WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 17 Temmuz 2026

YARGITAY 9. CEZA DAİRESİ

A- A A+

9. Ceza Dairesi         2022/5705 E.  ,  2023/2828 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Beden ve ruh bakımından kendini savunamayacak kişiye karşı nitelikli cinsel saldırı
HÜKÜM : Beraat

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında beden ve ruh bakımından kendini savunamayacak kişiye karşı nitelikli cinsel saldırı suçundan kamu davası açılmıştır,

Tunceli Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.03.2013 tarihli ve 2010/75 Esas, 2013/31 Karar sayılı kararı ile sanığın beden ve ruh bakımından kendini savunamayacak kişiye karşı nitelikli cinsel saldırı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 102 nci maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca 8 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve Anayasa Mahkemesinin iptal kararı gözetilmek suretiyle hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
Tunceli Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.03.2013 tarihli ve 2010/75 Esas, 2013/31 Karar sayılı kararının sanık müdafii ve o yer cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesinin 14.01.2020 tarihli ve 2019/511 Esas, 2020/355 Karar sayılı kararı ile katılanın akıl hastalığı veya akıl zayıflığı bulunup bulunmadığı, varsa bu durumun hekim olmayanlar ile kendisini tanıyanlar veya çevresinde yaşayanlarca anlaşılıp anlaşılamayacağı, beyanlarına itibar edilip edilemeyeceği, tespit edilen zeka durumunun kendisine yönelik cinsel saldırı eyleminin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneğine etkisi bulunup bulunmadığı, eyleme karşı beden veya ruh bakımından kendisini savunup savunamayacağı hususlarında Adli Tıp Kurumundan rapor aldırılması, kabule göre de zincirleme suç hükümleri uygulanmayarak eksik ceza tayini nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
Tunceli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.01.2022 tarihli ve 2020/29 Esas, 2022/9 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında beden ve ruh bakımından kendini savunamayacak kişiye karşı nitelikli cinsel saldırı suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İsteği
Soruşturma aşamasında ikrarda bulunan, kovuşturma aşamasında suçlamayı reddeden sanığın tehdit ile beyan değiştireceği bir durumun tespit edilememesi, sanık ve katılan arasında husumet bulunmaması, her ne kadar katılan tarafından rıza hususunda çelişkili beyanlarda bulunulmuş ise de sanığın evlenme vaadiyle kandırarak iradesini sakatladığı katılanın kovuşturma aşamasındaki beyanına itibar edilmesi ve rızasının bulunmadığının kabulünün gerektiği, Adlî Tıp Kurumu raporu dikkate alınarak sanığın katılanla birden fazla kez rızası dışında cinsel ilişkiye girmesi nedeniyle cezalandırılmasına ilişkindir.

B. Katılan Vekilinin Temyiz İsteği
Sanık tarafından evlenme vaadiyle kandırılan ve akıl zayıflığı bulunan katılanın iradesinin sakatlanması nedeniyle rızasının bulunmadığının kabulünün gerektiği, sanığın soruşturma aşamasındaki ikrarı ve katılanla uyumlu beyanları, küçük bir yerde yaşayan katılanın kendi iffetini ortaya atarak iftirada bulunmayacağının açık olduğu, Yargıtay içtihatlarına göre taraflar arasında husumet bulunmaması ve katılanın tutarlı beyanlarının delil niteliği taşıdığı dikkate alınarak sanığın en üst sınırdan cezalandırılmasına karar verilmesine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Soruşturma aşamasındaki ilk beyanlarında uzun süredir ilişkisi bulunan sanığın kendisini evlenme vaadiyle kandırarak rızası dahilinde birden fazla kez ilişkiye girdiğini beyan eden katılanın sonraki aşamalarda cinsel ilişkilerin tehdit ve silahla gerçekleştiğini iddia ettiği, yine soruşturma aşamasında müdafii huzurunda katılan ile rızası dahilinde cinsel birliktelikler yaşadığını ikrar eden sanığın sonraki aşamalarda atılı suçlamaları tamamen reddettiği, bozma ilamı doğrultusunda aldırılan Adlî Tıp Kurumu'nun 24.03.2021 tarihli raporunda sınır zeka tespit edilen katılanın mağduru bulunduğu olayın hukuki anlam ve sonuçlarını algılayabileceğinin, bu olayda fiile ruhsal yönden mukavemete muktedir olduğunun, kendisinde mevcut zeka seviyesinin hekim olmayanlarca anlaşılamayacağının, beyanlarına itibar edilebileceğinin tespit edildiği, mahkemece yapılan yargılama neticesinde sıcağı sıcağına alınan ve birbirleriyle örtüşen sanığın ikrarına ve katılanın rıza ile cinsel ilişki beyanlarına itibar edildiği belirtilerek suç tarihinde reşit olan ve soruşturma aşamasında sanıktan şikayetçi olmayan katılanın Adlî Tıp Kurumu raporuna göre fiilin anlam ve sonuçlarını algılayabilecek olması, adli rapora göre katılanda darp ve cebir ile istismar bulgusunun tespit edilmemesi, katılanın rıza hususundaki çelişkili beyanları nedeniyle zorla cinsel ilişki yönünden delil bulunmadığından sanığın beraatine karar verildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
1. Sanık hakkında kurulan hükme yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde; katılanın aşamalardaki beyanları, sanığın soruşturma aşamasında rıza hususundaki ikrarı, Adlî Tıp Kurumu raporu, adli rapor ve tüm dosya kapsamı dikkate alındığında mağduru bulunduğu olayın hukuki anlam ve sonuçlarını algılayabileceği tespit edilen ve suç tarihinde reşit olan katılanın zorla cinsel ilişki iddiası yönünden delil bulunmadığından hukuka aykırılık görülmemiştir.

2. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, o yer Cumhuriyet savcısı ve katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
Karar başlığında suç tarihi, suç yeri, tutukluluk durumu ve vasisinin kimlik durumu yazılmamış ise de, mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak kabul edilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Tunceli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.01.2022 tarihli ve 2020/29 Esas, 2022/9 Karar sayılı kararında o yer cumhuriyet savcısı ve katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden o yer Cumhuriyet savcısı ve katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

08.05.2023 tarihinde karar verildi.

Hükme iştirak eden üye ...'un karar yazımından önce 28.07.2023 tarihinde vefat etmesi nedeniyle imza eksikliğinin giderilemediğine dair 5271 sayılı CMK'nın 232/5. maddesine istinaden düşülen iş bu şerhin altı imzalanmıştır.