WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 29 Haziran 2026

YARGITAY 9. CEZA DAİRESİ

A- A A+

9. Ceza Dairesi         2022/8348 E.  ,  2024/1469 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/497 E., 2022/116 K.
SUÇ : Sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edildi.

Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, hükmedilen ceza miktarlarına göre 5271 sayılı Kanun'un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ, OLAY VE OLGULAR
1. Sanık hakkında mağdurelere yönelik çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile ayrı ayrı 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 43 üncü maddesi uyarınca açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Silivri Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.11.2019 tarihli ve 2019/131 Esas, 2010/300 Karar sayılı kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi ile katılan mağdureler ..., ... ve ...'ya yönelik çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının üçüncü cümlesi, 43 üncü ve 53 üncü maddeleri uyarınca 10 yıl 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; katılan mağdure...'e yönelik çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına dair verilen kararın katılan Bakanlık vekili ve sanık müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin kararı ile istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesi kararının katılan Bakanlık vekili ve sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 20.10.2021 tarihli ve 2021/22223 Esas, 2021/8530 Karar sayılı kararı ile "sair temyiz itirazlarının reddine, ancak mağdurelerin aşamalardaki samimi anlatımları, savunma, tanık beyanları ile tüm dosya kapsamına göre, ilk derece mahkemesince sanığın farklı tarihlerde iş yerine gelen mağdureler ..., ..., ... ile ...’yı kucağına alarak bacaklarını okşayıp, cinsel organlarına kıyafetleri üzerinden dokunma şeklindeki eylemlerinin kısa süreli, ani ve kesintili gerçekleşmesinden dolayı sarkıntılık düzeyinde kaldığı nazara alınıp, mevcut haliyle eylemlerin 02.12.2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun değişikliğinden sonra gerçekleştiğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilip, buna göre belirlenecek lehe kanun uyarınca mahkumiyeti gerektiği gözetilmeden karar verilmesi", nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

3. Silivri Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.03.2022 tarihli ve 2021/497 Esas, 2022/116 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında katılan mağdurelere yönelik çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 43 üncü maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca ayrı ayrı 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmekle, 5271 sayılı Kanun'un 307 nci maddesinin üçüncü fıkrasında yer verilen; "Yargıtaydan verilen bozma kararına uyulması hâlinde ilk derece mahkemesi tarafından verilen karara karşı, istinaf veya temyiz sınırlarına bakılmaksızın sadece temyiz yoluna başvurulabilir." hükmü uyarınca dava dosyası doğrudan temyiz merciine gönderilmiştir.

4. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 20.05.2022 tarihli ve 9-2022/63561 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Mağdureler... ve ... Vekilinin Temyiz İstemi
Sanığın atılı suçu işlediğine, verilen cezanın kanun ve usule aykırı olduğuna, işlediği suçun karşılığı cezanın alması adına kararın gözden geçirilmesi ve cezanın artırılmasına ilişkindir.

B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Sanığın eylemleri sarkıntılığı aştığından çocuğun cinsel istismarı suçundan üst sınırdan takdiri indirim uygulanmadan cezalandırılması ve lehlerine vekalet ücretine hükmedilmesine ilişkindir.

C. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Sanık lehine toplanmasını istedikleri delillerin ve eksik hususların taleplerine rağmen yerine getirilmediğine, katılan mağdureler ve katılan anne, babalarının çelişkili beyanlarına itibar edildiğine, Mahkemece katılan mağdurelerin ifadeleri alınırken sanık duruşma salonu dışına çıkartılarak soru sorma hakkının ortadan kaldırıldığına, sosyal çalışmacıdan katılan mağdurelerin ifadelerine itibar edilip edilmeyeceği ve sair hususların sorulmadığına, SEGBİS kayıtları incelendiğinde Mahkemenin de katılan mağdureleri yönlendirdiğinin anlaşıldığına, bu konuda bir rapor da alınmadığına, kabul anlamına gelmemekle birlikte eylemin sarkıntılık olarak değerlendirilmesi gerektiğine, katılan mağdurelerin ifadelerinde geçen çocuklar ve savunma tanıklarının bir kısmının hukuka aykırı gerekçeler ile dinlenmediğine, sanığın dükkanında keşif yapılma taleplerinin reddedildiğine, sanığın katılan ... ile husumeti olduğunun tanık beyanları ile de sabit olduğuna, eylemlerin kaç kez gerçekleştiğine dair katılan mağdurelerin ifadelerin tutarlı olmadığına, sanığın iş yerinde yalnız çalışmadığının da dinlenen tanık ifadeleriyle sabit olduğuna, lehe kanun hükümlerini uygulanmadığına ilişkindir.

III. GEREKÇE
1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından sanık müdafii, katılan Bakanlık vekili ve katılan mağdureler... ve ... vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiş, sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen ve aşağıda belirtilen husus dışında hukuka aykırılık görülmemiştir.

2. Sanık hakkında görülen yargılama neticesinde Mahkemece eylemin oluşa uygun şekilde sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturduğu belirlenmesine ve temel cezada bu suça göre tayin edilmesine rağmen hüküm fıkrasında uygulama maddesine "TCK 103/1-1.cümlesi uyarınca" yazılması 5271 sayılı Kanun'un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca düzeltilebilir hukuka aykırılık olarak görülmüştür.

3. Mahkemenin kabulü ve uygulamasına göre, karar başlığında suç tarihinin 2016 yılı yaz ayları yerine, 15.11.2018 olarak, suç isminin ise sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı yerine çocuğun cinsel istismarı olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir maddi hatalar olarak kabul edilmiştir.

IV. KARAR
Gerekçede açıklanan nedenle Silivri Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.03.2022 tarihli ve 2021/497 Esas, 2022/116 Karar sayılı kararına yönelik katılan mağdureler ... ve... vekili, katılan Bakanlık vekili ve sanık müdafiinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden hükümlerin, 5271 sayılı Kanun’un 302 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oybirliğiyle BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 303 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği hükümlerde yer alan ''TCK 103/1-1. cümlesi uyarınca'' ibaresinin hükümlerden çıkarılarak yerine "...103/1-2.cümlesi.." ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca Silivri Ağır Ceza Mahkemesine, gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

22.02.2024 tarihinde karar verildi.

...