WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Temmuz 2026

YARGITAY 9. CEZA DAİRESİ

A- A A+

9. Ceza Dairesi         2023/11196 E.  ,  2024/1415 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/1091 E., 2023/86 K.
SUÇA SÜRÜKLENEN
SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, özel hayatın gizliliğini ihlal
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Her ne kadar Tebliğnamenin uygulama kısmında suça sürüklenen çocuk ... hakkında özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan kurulan beraat; suça sürüklenen çocuk ... hakkında özel hayatın gizliğini ihlal suçundan kurulan ceza verilmesine yer olmadığı kararlarına yönelik bilgi verilmiş ise de; söz konusu hükümlere yönelik temyiz başvurusu bulunmadığı anlaşıldığından, temyiz incelemesinin çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan hükümlerle sınırlı yapılmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, İlk Derece Mahkemesinde silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda savunmaya yeterli imkânın sağlanması ve bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunmayı kullanılabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanun'un 94 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ - OLAY VE OLGULAR
1. Suça sürüklenen çocuklar ve sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işledikleri iddiası ile suça sürüklenen çocuklar ...,...,... yönünden 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun(5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası; suça sürüklenen çocuk ... yönünden 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin ikinci fıkrası; suça sürüklenen çocuk ... yönünden 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 31 inci maddesinin ikinci fıkrası; suça sürüklenen çocuk ... yönünden 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası; sanık ... yönünden 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Silivri Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.03.2023 tarihli ve 2022/303 Esas, 2023/152 Karar sayılı kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi ile suça sürüklenen çocuklar ...,...,...'nın çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrasının birinci cümlesi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ile son cümlesi ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına; suça sürüklenen çocuklar ...,... in 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrasının birinci cümlesi, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 8 yıl 10 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına; suça sürüklenen çocuk ...'ün çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrasının birinci cümlesi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin ikinci fıkrası ile son cümlesi ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5 yıl 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına; suça sürüklenen çocuk ...'in çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrasının birinci cümlesi, 31 inci maddesinin ikinci fıkrası ile son cümlesi ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5 yıl 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına; sanık ...'ın 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrasının birinci cümlesi, 62 nci maddesinin birinci cümlesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 13 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına dair verilen kararın suça sürüklenen çocuklar müdafileri ile sanık müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25.Ceza Dairesi kararı ile istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Suça Sürüklenen Çocuk ... Müdafiinin Temyiz İstemi
Mağdure beyanlarına dayalı olarak eksik inceleme ile karar verildiğine, atılı suçun unsurlarının oluşmadığına, mağdurenin açtığı facebook hesabında yaşını otuz olarak gösterdiğine, kıyafetleri ve makyajı itibariyle yaşının büyük göründüğüne, mağdurenin kendisini on sekiz yaşından büyük tanıttığına, suçun oluşmadığına, mahkumiyet kararının bozulması gerektiğine ilişkindir.

B. Suça Sürüklenen Çocuk ... Müdafiinin Temyiz İstemi
Tanıkların beyanlarıyla da sabit olduğu üzere mağdurenin yaşı hususunda etrafındakileri yanılttığına, müvekkilinde bir hata halinin oluşturulduğuna, hükmün bozulması gerektiğine ilişkindir.

C. Suça Sürüklenen Çocuk ... Müdafiinin Temyiz İstemi
Müvekkilinin mağdureyi bir defa gördüğüne, hem ilk kez görmesi hem de bir iki dakikalık kısa bir zaman zarfı boyunca baş başa kalmaları nedeniyle cinsel ilişkinin yaşanmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğuna, suça sürüklenen çocuğun bu görüşme öncesi ve sonrasında mağdureyi görmüşlüğünün olmadığına, mağdurenin davetkar tavırlarına rağmen suça sürüklenen çocuğun eylemi gerçekleştirmediğine, atılı suçun maddi unsurları itibarıyla oluşmadığına, kabul anlamına gelmemekle birlikte suça sürüklenen çocuğun mağdurenin on üç yaşında olduğunu bilebilecek durumda olmadığına, haksız cezalandırma içeren ve delillerin değerlendirilmesiyle yanılgıya düşülerek verilen kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.

D. Suça Sürüklenen Çocuk ... Müdafiinin Temyiz İstemi
Dosya arasında net bir delil olmadığına, mağdurenin kendisini büyük tanıttığının sabit olduğuna, suça sürüklenen çocuğun hataya düşürüldüğüne, eylemlere rıza gösterildiğine, dolayısıyla unsurları oluşmayan suçtan beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.

E. Suça Sürüklenen Çocuk ... Müdafiinin Temyiz İstemi
Mahkumiyet kararının eksik inceleme ve değerlendirme sonucunda verildiğine, müvekkilinin atılı suçu işlemediğine, eyleminin cinsel ilişki boyutuna varmadığına, mağdurenin gerçek yaşını bilmesinin mümkün olmadığına, mağdurenin facebook hesabına dahi bakıldığında yaşını otuz olarak belirttiğinin açık olduğuna, suça sürüklenen çocuk ile mağdurenin sosyal medya hesabı üzerinden takipleşme durumunun olmadığına, takipleşmiş olsalardı bile gerçek bilgiye ulaşılamayacağına, mağdurenin beyanları dışında mahkumiyete yeterli deliller bulunmadığına, verilen kararın bozulmasına karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.

F. Suça Sürüklenen Çocuk ... Müdafiinin Temyiz İstemi
Mağdurenin fiziksel görünümünün on beş yaşından büyük gösterdiğine, suça sürüklenen çocuğun mağdurenin gerçek yaşını bilmesinin mümkün olmadığına, mağdurenin beyanlarının çelişkili olduğuna, bu nedenle verilen kararın bozulmasına karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.

G. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi
Sanığın organ sokmayı kabul etmemesine rağmen hükmün gerekçe kısmında adli tıp raporuna dayanılmasının yerinde olmadığına, mağdurenin aşamalardaki ifadelerinin çelişkili olduğuna, kabul anlamına gelmemekle birlikte müsnet eylemin reşit olmayanla cinsel ilişki suçu olarak vasıflandırılabileceğine, yan delillerle desteklenmeyen ve kendi içerisinde çelişen mağdure beyanına itibar edilemeyeceğine, şüpheden sanığın yararlandırılması ilkesinin nazara alınması gerektiğine, mağdurenin görünüşü itibarıyla büyük gösterdiğine, sosyal medya hesabı ve bizzat kendi ifadesi ile kendisini on sekiz yaşından büyük tanıttığına, öncelikle beraate hükmedilmesi, aksi takdirde suç vasfındaki lehe değişikliğe göre karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. GEREKÇE
5271 sayılı Kanun'un 288 ve 294 üncü maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289 uncu maddesinde sayılı kesin hukuka aykırılık halleri ve suça sürüklenen çocuklar müdafileri ile sanık müdafiinin temyiz dilekçelerinde belirttikleri nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin suça sürüklenen çocuklar ve sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanı kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda, hukuka aykırılık görülmemiştir.

IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin, 10.05.2023 tarihli ve 2023/1091 Esas, 2023/826 Karar sayılı kararında suça sürüklenen çocuklar müdafileri ile sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Silivri Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

21.02.2024 tarihinde karar verildi.