9. Ceza Dairesi 2023/10496 E. , 2023/6944 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/769 E., 2023/893 K.
SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edildi.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, İlk Derece Mahkemesinde silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda savunmaya yeterli imkânın sağlanması ve bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunmayı kullanılabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanun'un 94 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sakarya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.02.2023 tarihli ve 2022/230 Esas, 2023/45 Karar sayılı kararıyla sanığın zincirleme şekilde çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi ve üçüncü cümlesi, üçüncü fırkasının (c) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 27 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 11.05.2023 tarihli ve 2023/769 Esas, 2023/893 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik İstinaf Başvurusunun 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca "TCK'nın 53/1-c maddesindeki yetkiyi kötüye kullanmak suretiyle atılı suçu işleyen sanığın aynı Kanunun 53/5. maddesi gereğince cezanın infazından sonra başlamak üzere, verilen cezanın yarısı olan 13 yıl 6 ay süre ile bu hak ve yetkileri kullanmaktan yasaklanmasına" ibaresinin eklenmesi suretiyle Düzeltilerek Esastan Reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık ve Müdafiinin Temyiz İstemleri
Özetle, çelişen mağdure beyanı dışında delil bulunmadığına, boşanma aşamasına kadar bahse konu iddiaların gündeme getirilmediğine, sanığın soruşturmadaki ifadesinin uyuşturucu etkisinde olmasından kaynaklandığına, whatsap mesajlaşmalarınn davaya konu olaya ilişkin olmadığına, eksik inceleme ile mağdurenin iftira içeren beyanlarına göre hatalı karar verildiğine, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ve dilekçelerinde yer alan diğer hususlara ilişkindir.
B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Cezanın eylemin mahiyetine göre teşdiden belirlenmesine, zincirleme suçta cezada azami oranda arttırım yapılmasına ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince, dosya kapsamında bulunan adli görüşmeci raporu, katılan ...'in beyanı, tanık anlatımları, sanık ile mağdure arasında geçen mesajlaşmalar, katılan mağdurenin (mağdure) aşamalardaki sistematik, tutarlı, ayrıntılı beyanları bir bütün olarak dikkate alındığında; sanık üzerine atılı suçu işlemediğine yönelik savunma yapmış ise de mağdurenin tüm aşamalarda istikrarlı, sistematik ve tutarlı bir şekilde babası olan sanığın kendisini istismar ettiğini beyan etmesi; tanık olarak dinlenen .... ve ....'nın da aşamalarda verdikleri beyanların istikrarlı ve mağdure beyanı ile uyumlu olması; sanık ile mağdure arasında geçen ve dosya arasına alınan mesajlaşma çıktıları da dikkate alınarak sanığın savunmalararının suçtan kurtulmaya yönelik olduğuna ve sanığın üzerine atılı suçun sübut bulduğuna kanaat getirildiği, bu suretle sanık savunmasına itibar edilmediği; mağdurenin altıncı sınıfa gittiği dönem olan 2018 yılında öz babası olan sanığın mağdureye karşı mağdurenin genital bölgesine dokunmak, mağdurenin genital bölgesini avuçlamak, mağdurenin kıyafetlerini indirmek, penisini mağdurenin genital bölgesine sürtmek, mağdurenin göğüslerini sıkmak, göğüslerine sürtünmek şeklindeki eylemlerinin sabit görüldüğü, bu eylemlerin süreklilik arz etmesi yine sanığın eylemlerinin ani ve kesintili olmaması hususları dikkate alınarak ve mağdurenin eylemlerin gerçekleştiği 2018 tarihinde on iki yaşını tamamlamadığı hususu da dikkate alınarak sanığın eylemini suç tarihi olan 2018 yılında on iki yaşını tamamlamamış olan öz kızına karşı Çocuğun Cinsel İstismarı suçunu oluşturduğunun kabul edildiği anlaşılmış; sanığın suçun işleniş biçimi, eylem yoğunluğu, suçun işlendiği yer ve zaman göz önünde bulundurularak takdiren alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle cezanın belirlendiği, sanığın eylemini aynı mağdura karşı birden fazla kere işlediği anlaşılmakla zincirleme suç hükümleri uyarınca sanığın cezasında takdiren 1/2 oranında arttırım uygulandığı, sanığın duruşmadaki tutum ve davranışları, pişman olmamış hali, maddi gerçeği çarpıtan savunmaları ve bir daha suç işlemeyeceği yönünde Mahkemede olumlu kanaat oluşmaması nedeniyle sanık hakkında takdiri indirimin uygulanmasına yer olmadığına karar verildiği görülmüştür.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, düzelteme hususu dışında Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçesi ve tüm dosya kapsamına göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak vicdanî kanıya ulaşıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, katılan Bakanlık vekili, sanık ve müdafinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 11.05.2023 tarihli ve 2023/769 Esas, 2023/893 Karar sayılı kararında katılan Bakanlık vekili ile sanık ve müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Sakarya 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
31.10.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!