9. Ceza Dairesi 2023/10927 E. , 2024/719 K.
"İçtihat Metni"...
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/306 E., 2023/241 K.
ŞİKAYETÇİ : ..., ...
MAĞDURE : ...
SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEMYİZ EDENLER : Katılan Bakanlık vekili, sanık müdafii
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ- OLAY VE OLGULAR
1. Sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrası, 35 nci maddesi ve aynı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının üçüncü cümlesi, üçüncü fıkrasının (c) bendi, 43 üncü maddesi uyarınca açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Sakarya 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.01.2021
tarihli ve 2020/199 Esas, 2021/10 Karar sayılı kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi ile çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının üçüncü cümlesi, üçüncü fıkrasının (c) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 22 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına dair verilen kararın katılan Bakanlık vekili ve sanık müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine, Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesi kararı ile istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
2. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesi kararının katılan Bakanlık vekili ve sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 06.02.2022 tarihli ve 2021/23222 Esas, 2022/5301 Karar sayılı kararı ile "Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir." düzenlemesine göre dava konusu yapılan eylemin iddianamede açıkça ve bağımsız olarak gösterilmesi gerektiği, aksine uygulamanın hangi eylemden dolayı dava açıldığı ve hangi iddiaya karşı savunma yapılacağı hususlarında karışıklığa neden olacağı, bu kapsamda 27.04.2020 tarihli iddianame incelendiğinde sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı ve çocuğun nitelikli cinsel istismarına teşebbüs suçlarından dava açılmakla birlikte aynı Kanunun 170/4. maddesine aykırı olarak iddianamede sanığın değişik tarihlerde mağdureye karşı gerçekleştirdiği iddia edilen istismar eylemlerinin mevcut delillerle ilişkilendirilmek suretiyle açıklanmayıp bu haliyle atılı suçlarla ilgili usulüne uygun açılmış dava bulunmadığı ve bu eksikliğin ancak yeni bir kamu davası açılması suretiyle giderilebileceği gözetilerek ilk derece mahkemesince bu hususta gerekli işlemin yapılmasından sonra karar verilmesi gerekirken mevcut iddianameyi istinaden yazılı şekilde hüküm kurulması" nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanunun 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
3. Sakarya 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.05.2023 tarihli ve 2022/306 Esas, 2023/241 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci ve üçüncü cümlesi, üçüncü fıkrasının (c) bendi, 43 üncü maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 22 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmekle, 5271 sayılı Kanun'un 307 nci maddesinin üçüncü fıkrasında yer verilen; "Yargıtaydan verilen bozma kararına uyulması hâlinde ilk derece mahkemesi tarafından verilen karara karşı, istinaf veya temyiz sınırlarına bakılmaksızın sadece temyiz yoluna başvurulabilir." hükmü uyarınca dava dosyası doğrudan temyiz merciine gönderilmiştir.
4. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 08.09.2023 tarihli ve 9-2023/86258 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Alt sınırdan hüküm tesisi ve takdiri indirim uygulanmasının hukuka aykırı olduğuna ve lehlerine vekalet ücretine hükmedilmesi istemine ilişkindir.
B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Soruşturma aşamasında ne ile yargılandığını bilmeyen sanığın hukuksal olarak da destek alamamasının verdiği baskı ile tevil yollu ikrarda bulunduğuna, sanığın saf ve kolay kandırılabilen bir yapıda olduğuna, bu eylemleri gerçekleştiremeyeceğine, mağdurenin beyanları dışında dosyada delil olmadığına, sanığın eylemlerinin sarkıntılık boyutunda kaldığına, bu nedenle teşdiden ceza verilmesinin hukuka aykırı olduğuna, dosyada çelişkiler olduğuna ilişkindir.
III. GEREKÇE
1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Ancak;
5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken söz konusu maddenin birinci fıkrasında yedi bent halinde sayılan hususlarla aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasındaki "Suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur." şeklindeki kanuni düzenlemeler ve dosyaya yansıyan bilgi ile kanıtlar birlikte değerlendirilip, denetime olanak verecek şekilde somut gerekçeler de gösterilmek suretiyle ilgili kanun maddesindeki cezanın alt ve üst sınırları arasında takdir hakkının kullanılması ve buna göre temel cezanın hak ve nesafete uygun bir şekilde tayin edilmesi gerekirken kanundaki bir kısım ibarelerin tekrarından ibaret yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde teşdit uygulanması yönüyle hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.
2. Bozma sebebine göre Tebliğnamede onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
IV. KARAR
Gerekçede bölümünde açıklanan nedenlerle katılan Bakanlık vekilinin ve sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Sakarya 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.05.2023 tarihli ve 2022/306 Esas, 2023/241 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca Sakarya 6. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.01.2024 tarihinde karar verildi.
...
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!