9. Ceza Dairesi 2023/10900 E. , 2024/3573 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
İskenderun 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.10.2022 tarihli ve 2022/507 Esas, 2022/411 Karar sayılı kararı ile Dairemizin 21.06.2022 tarihli ve 2022/1735 Esas, 2022/6404 Karar sayılı bozma kararına karşı verilen direnme kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 307 nci maddesine, 7165 sayılı Kanun’un 9 uncu maddesi ile eklenen, üçüncü fıkrası ve aynı maddenin dördüncü fıkrası uyarınca doğrudan temyiz yoluna tabi olduğu belirlenmekle;
İlk Derece Mahkemesince verilen direnme kararının; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin direnme kararını temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ-OLAY VE OLGULAR
1. Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediği iddiası ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, İskenderun 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.12.2020 tarihli ve 2020/77 Esas, 2020/357 Karar sayılı kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi ile müsnet suçlardan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrası ve dördüncü fıkrası uyarınca 12 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına dair verilen kararın o yer Cumhuriyet savcısı, sanık ve müdafii, katılan Bakanlık vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine yapılan incelemede, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin 06.05.2021 tarihli 2021/828 Esas 2021/731 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi ile 289 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca bozulmasına karar verilmiştir.
2. İskenderun 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.06.2021 tarihli ve 2021/248 Esas, 2021/254 Karar sayılı kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi ile sanığın sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi ve dördüncü fıkrası uyarınca 4 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan aynı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi ve beşinci fıkrası uyarınca 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına dair verilen kararın sanık ve müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine yapılan incelemede, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin 11.11.2021 tarihli 2021/2125 Esas 2021/1669 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesi kararının temyizi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 21.06.2022 tarihli ve 2022/1735 Esas, 2022/6404 Karar sayılı kararı ile özetle sanığın cinsel istismar suçunu işlediğine dair mağdurenin soyut, aşamalarda çelişen ve başka delille desteklenemeyen anlatımları dışında cezalandırmaya yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmayıp, mevcut haliyle sübuta eren eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 86/2. maddesinde düzenlenen kasten yaralama suçunu oluşturduğu gözetilerek mahkumiyetine karar verilmesi gerekirken suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan hüküm kurulması ile sanığın olay tarihinde mağdureye yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma eyleminde suçun cebir unsuru ile sanığın eyleminin cinsel amaçla gerçekleştiğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmayıp, mevcut haliyle eyleminin 5237 sayılı Kanunun 109/1, 109/3-f maddelerinde düzenlenen kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturduğu gerekçesiyle bozulmasına ve dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
4. İskenderun 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.10.2022 tarihli ve 2022/507 Esas, 2022/411 Karar sayılı kararı ile önceki hükümde direnilmesi ile sanığın sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi ve dördüncü fıkrası uyarınca 4 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan aynı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi ve beşinci fıkrası uyarınca 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına dair karar verilmiştir.
5. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca kısmî ret, kısmî onama görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.
B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Özetle, suçun sanık tarafından işlenmediğine, dosya kapsamında mevcut lehe ve aleyhe bütün delillerin birlikte değerlendirilmesi sonucunda, suçun sanık tarafından işlenmediğinin görüleceğine, delillerin takdirinde yanılgıya düşüldüğüne, suçun unsurlarının oluşmadığına, fiil ile sanık arasında herhangi bir illiyet bağı bulunmadığına, beraatine karar verilmesi gerektiğine, direnme kararının yerinde bulunmadığına ve dilekçesinde yer alan diğer nedenlere ilişkindir.
C. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemi
Bozma ilamı doğrultusunda işlem yapılması ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi uyarınca mahkumiyeti gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
Dairemizin 21.06.2022 tarihli ve 2022/1735 Esas, 2022/6404 Karar sayılı kararı ile; " Mağdurenin eylemin son bulma şekline ilişkin çelişkili beyanları ile olayın gerçekleştiği apartın güvenlik kamerasına yansıyan olayın öncesine ve sonrasına ilişkin hal ve tavırları, sanığın inkara yönelik savunmaları, adli görüşme raporunda mağdurun beyanlarına somut delillerle desteklenmesi halinde itibar edilebileceğine dair değerlendirme, mağdurun 23/10/2020 tarihli Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalının raporuna konu muayenesindeki anlatımlarında cinsel istismar iddiasına ilişkin bir eylemden bahsetmemesi, sanık ile mağdure arasında olaydan yaklaşık bir ay önce başka bir soruşturma konusu olan yaralama ve arabaya zorla bindirme iddiasına ilişkin husumet bulunması karşısında, sanığın cinsel istismar suçunu işlediğine dair mağdurun soyut, aşamalarda çelişen ve başka delille desteklenemeyen anlatımları dışında cezalandırmaya yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmayıp, mevcut haliyle sübuta eren eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 86/2. maddesinde düzenlenen kasten yaralama suçunu oluşturduğu gözetilerek mahkumiyetine karar verilmesi gerekirken suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan hüküm kurulması karşısında söz konusu karara yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddedilmesi,
Sanığın olay tarihinde mağdura yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma eyleminde suçun cebir unsuru ile sanığın eyleminin cinsel amaçla gerçekleştiğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmayıp, mevcut haliyle eyleminin 5237 sayılı TCK'nın 109/1, 109/3-f maddelerinde düzenlenen kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturduğu gözetilerek mahkumiyetine karar verilmesi gerekirken suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması karşısında söz konusu karara yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddedilmesi" gerekçesiyle bozulduğu, bozma üzerine İlk Derece Mahkemesince direnme kararı verildiği, direnme kararının yerinde olmadığı görülmekle Dairemiz kararının düzeltilmesine yer olmadığı anlaşılmış, Tebliğnamede ret ve onama isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle direnme kararı yerinde görülmediğinden Yargıtay 9. Ceza Dairesinin, 21.06.2022 tarihli ve 2022/1735 Esas, 2022/6404 Karar sayılı bozma kararının, Tebliğnameye aykırı olarak oy birliğiyle DÜZELTİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 307 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince direnme kararını incelemek üzere Yargıtay Ceza Genel Kuruluna GÖNDERİLMESİNE,
24.04.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!