WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 27 Haziran 2026

YARGITAY 9. CEZA DAİRESİ

A- A A+

9. Ceza Dairesi         2022/8606 E.  ,  2023/3480 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/336 E., 2022/18 K
SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Mağdure vekilinin temyiz istemi yönünden; kayden 03.10.1997 doğumlu olup kovuşturma evresinde on sekiz yaşından büyük olan mağdurenin hükümden sonra sunduğu 16.05.2022 tarihli dilekçeyle şikayetinden vazgeçmesi karşısında yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen vekilin hükmü temyize hakkı bulunmadığı belirlenmiştir.

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz eden sanık müdafiinin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I.HUKUKÎ SÜREÇ
1. Diyarbakır 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.01.2015 tarihli ve 2013/445 Esas, 2015/44 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci ve altıncı fıkraları, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası 53 üncü maddesi uyarınca neticeten 12 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. Diyarbakır 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.01.2015 tarihli ve 2013/445 Esas, 2015/44 Karar sayılı kararının mağdure vekilleri ile sanık ve müdafileri tarafından temyizi üzerine Yargıtay (kapatılan) 14. Ceza Dairesinin 18.05.2021 tarihli ve 2020/9203 Esas, 2021/3503 Karar sayılı kararı ile sair temyiz itirazları reddedilmek suretiyle "İstanbul Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulunca düzenlenen 29.08.2014 tarihli raporda mağdurede depresyon ve anksiyete ile giden uyum bozukluğu tespit edildiği ve ruh sağlığı bozulmakla birlikte bu bozukluğun cinsel istismara bağlı ortaya çıkabileceği gibi hile, şiddet veya zorlama olmaksızın mağdurenin erken yaşta cinsel deneyim yaşamasına bağlı olabileceği ya da olay sonrası gelişen psikososyal stres ve çatışmalar nedeniyle de ortaya çıkabileceği dolayısıyla bunlar arasında tıbben ayrım yapılamayacağının bildirilmesi karşısında, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 103/6. maddesinin uygulanamayacağı nazara alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulması" nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

3. Bozma üzerine Diyarbakır 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.01.2022 tarihli ve 2021/336 Esas, 2022/18 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca neticeten 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II.TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Sanığın mağdureye yönelik çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işlediğine dair dosya kapsamnda mağdurenin soyut ve celişkili beyanları haricinde sanığın mahkumiyetine yeterli delil bulunmadığına, mağdurenin aldırılan adli raporlarında herhangi bir cinsel istismar bulgusu tespitine yer verilmediğine, dinlenen tanıkların da sanık lehine ifadelerde bulunduklarına dolayısıyla sanık hakkında beraat kararı verılmesi gerektiğine, suçu kabul anlamına gelmemekle birlikte olayda sanıkla mağdurenın sadece bir kez öpüştüklerine, bu nedenle sanığa zincirleme şekilde çocuğun nitelikli cinsel isitsmar eyleminden dolayı ceza verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir.

III.OLAY VE OLGULAR
1. Yapılan yargılama sonucunda mahkemece dava konusu olayın; "Olay tarihinde on beş yaşını ikmal etmemiş olan mağdure ile duygusal yönden arkadaşlık kuran sanığın mağdureyi 2012 yılı ocak ayı içerisinde bir kaç defa suç yerindeki evine çağırdığı mağdure ile her defasında anal yoldan cinsel ilişkide bulunarak yaşı küçük mağduru cinsel yönden istismar ettiği" şeklinde gerçekleştiği kabul edilmiş;
2. Mahkemenin bu kabul ve kurulan hükme dair; "Aldırılan adli raporlarında mağdurun bakire olduğu gibi hem doğal hem de anal yoldan cinsel istismara maruz kaldığına dair herhangi bir bulguya rastlanmadığı belirtilmiştir. Fakat Diyarbakır Adli Tıp Şube Müdürlüğünce düzenlenen 09/02/2012 tarihli raporda, çeşitli nedenlerden dolayı anal yoldan kurulan ilişkilerde herhangi bir bulguya rastlanamayabileceği, bu durumda ilişkinin gerçekleşip gerçekleşmediğinin adli tahkikat ile aydınlatılmasının uygun olacağının belirtildiği, aynı okulda eğitim gören mağdur ile sanığın ortak arkadaşı olan tanık Zelal'in mağdur ile sanığın sevgili oldukları ve bir defasında birlikte sanığın evine gittikleri, kendisinin kapının önünde beklediği halde mağdurun evden 5-6 dakika sonra çıktığı ve çok sevinçli olduğunu gördüğünü, mağdurun bu dönemde zaman zaman sanığın evine gittiğini gördüğünü belirtmesi karşısında, sanığın, on beş yaşından küçük mağdureye karşı atılı çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu zincirleme şekilde işlediği sabit görülerek 5237 sayılı Kanunun 103/2, 43/1, 62/1, 53. maddeleri uyarınca cezalandırılmasına karar verilmiştir. Aldırılan 29/08/2014 tarihli İstanbul Adli tıp kurumu raporunda sonuç olarak, 'yapılan muayenesine ve dava dosyasının incelenmesine göre mağdurede depresyon ve anksiyete ile giden uyum bozukluğu tespit edildiği ve ruh sağlığı bozulmakla birlikte bu bozukluğun cinsel istismara bağlı ortaya çıkabileceği gibi hile, şiddet veya zorlama olmaksızın mağdurenin erken yaşta cinsel deneyim yaşamasına bağlı olabileceği ya da olay sonrası gelişen psikososyal stres ve çatışmalar nedeniyle de ortaya çıkabileceği dolayısıyla bunlar arasında tıbben ayrım yapılamayacağı' şeklinde görüş bildirilmesi karşısında sanık hakkında 5237 sayılı Kanunun 103/6. maddesinin uygulanamayacağı kanaatine varılmıştır." şeklindeki gerekçesinin de usul ve kanuna, dosya kapsamına uygun olduğu yapılan temyiz incelemesi sonucunda kabul edilmiştir.

IV.GEREKÇE
A. Mağdure Vekilinin Temyiz Talebi Yönünden
Kayden 03.10.1997 doğumlu olup kovuşturma evresinde on sekiz yaşından büyük olan mağdurenin hükümden sonra sunduğu 16.05.2022 tarihli dilekçeyle şikayetinden vazgeçmesi karşısında, yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen vekilin hükmü temyize hakkı bulunmadığı anlaşılmakla vaki temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi uyarınca reddine karar vermek gerektiği belirlenmiştir.

B. Sanık Müdafiinin Temyiz Talebi Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

V.KARAR
A. Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle mağdure vekilinin temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle Diyarbakır 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.01.2022 tarihli ve 2021/336 Esas, 2022/18 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz isteminin reddiyle hükmün, Tebliğname'ye uygun olarak oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Diyarbakır 2. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

24.05.2023 tarihinde karar verildi.