9. Ceza Dairesi 2023/10983 E. , 2024/651 K.
"İçtihat Metni"...
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2023/227 E., 2023/241 K.
KATILANLAR : ..., Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı
KATILAN MAĞDUR : ...
SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, cinsel taciz, tehdit
SUÇ TARİHLERİ : ...
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
TEMYİZ EDENLER : Katılan Bakanlık vekili, sanık müdafii
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî iade, kısmî onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ, OLAY VE OLGULAR
1. Sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası; 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Salihli Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.06.2020 tarihli ve 2019/305 Esas, 2020/135 Karar sayılı kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi ile sanığın çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ile 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 30 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası ile 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına dair verilen kısmen resen de istinafa tabi kararın sanık müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesi kararı ile istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesi kararının sanık müdafii ve katılan Bakanlık vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 18.01.2023 tarihli ve 2022/13697 Esas, 2023/195 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismar suçundan kurulan hüküm yönünden, zincirleme suç uygulamasına esas alınan ikinci eylemde sanığın "Sürttürürsem 20 TL, sokarsam 100 TL veririm." dediği nazara alındığında, sanık hakkında cinsel taciz suçundan ayrıca hüküm kurulması gerekirken 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tayin edilen temel cezada aynı Kanun'un 43 üncü maddesi uyarınca artırım yapılması suretiyle fazla ceza tayini, sanığın nitelikli istismar eylemi sonrasında mağdura karşı "Kimseye bir şey anlatma, anlatırsan başına bela gelir." şeklindeki sözlerinin 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin dördüncü fıkrası kapsamında olmayıp suçun açığa çıkmaması amacıyla söylendiği; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hüküm yönünden ise sanığın mağduru 24.10.2019 günü bisiklet vereceği hilesiyle evine çağırdığı, buna karşılık 27.10.2019 günü mağdurun kendiliğinden sanığın evine gittiği gözetilmeden 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi ve beşinci fıkrası gereğince tayin edilen cezada aynı Kanun'un 43 üncü maddesi uyarınca artırım yapılması suretiyle fazla ceza tayini nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
3. Salihli Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.05.2023 tarihli ve 2023/227 Esas, 2023/241 Karar sayılı kararı ile sanığın çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 18 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; cinsel taciz suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 105 inci maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının üçüncü cümlesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmekle, 5271 sayılı Kanun'un 307 nci maddesinin üçüncü fıkrasında yer verilen; "Yargıtaydan verilen bozma kararına uyulması hâlinde ilk derece mahkemesi tarafından verilen karara karşı, istinaf veya temyiz sınırlarına bakılmaksızın sadece temyiz yoluna başvurulabilir." hükmü uyarınca dava dosyası doğrudan temyiz merciine gönderilmiştir.
4. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, cinsel taciz ve tehdit suçundan kurulan hükümlere yönelik incelenmeksizin iade görüşünü içeren Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Sanık hakkında nitelikli hallerin eksik uygulanması ile daha az cezaya hükmedildiğine, her bir suç yönünden temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi ve lehe vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.
B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Sanığın savunmasının baskı ile alındığına, adli tıp raporunda mağdurda herhangi bir bulguya rastlanmadığına, mağdurun sigara ve bisiklet istemek için gönüllü bir şekilde sanığın evine gittiğine, sanık hakkında yüksek miktarda ceza tayininin hatalı olduğuna, somut delillere dayanılmadan kurulan mahkumiyet hükümlerinin bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun'un 288 ve 294 üncü maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289 uncu maddesinde sayılı kesin hukuka aykırılık halleri ve katılan Bakanlık vekili ile sanık müdafiinin temyiz dilekçelerinde belirttikleri nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede; yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanı kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, 5237 sayılı Kanun'un cezanın belirlenmesi başlıklı 61 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasında ifade edilen cezada orantılılık ilkesi nazara alındığında; sanık hakkında tayin edilen temel cezanın alt sınırdan belirlenmesinin ve 5271 sayılı Kanun'un 237 ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan zarar görme şartının katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı ve Devletin kanundan kaynaklanan koruma yükümlülüğünü yerine getirmesi nedeniyle vekalet ücretine hükmedilmemesinin isabetli olduğu anlaşıldığından, İlk Derece Mahkemesince bozma üzerine kurulan hükümlerde, hukuka aykırılık görülmemiştir.
2. Her ne kadar Tebliğname'de İlk Derece Mahkemesince çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen istinaf başvurusunun reddine yönelik kararın Yargıtay 9.Ceza Dairesinin 18.01.2023 tarihli ilamıyla bozulmasından sonra davaya yeniden bakan İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerinin yanı sıra cinsel taciz ve tehdit suçlarından da hükümler kurulduğu, cinsel taciz ve tehdit suçlarından kurulan hükümlerin doğrudan temyiz incelemesine tabi olmayıp öncelikle istinaf kanun yoluna tabi olduğu değerlendirilerek istinaf incelemesi yapılması amacıyla dosyanın incelenmeksizin iadesine karar verilmesi gerektiğine dair görüş belirtilmiş ise de; Dairemizin bozma ilamıyla çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan hükümde; zincirleme suç artırımına esas alınan ikinci eylemin cinsel taciz suçunu; sanığın mağdura karşı gerçekleştirdiği nitelikli istismar eyleminin nihayete ermesinden sonra kullanılan tehdit ifadesinin ise 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin dördüncü fıkrası kapsamında olmayıp ayrıca tehdit suçunu oluşturacağının belirtildiği, 5271 sayılı Kanun'un 307 inci maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan "Yargıtaydan verilen bozma kararına uyulması hâlinde ilk derece mahkemesi tarafından verilen karara karşı, istinaf veya temyiz sınırlarına bakılmaksızın sadece temyiz yoluna başvurulabilir." şeklindeki düzenleme karşısında, İlk Derece Mahkemesince bozma kararına uyularak verilen kararda kurulan hükümlere karşı sadece temyiz yoluna başvurulabileceği anlaşılmakla, kısmî iade görüşüne iştirak edilmemiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Salihli Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.05.2023 tarihli ve 2023/227 Esas, 2023/241 Karar sayılı kararında katılan Bakanlık vekili ile sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca Salihli Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
24.01.2024 tarihinde karar verildi.
...
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!