WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 18 Temmuz 2026

YARGITAY 9. CEZA DAİRESİ

A- A A+

9. Ceza Dairesi         2023/1205 E.  ,  2023/2831 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı (Mağdur sayısınca)
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı

İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanık müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ankara Batı 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.09.2022 tarihli ve 2022/7 Esas, 2022/257 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
a) Katılan mağdurlar ... ve ...’ye yönelik çocuğun cinsel istimarı suçundan mağdur sayısınca olmak üzere, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, üçüncü fıkrasının (c) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ile 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 22 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
b) Katılan mağdur ...'ye yönelik çocuğun cinsel istismarı suçundan da 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, üçüncü fıkrasının (c) bendi, 43/1, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 18 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
karar verilmiştir.

2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 28.11.2022 tarihli ve 2022/1233 Esas, 2022/1548 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılanlar vekili, katılan Bakanlık vekili ve sanık müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafileri Temyiz İsteminde
Özetle: İlk Derece Mahkemesi kararının denetime müsait olmadığını, kurulan hüküm ile gerekçeli karar arasında çelişki olduğunu, mağdurların, sanığın baskıcı tutumundan memnun olmadıkları, ondan ciddi şekilde şiddet gördüklerini beyan ettikleri, sanıktan kurtulmak amacıyla husumet güderek bu şekilde asılsız ithamlar yönelttiklerinin açık olduğu, mağdurların beyanlarının çelişkili olduğu, mağdurların iddia ettikleri eylemler nedeniyle yıllar sonra şikayetçi oldukları, sanığın yıllar önceki iddialara ilişkin kendini savunamayacağını, mağdurların beyanlarında eylemlerin uzun süredir devam ettiğini iddia ettikleri halde sanık ile yalnız başlarına tatile çıktıkları, alınan ruh sağlığı raporlarının gerçeği yansıtmadığı, mağdur ... yönünden zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasının hukuka aykırı olduğu, mağdur ... hakkında ruh sağlığı raporu alınmamasına rağmen lehe kanun uygulaması yapıldığı ve fazla ceza verildiği, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği sanık hakkında verilen mahkumiyet kararlarının bozulması gerektiği ile temyiz incelemesinin duruşmalı yapılmasını talep etmiştir.

B. Katılan Bakanlık Vekili Temyiz İsteminde
Özetle: Sanık hakkında üst hadden ceza verilmesi gerektiğini, takdiri indirim uygulanmasının hukuka aykırı olduğunu, katılan Bakanlık lehine vekalet ücreti takdir edilmesini talep etmiştir.

