WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Temmuz 2026

YARGITAY 9. CEZA DAİRESİ

A- A A+

9. Ceza Dairesi         2023/10150 E.  ,  2023/6975 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
KARAR TARİHİ : 18.04.2023
SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı
HÜKÜM : İstinaf başvurusun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Çorum 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.01.2023 tarihli, 2022/58 Esas, 2023/6 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun(5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (c) bendi, dördüncü maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 61 inci maddesinin yedinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 30 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 18.04.2023 tarihli ve 2023/670 Esas, 2023/757 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Sanığın, suçun basit halini ikrar ettiği, sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanma olanağının bulunmadığı, mağdurede fiili livata bulgusunun bulunmadığı, nitelikli cinsel istismar suçundan beraat kararı verilmesi gerektiği, sanığın soyut ikrarının de tek başına delil olarak değerlendirilemeyeceği, bu ikrarın yan delillerde de desteklenmesinin gerektiği, dosya kapsamında mağdurenin soyut iddiası dışında başkaca delil bulunmadığı, sanık ile mağdurenin annesi arasında husumet bulunduğu, açıklanan nedenlerle sanık hakkında beraat hükmü kurulması gerektiğine yöneliktir.

B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Sanığın mağdureye karşı nitelikli eyleminin, mağdurenin on iki yaşını doldurmadan gerçekleştirdiği, bu nedenle temel cezanın on sekiz yıldan başlatılarak yine alt sınırdan uzaklaşılarak hüküm tesis edilmesi gerektiği ayrıca katılan Bakanlık lehine vekalet ücreti tayin edilmesi gerektiğine yöneliktir.

III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın, mağdurenin öz babası olduğu, mağdurenin okuldaki öğretmenine babasının kendisine yönelik cinsel istismarda bulunduğunu söylemesi üzerine soruşturmaya başlandığı; dosya içerisindeki adli muayene raporları, cep telefon mesajları, mağdurenin beyanı ve sanık savunmaları hep birlikte değerlendirildiğinde; sanığın, mağdurenin sekiz - dokuz yaşlarında olduğu zaman diliminden itibaren mağdureye cinsel amaçla yaklaşarak mağdurenin poposunu, sırtını eli ile okşamaya başladığı, cinsel organını mağdurenin beline ve poposuna sürttüğü, kendi cinsel organını mağdureye okşattığı, mağdurenin boynundan ve dudaklarından öptüğü, mağdureye dokunarak masturbasyon yaptırdığı, mağdure dokuz – on yaşlarına geldiğinde, sanığın eylemlerine itirazda bulunmaya başladığı bunun üzerine sanığın psikolojik olarak mağdure üzerine cezalandırılacağından bahisle baskı kurmaya başladığı, sanığın mağdureye yönelik cinsel içerikli eylemlerini evde yalnız kaldıklarında ve açık araziye mantar toplama bahanesi ile çıktıklarında gerçekleştirdiği, mağdurenin beyanından anlaşıldığı üzere, 2019 yılında ilk olarak sanığın kendi cinsel organını mağdurenin ağzına soktuğu, yaklaşık iki hafta sonra da bu kez sanığın cinsel organını mağdurenin arkasına soktuğu, sanığın bu şekilde mağdurenin ağzına ve makatına organ sokmak biçimindeki eylemlerini 2021 yılına kadar devam ettirdiği, eylem sıklığının haftada bir ya da iki haftada bir olduğu, mağdurenin babası olan sanığa karşı koyup eylemine rıza göstermediği zamanlar, mağdurenin annesi ve kardeşini öldüreceğinden bahisle tehdit ettiği, eylemlerini bu şekilde sürdürdüğü, sanığın savunmalarında mağdureye karşı, dokunma, okşama, sürtme ve öpme biçiminde cinsel içerikli eylemlerde bulunduğunu ancak ağza ya da makatına organ sokmadığı yönünde kısmi ikrarda bulunduğu, yine sanığın şikayet öncesi mağdureye gönderdiği cep telefonu mesajlarında olay nedeni ile pişman olduğunu, şeytana uyduğunu söylediği, bu kapsamda mağdure hakkında adli tıp uzmanı tarafından rapor düzenlendiği, buna göre mağdurenin anal muayenesinde bölge çevresindeki mukoza yapısında saat 12 hizasında 2 alanda yüzeysel ince sıyrık tespit edildiği, söz konusu raporun, mağdurenin maruz kaldığı organ sokma eylemini destekler nitelikte olduğu, bu şekilde sanığın öz kızı mağdureye sekiz - dokuz yaşlarında cinsel kasıt ile yaklaşarak, mağdureyi dudağından, boynundan öpmek, poposunu ellemek, cinsel organını mağdurenin poposuna ve beline sürtmek biçiminde eylemlerde bulunduğu, 2019 yılından itibaren mağdurenin on iki yaşını tamamlamasına müteakiben, mağdureyi döverek mağdurenin annesi ile kız kardeşini öldüreceğinden bahisle tehdit etmek suretiyle cinsel organını haftada ya da iki haftada bir gibi bir sıklıkla mağdurenin ağzına ve makatına 2021 yılına kadar sokmak suretiyle üzerine atılı suçu işlediği vicdani kanaatine varılmış, sanık hakkında öz kızına karşı tehdit ve cebirle çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan mahkumiyet hükmü kurulmuştur.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediğinden istinaf başvuruları esastan reddedilmiştir.

IV. GEREKÇE
1. İlk Derece Mahkemesinin hüküm fıkrasının ikinci paragrafında sanığın eylemi öz kızına karşı gerçekleştirmesi nedeniyle uygulanacak olan artırım maddesinin "103/3-c" yerine "103/1-c" olarak yazılmasının mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası olduğu değerlendirilmiştir.

2. İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçesi ve tüm dosya kapsamına göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırılarak vicdanî kanıya ulaşıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların eleştiri nedeni dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla sanık müdafii ve katılan Bakanlık vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

3. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın "Ailenin Korunması ve Çocuk Hakları" başlıklı 41 inci maddesinde ailenin huzur ve refahı ile özellikle anne ve çocukların korunmasına yönelik olarak her türlü istismar ve şiddete karşı çocukları koruyucu tedbirleri alma görevinin Devlete ait olduğu açıkça belirtilmiştir. Aile ve çocukların korunması hakkı Anayasa ile güvence altına alınmış bir haktır. 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'un amaç ve temel ilkelerinin belirlenmesine ilişkin birinci maddesinden anlaşılacağı üzere bu Kanun, Anayasa ve uluslararası sözleşmelere uygun olarak çıkarılmış bir kanundur. Kanun'un 20 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının kadın, çocuk ve aile bireylerine yönelik olarak uygulanan şiddet veya şiddet tehlikesi nedeniyle açılan davalara katılabileceği belirtilmiştir. Tüm bu kanuni düzenlemeler dikkate alındığında Bakanlığın davaya katılması doğrudan Anayasa ve kanundan kaynaklanan koruma görevine ilişkin olup, Bakanlığa yüklenen bir kamu görevidir. Bu kapsamda değerlendirme yapıldığında 5271 sayılı Kanun'un 237 ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan zarar görme şartı katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı ve vekili lehine koşulları sağlanmadığından vekalet ücretine hükmedilmemesi isabetli olduğundan, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık görülmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 18.04.2023 tarihli ve 2023/670 Esas, 2023/757 Karar sayılı kararında sanık müdafii ve katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Çorum 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

01.11.2023 tarihinde karar verildi.