9. Ceza Dairesi 2023/10801 E. , 2024/4430 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2023/103 E., 2023/190 K.
Mağdure vekilinin temyiz isteği yönünden; kayden 25.04.1998 doğumlu olan mağdure ile kanuni temsilcileri olan anne babasının 04.12.2014 günlü duruşmada, sanıktan şikayetçi olmadıklarını, davaya katılmak istemediklerini bildirmeleri karşısında bozmadan sonra yapılan yargılamada alınan ifadesinde şikayetçi olduğunu davaya katılmak istediğini beyan etmesinin de davaya katılma hakkı vermeyeceği nazara alındığında yaş küçüklüğü nedeniyle atanan zorunlu vekilinin hükümleri temyize hakkı bulunmadığı belirlenmiştir.
Bakanlık vekilinin temyiz isteği yönünden; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 237/2. maddesine göre kanun yolu aşamasında davaya katılma talebinde bulunulamayacağının anlaşılması karşısında, şikâyetçi Bakanlık vekilinin davaya katılma ve hükümleri temyize hakkı bulunmadığı belirlenmiştir.
Sanık müdafiinin temyiz isteği yönünden; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, hükmedilen ceza miktarına göre 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 318. maddesi uyarınca reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ- OLAY VE OLGULAR
1.Akhisar 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.12.2014 tarihli 2014/966 Esas 2014/1097 Karar sayılı kararı ile sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103/1, 62 ve 53. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Akhisar 1. Asliye Ceza Mahkemesi kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 15.06.2022 tarihli ve 2021/3489 Esas, 2022/6152 Karar sayılı kararı ile "Sanığın üzerine atılı çocuğun cinsel istismarı suçunu düzenleyen 5237 sayılı TCK'nın 103/1. maddesinde hükümden önce 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren ve cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda değişiklik yapan 6545 sayılı Kanunla yapılan değişiklik sonrası öngörülen cezanın üst sınırı itibarıyla bu suç ile ilgili davaya bakma, delilleri değerlendirme ve suç vasfının tayini ile buna göre lehe kanunu belirleme görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek 5235 sayılı Kanunun 12 ve 5271 sayılı CMK'nın 4. maddeleri gereğince görevsizlik kararı verilmesinde zorunluluk bulunmasından" bahisle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Akhisar 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.08.2022 tarihli 2022/798 Esas 2022/812 Karar sayılı kararı ile görevsizlik kararı vererek dosya Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmiştir.
4. Akhisar Ağır Ceza Mahkemesinin 11.05.2023 tarihli 2023/103 Esas 2023/190 Karar sayılı kararı ile sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 103/1, 62 ve 53. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
5. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca ret ve onama görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafinin Temyiz İsteği
Sanığın bahse konu suçu işlediği hususunda mahkumiyetine yeterli, kesin ve inandırıcı delil mevut olmadığına, mağdurenin soyut beyanları dışında sanığın suç işlediğine ilişkin görgüye dayalı ne bir tanık anlatımı ne de başkaca somut herhangi bir delilin dosyada bulunmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin göz ardı edildiğine, Mahkemenin çelişkili mağdure beyanlarına itibar ederek sanık hakkında mahkumiyet kararı verdiğine, verilen kararın duruşma açılarak bozulması gerektiğine ilişkindir.
B. Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği
Sanığa alt hadden ve takdiri indirim nedenleri uygulanarak ceza verilmesine ilişkindir.
C. Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği
Katılma talebinin kabule edilmesine,sanığın alt sınırdan ve takdiri indirim nedenleri uygulanmak suretiyle cezalandırılmasına ilişkindir.
III. GEREKÇE
A. Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden
Kayden 25.04.1998 doğumlu olan mağdure ile kanunî temsilcilerinin 04.12.2014 günlü duruşmada sanıktan şikayetçi olmadıklarını, davaya katılmak istemediklerini bildirmeleri karşısında bozmadan sonra yapılan yargılamada alınan ifadesinde şikayetçi olduğunu davaya katılmak istediğini beyan etmesi üzerine Mahkemece verilen katılma kararının da temyiz hakkı vermeyeceği nazara alındığında yaş küçüklüğü nedeniyle atanan zorunlu vekilinin hükmü temyize hakkı bulunmadığı ve vaki temyiz isteğinin 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 317. maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
B. Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden
6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'un 20. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davaya katılma hakkı bulunan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına yokluğunda yapılan yargılamaya ilişkin olarak mahkemelerce re'sen ihbarda bulunulmasının zorunlu olup olmadığı hususunda Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunca yapılan toplantı sonucunda verilen 13.12.2019 gün ve 2019/6 Esas, 2019/7 Karar sayılı içtihadı birleştirme kararı ile Bakanlığa bildirimde bulunulmasının zorunlu olmadığının kabul edilmesi ve 5271 sayılı Kanun'un 237/2. maddesine göre kanun yolu muhakemesinde davaya katılma talebinde bulunulamayacağının anlaşılması karşısında, Bakanlık vekilinin davaya katılma ve hükmü temyize hakkı bulunmadığından, Bakanlık vekilinin vaki temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 317. maddesi gereğince reddine karar vermek gerekmiştir. Bu nedenle Tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
C. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
IV. KARAR
A. Mağdure Vekili ve Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden
Gerekçenin (A) ve (B) bölümlerinde açıklanan nedenlerle mağdure vekili ile Bakanlık vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun'un 317. maddesi gereğince oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Yönünden
Gerekçenin (C) bölümünde açıklanan nedenle Akhisar Ağır Ceza Mahkemesinin 11.05.2023 tarihli ve 2023/103 Esas, 2023/190 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.05.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!