C. Katılanlar Vekili Temyiz İsteminde
Özetle: Mağdurlar ... ve ...’ye yönelik eylemlerden dolayı sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ceza verilmesi gerektiğini, zincirleme suç hükümleri uygulanırken üst sınırdan artırım yapılması gerektiğini, kararın bozulmasını talep etmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince; ''Sanığın çocukları olan katılanlar ..., ... ve ...'nin birbirlerinden haberi olmadan ayrı ayrı sanığın istismarına maruz kaldıkları, ancak suç tarihleri itibarı ile yaşları dikkate alındığında olayın etkisi ve ağırlığı nedeni ile durumu birbirlerine anlatamadıkları, olayların ortaya çıkmasına neden olan gün ... ile sanığın tartıştığı ...'nin babasına 'bizi hem dövüyorsun hemde taciz ediyorsun' demesi üzerine diğer kardeşlerin de kendi başına gelen olayları anlatması sonucu ilk kez birbirlerinden haberleri olduğu, mağdurların beyanlarının kendi içinde çelişmediği, her üç kardeşinde benzer olayları yaşadıklarının anlaşıldığı, hayatın olağan akışı içerisinde 3 kardeşin babalarına böyle bir iftira atması gerektirecek bir husumetlerinin olmadığı gibi, yaşları ve olayın ağırlığı göz önüne alındığından gerçeğe aykırı bir beyanda bulunmaların beklenmediği, sanığın aşamalarda '..Kızlarımın bir iki kez masajlarını iç çamaşırlarıyla oldukları halde yaptım. Diğer türlü giyiniktiler. Yine diğer çocuğum ...'ye masaj yaptırırdım ancak ben kendisine belki bir kez masaj yapmışımdır. Kızlarımın iç çamaşırlı oldukları halde en son sanırım 2017 veya 2018 de kendilerine masaj yaptım. İç çamaşırlı olmalarının sebebi kendilerine kremi sürdüğüm içindir...' ,'Oğlum ... her ne kadar 2003 yılı demişse de; 2017 veya 2018 yıllarında ben evde alkollü vaziyette iken ...'yi odada bir şeyler izlerken gördüm. Porno olup olmadığını kontrol etmek amaçlı birden pijamasını sıyırarak ereksiyon halinde olup olmadığını görmek istedim. ... biran da ne yaptığımı sorunca porno mu izliyorsun diye sordum. Kabul etmedi. Zaten ereksiyon halinde de değildi.' şeklindeki ikrar içeren savunmaları karşısında, sanığın çocukları olan katılanlar ..., ... ve ...'nin beyanlarına itibar edilerek kabul edilen oluşa göre;
Sanığın katılan ...'ye yönelik eylemleri değerledirildiğinde; katılan ...'nin istikrar gösteren beyanları ve mahkememizce bu doğrultuda kabul edilen oluşa göre, sanığın 2013 yılında katılan ile evdeyken arkasından katılana yaklaştığı cinsel organını belli bir süre boyunca katılana sürttüğü aynı anda kulağına seni seviyorum dediği aynı gün farklı bir zamanda ise katılanın pijamasını indirdiği cinsel organını eliyle tuttuğu ardından katılanın penisini ağzına aldığı anlaşıldığı böylece sanığın oğlu olan katılana yönelik çocuğunun cinsel istismarı suçunu zincirleme şekilde işlediği,
Sanığın katılan ...'ye yönelik eylemleri değerledirildiğinde; mağdurun istikrar gösteren beyanları ve mahkememizce bu doğrultuda kabul edilen oluşa göre mağdur henüz 10 yaşındayken sanığın eylemlerinin başladığı mağduru sevme bahanesi ile kucağında oturtuğu cinsel organını mağdura sürtüğü, mağdurun anal bölgesine parmağını soktuğu başka zamanlarda da kendi penisini katılanın anal bölgesine sokmaya çalıştığı ancak canı yanmasından dolayı eyleminden gönüllü vazgeçtiği mağdurun beyanı dikkate alınarak sanığın eylemlerinin mağdurun 10 yaşından 15 yaşına kadar devam ettiği ayrıca sanığın mağdura yönelik istismarlarını seni öldürürüm, annesiz kalırsın, okuldan alırım, yurda veririm şeklindeki tehditler altında yaptığı, sanığın kızı olan katılana yönelik çocuğunun cinsel istismarı suçunu zincirleme şekilde işlediği,
Sanığın katılan ...'ye yönelik eylemleri değerledirildiğinde; katılanın istikrar gösteren beyanları ve mahkememizce bu doğrultuda kabul edilen oluşa göre katılan henüz 9-10 yaşlarındayken sanığın eylemlerinin başladığı katılanı sevme bahanesi farklı amaçla öptüğü ilerleyen zamanlarda cinsel organını katılanın ağzına soktuğu ve bunu çok kez yaptığı aynı zamanda farklı zamanlarda anal bölgesine cinsel organını sokmaya çalıştığı sanığın eylemlerini katılan ...'nin 21-22 yaşlarına kadar devam ettirdiği, sanığın istismar eylemlerini gerçekleştirdikten sonra olayları anlatmaması konusunda katılanı öldürmekle, okuldan almak ile tehdit ettiği böylece sanığın kızı olan katılana yönelik çocuğunun cinsel istismarı suçunu zincirleme şekilde işlediği kabul edilmiştir.
Lehe yasa değerlendirmesinde;
