WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 18 Haziran 2026

YARGITAY 9. CEZA DAİRESİ

A- A A+

9. Ceza Dairesi         2023/10290 E.  ,  2024/5268 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

Katılan Bakanlık vekilinin temyiz dilekçesinde herhangi bir temyiz sebebi göstermediği anlaşılmıştır.
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği sanık müdafiinin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle,
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin İlk Derece Mahkemesinde silahların eşitliği ve çekişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda savunmaya yeterli imkanın sağlanması ve bu hakkın etkin bir şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunma kullanılması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 299/1. maddesi uyarınca takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ, OLAY VE OLGULAR
1. Sanık hakkında nitelikli cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediği iddiası ile açılan kamu davalarının yapılan yargılaması sonucunda, İzmir 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.02.2020 gün ve 2018/486 Esas, 2020/48 Karar sayılı kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi ile sanık hakkında atılı suçlardan verilen mahkumiyet hükümlerinin sanık müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin 02.07.2020 gün ve 2020/481 Esas, 2020/529 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin kararının sanık müdafii ve katılan Bakanlık vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 11.05.2022 tarihli ve 2021/16297 Esas, 2022/4335 Karar sayılı kararı ile katılan Bakanlık vekilinin temyiz isteminin reddi ile katılan mağdure hakkında yeniden rapor alınması gerektiğinden eksik araştırma nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun'un 304/2-a maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
3. İzmir 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.04.2023 tarihli ve 2022/326 Esas, 2023/190 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hile ile katılan mağdurenin arabasına binmesini sağlayarak kiralık eve götürdüğü, zeka geriliği bulunan katılan mağdure ile cinsel ilişkiye girdiği, yıkamak için hortumu katılan mağdurenin cinsel organına soktuğu kabul edilerek atılı suçtan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 102/2, 3-a-son, 62, 53 maddeleri uyarınca 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan aynı Kanun'un 109/2, 3-f, 5, 62/1, 53 maddeleri uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmekle 5271 sayılı Kanun'un 307/3. maddesinde yer verilen; "Yargıtaydan verilen bozma kararına uyulması hâlinde ilk derece mahkemesi tarafından verilen karara karşı, istinaf veya temyiz sınırlarına bakılmaksızın sadece temyiz yoluna başvurulabilir." hükmü uyarınca dava dosyası doğrudan temyiz merciine gönderilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
Hükmün gerekçesiz olduğuna, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine, alınan raporlara göre çelişkilerin giderilmediğine ve rapora göre Mahkemenin gerekçesinin uygun olmadığına, katılan mağdurenin aile baskısı altında ifade vermiş olabileceğine ve akıl zayıflığı bulunduğundan gerçeğe aykırı beyanda bulunması için bir nedeninin olması gerekmediğine, suçların unsurlarının oluşmadığına, hata hükümlerinin uygulanması gerektiğine, rıza dışı cinsel ilişkinin şüphe boyutunda kaldığına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kabul anlamına gelmemek kaydıyla ağırlaştırıcı nedeninde uygulanmaması gerektiğine, eksik araştırmaya, soruşturmanın eksik yürütüldüğüne, hükümlerin bozulması talebine ilişkindir.

III. GEREKÇE
Katılan mağdure hakkında alınan raporlar arasında çelişki bulunması üzerine alınan İstanbul Adli Tıp Kurumu Birinci Üst Kurulu'nun 08.11.2022 tarihli rapor içeriğinde, katılan mağdurede hafif- orta derecede zeka geriliği saptandığı, bu zeka geriliğinin katılan mağdurenin fiile ruhsal yönden mukavemete muktedir olmasına mani olacak mahiyet ve derecede olduğunun, kendisinde mevcut olan zeka geriliğinin hekim olmayanlarca ilk bakışta anlaşılamayabileceği ancak yakın tanıyanlarca ve tekrarlayan görüşmelerde anlaşılabileceğinin mütalaa edilmesi karşısında katılan mağdureyle olay günü tanışan sanığın katılan mağdurenin akıl hastası olduğunu anlamadığına dair savunmasının aksine, sanığın katılan mağduredeki akıl hastalığını bildiğine dair cezalandırılmasına yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilerek atılı suçlardan beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

IV. KARAR
A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz Talebi Yönünden
5271 sayılı Kanun'un 294/1-1. maddesinde yer alan "Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır." şeklindeki düzenleme de gözetilerek yapılan değerlendirmede, katılan Bakanlık vekilinin temyiz dilekçesinde herhangi bir temyiz sebebi göstermediği anlaşıldığından, vaki temyiz isteminin aynı Kanun'un 298. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İzmir 9. Ağır Ceza Mahkemesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, sayın üye ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/4. maddesi uyarınca Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.05.2024 tarihinde karar verildi.

KARŞI OY
Mağdure hakkında Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi tarafından düzenlenen 15.02.2019 tarihli rapor, Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 23.09.2019 tarihli rapor, Adli Tıp Kurumu 1. Üst Kurulu tarafından düzenlenen 16.11.2022 tarihli raporlara göre hafif- orta derecede zeka geriliği bulunduğu, fiile ruhsal yönden mukavemete muktedir olamayacağı, zeka geriliğinin hekim olmayanlarca ilk bakışta anlaşılamayabileceği ancak yakın çevresinde yaşayanlarca ve tekrarlayan görüşmelerde anlaşılabileceğinin belirtildiği; sanığın mağdureyi aracına aldıktan sonra kendisi ve ailesi ile ilgili sorular sorması, uzun süre sohbet etmesi ve kiralık eve gidinceye kadar geçirdikleri süre karşısında sanığın mağduredeki %70’e varan zeka geriliğini fark edip bu durumundan faydalanarak günlük kiralık eve götürdüğü ve cinsel ilişkide bulunduğu, daha sonra delil bırakmamak için mağdurenin cinsel organını hortum sokarak yıkadığı bu eylemin de sanığın mağduredeki zeka geriliğini eylemden önce anladığının açık gösterisi olduğu çünkü normal bir kadının böyle bir eyleme razı göstermesinin, izin vermesinin mümkün olmaması ile ertesi gün mağdureyi gizli numaradan araması üzerine ablası çıkınca telefonu kapatması da bu zeka geriliğini bildiğini gösterdiği, mağdurenin dosyada mevcut fotoğrafından ve mahkeme gözlemine göre de mağdurede bulunan mevcut zeka geriliğinin anlaşılır olması karşısında bu suretle sanığın üzerine atılı suçları işlediği kanaatine varılmakla sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.