WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 15 Haziran 2026

YARGITAY 9. CEZA DAİRESİ

A- A A+

9. Ceza Dairesi         2023/11249 E.  ,  2024/3837 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/1385 E.; 2021/1631 K.

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286. maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260. maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291. maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294. maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298. maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ - OLAY VE OLGULAR
1.Sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan cezalandırılması istemiyle açılan kamu davasının yapılan yargılaması uyarınca Bakırköy 20. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.03.2021 tarihli ve 2020/101 Esas, 2021/66 Karar sayılı kararıyla mevcut delillerin değerlendirilmesi ile sanığın atılı suçtan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103/1-1.cümlesi uyarınca 8 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına dair verilen kararın istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin kararıyla mevcut delillerin değerlendirilmesiyle "...Mahkemenin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu, cezaların kanuni bağlamda uygulandığı,
Ancak;
Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/1. maddesi uyarınca kendisini vekille temsil ettiren Katılan ... yararına vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Katılan ... vekilinin istinaf iddiaları bu nedenle yerinde ise de, bu aykırılık, 5271 sayılı Kanunun 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi uyarınca düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan, istinaf yoluna başvurulan kararın hüküm fıkrasından "Kendisini vekille temsil ettiren katılan ... vekili için karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/1. maddesi uyarınca takdir edilen 8.200 TL maktu vekalet ücretinin sanıktan alınarak Katılan ...'na verilmesine" ibaresinin hüküm fıkrasına eklenmesine,
Ayrıca;
Dosya içeriğine ve mahkemenin kabulüne göre; sanığın dolaşmakta olan küçük mağdurenin yanına yaklaşarak "İrfan Kaya'yı tanıyormusun" diye sorarak, mağdureyi kandırıp bina içerisine soktuğu ve burada mağdurenin göğüslerini sıkması, daha sonra buradan çıkarak birlikte başka bir binaya doğru yürüdükten sonra tekrar mağdure ile birlikte binaya girip burada da aynı şekilde mağdurenin göğüslerini sıkması şeklindeki mevcut haliyle yinelenen eylemlerin aynı zaman dilimi içinde aynı kast ve amaçla gerçekleştiği ve eylemlerin devamlılık arz etmemeyen, ani ve kesik olması nedeniyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 103/1-2. cümle maddesinde unsurları gösterilen ve yaptırımını bulan sarkıntılık yapmak suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturduğu gözetilmeksizin yazılı şekilde TCK'nın 103/1-1.cümle maddesi uyarınca hüküm kurulması,
Hukuka aykırı ve istinaf nedenleri yerinde ise de, bu aykırılık CMK'nun 280/1-a ve 303/1-a maddesi uyarınca duruşma açılmaksızın düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan,
Sanık hakkındaki çocuğun cinsel istismar suçundan TCK'nun 103/1-1.cümle maddesi ile hükmün 1. paragrafındaki kurulan MAHKÛMİYET HÜKMÜNÜN HÜKÜMDEN ÇIKARTILARAK,
Yerine,
"Sanığın eyleminin sarkıntılık yapmak suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturduğu kanaatine varılmakla suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği zaman ve yer, meydana gelen zararın derecesi, sanığın kasta dayalı kusurunun derecesi dikkate alınarak alt sınırdan uzaklaştırmayı gerektirecek bir husus tespit edilemediğinden sanığın eylemine uyan TCK'nın 103/1-2.cümle maddesi gereğince takdiren 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, " ibarelerinin eklenmesine,
Düzeltilen hususlar dışında, istinaf başvurusunda bulunanların ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla İSTİNAF BAŞVURUSUNUN DÜZELTİLEREK ESASTAN REDDİNE, dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,..." şeklinde karar verilmiştir.

2. Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 29.03.2023 tarihli ve 2022/13602 Esas, 2023/1792 Karar sayılı kararıyla "...İlk Derece Mahkemesi hükmünü istinaf eden sanık müdafiine yokluğunda gerçekleştirilen istinaf incelemesi neticesinde verilen hükmün tebliğ edildiğine dair dosya içerisinde herhangi bir bilgi veya belge bulunmadığı anlaşıldığından, şayet varsa bu belgenin temini, aksi halde gerekçeli kararın sanık müdafiine usulünce tebliğiyle tebellüğ belgesi ile verildiği takdirde temyiz ve cevap dilekçeleri eklenip, hükmün temyiz edilmesi durumunda bununla ilgili ek tebliğname düzenlenmesinden sonra Dairemize iade edilmek üzere esası incelenmeyen dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,..." karar verilmiştir.

3.Tevdi kararı Mahkemesince yerine getirilmiş, dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan onama görüşlü Tebliğname ile Dairemize tevdi edilmiştir.

II. GEREKÇE
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükmün katılan Bakanlık vekili, katılan mağdure vekili ve sanık müdafii tarafından istinaf edilmesine karşın, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen istinaf incelemesi sırasında sanık müdafiinin istinaf talebiyle ilgili herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın, katılan Bakanlık vekili ve katılan mağdure vekilinin istinaf taleplerine istinaden gerçekleştirilen inceleme neticesinde karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

III. KARAR
Başkaca yönleri incelenmeyen İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin kararının, gerekçe bölümünde açıklanan nedenle 5271 sayılı Kanun’un 302. maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304. maddesinin ikinci fıkrasının (b)bendi uyarınca takdiren İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

30.04.2024 tarihinde karar verildi.