6545 sayılı yasa ile değişiklik öncesi düzenlemeye göre sanığın katılanlar ...'ye ve ...'ye yönelik eylemine göre hüküm kurulduğunda; 5237 Sayılı TCK'nun 103/2 maddesi uyarınca sanığın takdiren ve teşdiden 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5237 sayılı TCK.nun 103/3 maddesi uyarınca 1/2 oranında artırım yapılarak 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5237 sayılı TCK'nun 103/6 maddesi gereğince katılanın ruh ve beden sağlığı bozulduğundan dolayı sanığın cezasından artırım yapılarak takdiren 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5237 sayılı TCK.nun 43/1 maddesi gereğince cezasından takdiren 1/2 oranında artırım yapılarak sanığın 22 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, koşulları oluşmadığından TCK.nun 62. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına, TCK.nun 53/1 maddesinin tatbikine karar verileceği,
6545 sayılı yasa ile değişiklik öncesi düzenlemeye göre sanığın katılan ...'ye yönelik eylemine göre hüküm kurulduğunda; 5237 Sayılı TCK'nun 103/2 maddesi uyarınca sanığın takdiren ve teşdiden 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5237 sayılı TCK.nun 103/3 maddesi uyarınca 1/2 oranında artırım yapılarak 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5237 sayılı TCK'nun 103/6 maddesi gereğince katılanın ruh ve beden sağlığı bozulduğundan dolayı sanığın cezasından artırım yapılarak takdiren 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5237 sayılı TCK.nun 43/1 maddesi gereğince cezasından takdiren 1/4 oranında artırım yapılarak sanığın 18 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, koşulları oluşmadığından TCK.nun 62. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına, TCK.nun 53/1 maddesinin tatbikine karar verileceği,
6545 sayılı yasa ile değişik düzenlemeye göre sanığın katılanlar ...'ye ve ...'ye yönelik eylemine göre hüküm kurulduğunda; 5237 Sayılı TCK'nun 103/1 maddesi uyarınca sanığın takdiren ve teşdiden 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5237 sayılı TCK.nun 103/3-c maddesi uyarınca 1/2 oranında artırım yapılarak 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5237 sayılı TCK.nun 43/1 maddesi gereğince cezasından takdiren 1/2 oranında artırım yapılarak sanığın 22 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, koşulları oluşmadığından TCK.nun 62. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına, TCK.nun 53/1 maddesinin tatbikine karar verileceği,
6545 sayılı yasa ile değişik düzenlemeye göre sanığın katılan ...'ye yönelik eylemine göre hüküm kurulduğunda; 5237 Sayılı TCK'nun 103/1 maddesi uyarınca sanığın takdiren ve teşdiden 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5237 sayılı TCK.nun 103/3-c maddesi uyarınca 1/2 oranında artırım yapılarak 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5237 sayılı TCK.nun 43/1 maddesi gereğince cezasından takdiren 1/4 oranında artırım yapılarak sanığın 18 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, koşulları oluşmadığından TCK.nun 62. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına, TCK.nun 53/1 maddesinin tatbikine karar verileceği,
Bu durumda; sonuç ceza itibariyle 6545 sayılı yasa ile değişiklik sonrası TCK.nun 103. maddesindeki kurulacak hükmün sanık lehine sonuç doğurduğu anlaşılmakla buna göre uygulama yapılarak'' şeklindeki gerekçeyle hükümler kurulmuştur.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
1. Olayın intikal şekli ve zamanı, katılanların soyut beyanları, tanık beyanları, sanığın aşamalardaki savunmaları ile tüm dosya içeriği nazara alındığında, sanığın cezalandırılmasına yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilerek beraati yerine mahkumiyet kararlarının yerinde olmadığı anlaşıldığından, söz konusu hükümlere yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

2. Bakanlığın davaya katılması doğrudan Anayasa va kanundan kaynaklanan koruma görevine ilişkin olup, Bakanlığa yüklenen bir kamu görevidir. Bu kapsamda değerlendirme yapıldığında 5271 sayılı Kanun'un 237 ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan zarar görme şartının katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı ve vekili lehine koşulları sağlanmadığından vekalet ücretine hükmedilmemesi hukuka aykırı bulunmamıştır.

3. Sanık hakkında kurulan hükümlere ilişkin gerekçede yer alan nedenle Tebliğname'deki onama düşüncesine iştirak edilmemiş, katılanlar vekili ile katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemleri yerinde görülmemiştir.

V. KARAR
Gerekçenin (1) numaralı bölümünde yer alan nedenle sanık müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 28.11.2022 tarihli ve 2022/1233 Esas, 2022/1548 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Bozma sebebine göre sanığın TAHLİYESİNE, başka suçtan tutuklu veya hükümlü olmadığı takdirde derhal salıverilmesinin ilgili yerlere en seri şekilde bildirilmesi için müzekkere yazılmasına,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Ankara Batı 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

08.05.2023 tarihinde karar verildi.