılan Bakanlık vekili ile sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 03.05.2023 tarihli ve 2023/293 Esas, 2023/963 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin verdiği yetkiye istinaden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesi hükmünün (A-1) bendinde yer alan temel cezanın tayin edildiği kısımda bulunan "...103/1 ve 3.cümlesi..." ibaresi çıkarılarak yerine "...103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci ve üçüncü cümleleri..." ibaresinin yazılması suretiyle Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İzmir 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
03.04.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!