WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Haziran 2026

YARGITAY 9. CEZA DAİRESİ

A- A A+

9. Ceza Dairesi         2022/8333 E.  ,  2023/7818 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/365 E., 2020/407 K.
SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî onama

Suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz istemi yönünden; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 294 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır” şeklindeki düzenleme de gözetilerek yapılan değerlendirmede, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz dilekçesinde herhangi bir temyiz sebebi göstermediği anlaşıldığından temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.

İlk Derece Mahkemesince suça sürüklenen çocuk hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan hükmolunan cezanın tür ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı dikkate alındığında, 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca hükmün temyizinin mümkün olmadığı belirlenmiştir.

İlk Derece Mahkemesince çocuğun cinsel istismarı suçundan verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz eden katılan mağdure vekilinin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ
1. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından tanzim edilen 20.02.2019 tarihli ve 2019/3831 Esas numaralı iddianame ile suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından cezalandırılması talebiyle dava açılmıştır.

2. Diyarbakır Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.01.2020 tarihli ve 2019/117 Esas, 2020/16 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında; çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, dördüncü fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ise, 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (a) ve (f) bentleri, 109 uncu maddesinin beşinci fıkrası 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

3. Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 03.06.2020 tarihli ve 2020/365 Esas, 2020/407 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik suça sürüklenen çocuk müdafii ve katılan mağdure vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine, karar verilmiştir.

II-TEMYİZ NEDENLERİ
Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi
Suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve kasten yaralama suçlarından mahkûmiyet hükmü kurulması gerektiğine, pişmanlık iradesi göstermeyen suça sürüklenen çocuk hakkında takdiri indirim kurumunun uygulanmasının usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince; ''s.s.çocuğun olay günü katılan mağduru 34 ** ** plakalı araç ile alarak on gözlü köprüye götürdüğü, on gözlü köprünün bulunduğu yere geldiklerinde s.s.çocuğun aracı park edecek yer olmadığını söyleyerek aracı Mardin istikametine sürmeye devam ettiği, katılan mağdurun aramadan inmek istemesi üzerine s.s.çocuğun kapıyı kapatıp kilitlediği ve katılan mağduru araçla hiçbir evin ve yerleşimin olmadığı bir alana götürdüğü, burada s.s.çocuğun arabayı durdurduğu, katılan mağdurun çantasından cep telefonunu çıkararak birilerini aramak istediği ancak s.s.çocuğun katılan mağdurun elinden telefonunu aldığı, sonrasında aracı durdurarak katılan mağdura bıçak çektiği, katılan mağdurun engel olmak istemesi üzerine sol elinin kesildiği, s.s.çocuğun ön yolcu koltuğunu yatırarak katılan mağduru arka tarafa doğru ittirdiği, arka koltukta zorla katılan mağdurun kıyafetlerini çıkardığı, s.s.çocuğun kendi çamaşırlarının da alt kısmını çıkararak katılan mağdur ile ilişkiye girmeye çalıştığı, bu sırada s.s.çocuğun katılan mağdurun yüzüne tokat attığı, aynı zamanda s.s.çocuğun elinde bıçağın da bulunduğu, cinsel ilişki sonrasında s.s.çocuğun araç içerisinde bulunan peçete veya mendile boşaldığı...'' şeklinde kabul ile atılı suçlardan hükümler kurulduğu anlaşılmıştır.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
A. Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz Talebi Yönünden
5271 sayılı Kanun'un 294 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır.” şeklindeki düzenleme de gözetilerek yapılan değerlendirmede, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz dilekçesinde olaya özgü herhangi bir temyiz sebebi göstermediği, temyiz dilekçesinin matbu ifadeler içerdiği anlaşıldığından, vaki temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.

B. Katılan Mağdure Vekilinin Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz Talebi Yönünden
5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme gereği vaki temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.

C. Katılan Mağdure Vekilinin Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz Talebi Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, 5271 sayılı Kanun'un 288 ve 294 üncü maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289 uncu maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri ile katılan mağdure vekilinin temyiz dilekçesinde belirttiği nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde vaki istinaf başvurusunun esastan reddine dair kurulan hükme yönelik katılan mağdure vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiş, kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
A. Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz Talebi ile Katılan Mağdure Vekilinin Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz Talebi Yönünden
Gerekçenin (A) ve (B) bölümlerinde açıklanan nedenlerle, vaki temyiz istemlerinin 5271 sayılı Kanun'un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle, REDDİNE,

B. Katılan Mağdure Vekilinin Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz Talebi Yönünden
Gerekçenin (C) bölümünde açıklanan nedenlerle Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 03.06.2020 tarihli ve 2020/365 Esas, 2020/407 Karar sayılı kararında katılan mağdure vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Diyarbakır Çocuk Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

28.11.2023 tarihinde karar verildi.