WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 03 Temmuz 2026

YARGITAY 9. CEZA DAİRESİ

A- A A+

9. Ceza Dairesi         2022/9235 E.  ,  2024/1402 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/1322 E., 2020/1582 K.
SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
tehdit
HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi kararları
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî bozma

Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna ilişkin temyiz istemleri yönünden; İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hükmolunan cezanın tür ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı dikkate alındığında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca anılan hükmün temyizinin mümkün olmadığı anlaşılmıştır.

Tehdit suçuna ilişkin temyiz istemi yönünden; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendinde yer verilen; "On yıl veya daha az hapis cezasını veya adlî para cezasını gerektiren suçlardan, ilk derece mahkemesince verilen beraat kararları ile ilgili olarak istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararları"nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca anılan hükmün temyizinin mümkün olmadığı anlaşılmıştır.
Çocuğun cinsel istismarı suçuna ilişkin temyiz istemleri yönünden; İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, İlk Derece Mahkemesinde silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda savunmaya yeterli imkânın sağlanması ve bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunmayı kullanabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanun'un 94 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ - OLAY VE OLGULAR
1. Sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, tehdit ve çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçlarını işlediği iddiası ile açılan kamu davalarının yapılan yargılaması sonucunda, Bakırköy 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.03.2019 tarihli ve 2017/109 Esas, 2019/111 Karar sayılı kararı ile;
a) Sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası ile aynı Kanun'un 43 ve 62 inci maddeleri uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
b) Sanığın tehdit suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine,
c) Sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (d) bendi, aynı Kanun'un 43 ve 62 nci maddeleri uyarınca 12 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
karar verilmiştir.

2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin 23.11.2020 tarihli ve 2019/1322 Esas, 2020/1582 Karar sayılı kararı ile duruşmalı olarak yapılan yargılama neticesinde sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık müdafii, katılan mağdure vekili ve katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 08.06.2022 tarihinde tanzim olunan 9-2022/77760 sayılı ret ve bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Özetle; cinsel istismar suçunun haksız ve mesnetsiz bir şekilde ve iftira olarak sanığa yükletildiğine, öğrencinin sanığa karşı platonik aşkı ve saplantısının bulunduğuna, mağdurenin sanığı elde etmek için hırs yaptığını da beyan ettiğine, sanığın tayin olacağını öğrenen mağdurenin bu iddiayı ortaya attığına ve bu hususun adli görüşmeci tutanağında belirtildiğine, mağdurenin tanık anlatımlarında da belirtildiği üzere öç alma saiki ile hareket ettiğine, sanığı tehdit ettiğine, mağdurenin devamsızlıktan kalacağını bilerek sanığa iftira attığına, okul yönetimine tehditvari ifadeler kullandığına, mağdurenin yalan söylediğine ve ilgiyi üzerine çekmeye çalıştığına, mağdure öğrencinin beyanlarının olay, mekan, zaman ve detayları bakımından çelişkili olduğuna, bu kapsamda mağdurenin sanıktan hamile kaldığını beyan edince sanığın test istemesi üzerine sadece oral seks yaptıklarını beyan ettiğine, mağdure öğrencinin ilk birlikteliklerinin olduğu tarih konusunda da çelişkili beyanda bulunduğuna, mağdurenin doğum günü olan 3 Mart günü yönünden de çelişkili beyanlarının olduğuna, mağdurenin tarihler konusunda çelişkiler yaşadığına, hayal dünyasında yalan beyanlarla sanığa iftirada bulunduğuna, mağdurenin olayın oluş şekli açısından da çelişkili beyanlarının olduğuna, mağdurenin hırs yaptığını kendisinin ikrar ettiğine, isnat edilen eylemin oluşmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğuna, taraflar arasında var olan az sayıdaki mesajlaşmanın öğrenci-öğretmen ilişkisi kapsamında bulunduğuna, üç yıl boyunca sadece oral seks yapıldığı yönündeki iddianın da hayatın olağan akışına aykırı olduğuna, ayrıca oral seksin okulun spor salonunda yapıldığı şeklindeki iddianın üç yıl boyunca bir başkası tarafından görülmemesinin mümkün olmaması nedeniyle hayatın olağan akışına aykırı olduğuna, mağdurenin sanığın babasının evine gittiği iddiasının da hayatın olağan akışına aykırı olduğuna, öğrencinin annesi ...'nın beyanlarının da çelişkili olduğuna, öğrencinin rehberlik bölümüne gitmesinin de sanığın aracılığı ile gerçekleştiğine, dosya kapsamına göre mağdurenin hiçbir beyanına itibar edilmemesi gerektiğine, atılı suçu kabul etmemekle birlikte şüpheden sanık yaralanır ilkesi gereğince sanık hakkında atılı suçlardan beraat kararları verilmesi gerektiğine ilişkindir.

B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Özetle; sanık hakkında beraat, alt sınırdan cezalandırma ve takdiri indirim yapılmasının usul ve kanuna aykırı olduğuna, eksik inceleme ve araştırma sonucunda karar verildiğine ve sanığın üst sınırdan cezalandırılması gerektiğine ilişkindir.

III. GEREKÇE
A. Tehdit Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendinde yer verilen; “On yıl veya daha az hapis cezasını veya adlî para cezasını gerektiren suçlardan, ilk derece mahkemesince verilen beraat kararları ile ilgili olarak istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, katılan Bakanlık vekilince anılan hükme ilişkin temyiz isteminin aynı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.

B. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. İlk Derece Mahkemesince hükmolunan cezaların tür ve miktarları ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararları nazara alınarak 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya
daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekilinin temyiz isteminin aynı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.

2. Aynı gerekçelerle Tebliğnamde bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.

C. Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yapılan yargılama neticesinde vaki istinaf başvurusunun esastan reddine dair kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Mağdurenin aşamalardaki istikrarlı ifadelerinde eylemin ilk gerçekleştiği tarihi, sanığın doğum gününü kutladıkları tarih olan 03.03.2014 olarak belirleyici olacak şekilde anlatımları, bu tarihte olan eylemi tanık ...'nın dokuzuncu sınıfın ikinci dönemi olarak doğrulaması, mağdurenin ilk eylem tarihinde dokuzuncu sınıfa gidiyor olması, dosyadaki bilgi ve belgeler, diğer tanık anlatımları, adli raporlar ve tüm dosya kapsamına göre ilk eylem tarihinde mağdurenin on dört yaşının içinde olduğu anlaşıldığından, Tebliğnamede bozma isteyen görüşe aynı gerekçelerle iştirak edilmemiştir.

IV. KARAR
A. Tehdit ve Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçlarından Kurulan Hükümlerin İncelemesinde
Gerekçenin (A) ve (B) bölümlerinde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin 23.11.2020 tarihli ve 2019/1322 Esas, 2020/1582 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye kısmen uygun kısmen aykırı uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hükmün İncelemesinde
Gerekçenin (C) bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin 23.11.2020 tarihli ve 2019/1322 Esas, 2020/1582 Karar sayılı kararında sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bakırköy 8. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

21.02.2024 tarihinde karar verildi.

...