9. Ceza Dairesi 2022/5289 E. , 2023/5509 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/745 E., 2020/735 K.
SUÇ : Nitelikli cinsel saldırı
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Diyarbakır 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.01.2018 tarihli ve 2015/168 Esas, 2018/30 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli cinsel saldırı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 102 nci maddesinin ikinci fıkrası, 103 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir
2. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 24.03.2020 tarihli ve 2020/745 Esas, 2020/735 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, istinaf dairesinin talep ettiği eksiklikler giderilmeden eksik inceleme ile karar verildiğini, hükmün sadece katılanın beyanına göre verildiğini, dosyadaki iki tanığın mahkeme huzurunda dinlenilerek çelişkilerin giderilmesi gerektiğini, katılanın beyanlarının çelişkili olduğunu, sanığın zorla katılana cinsel saldırıda bulunduğu hususu kanıtlanamadığını, darp yapıldığı yönünde rapor olmadığını, sanığa alt sınırdan uzaklaşılarak fazla ceza verildiğini, tutukluluk kararının kaldırılmasını, beyan ederek sanık hakkında beraat kararı verilmesini talep etmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk derece mahkemesi gerekçesinde;''Olay tarihinde, katılan, ... Restaurant adlı iş yerinde konsomatris olarak çalışmaktadır. Katılan, sanığın da aynı iş yerinde garson olarak çalıştığını belirtirken sanık daha önce bu iş yerinde çalıştığını ancak olay tarihinde restauranta müşteri olarak gittiğini, çalışmadığını belirtmekte ancak olay gecesi, katılan ile sohbet ettiklerini, alkol aldıklarını kabul etmektedir. Katılan, olay gecesi, sanık ...'nin getirdiği içkiden iki kadeh içtikten sonrasını hatırlamadığını, gözünü açtığında soyunma yeri olan kuliste çekyatın üzerinde çırılçıplak bir şekilde olduğunu ve ...'nin kendisine tecavüz etmekte olduğunu görerek bağırdığını ancak sanık ...'nin tecavüz eylemine devam ettiğini ve alkollü olmasından yararlanılarak kendisine tecavüz ettiğini beyan etmektedir. Sanık savunmasında, öncesinde garson olarak çalıştığı ... Restaurant adlı işyerinden yaklaşık yirmi beş gün önce ayrıldığını, katılanı isim olarak tanımadığını, suç tarihinde ... Restaurant adlı işyerinde çalışmadığını, bu işyerine 09/02/2012 tarihinde saat 23:00 sıralarında müşteri olarak gittiğini, üç beş duble rakı içtikten sonra masasına gelen kırmızı saçlı bir bayan ile sohbet ederek içki içtiğini, daha sonra 00:30 sıralarında hesabı ödeyerek işyerinden ayrıldığını, katılana tecavüz etmediğini, katılanı bu işyerinde çalışan bir garson olarak simaen tanıdığını belirtmesine rağmen katılana ait 10/02/2012 tarihli Çocuk Hastalıkları Hastanesi tarafından düzenlenen jinekojik muayenesinde, klitorisin sağ tarafında 0.5 cm boyunda cilde münhasır sıyrık bulunduğu ve sıyrık üzerinde kanama olduğu, katılana ait iç çamaşırı üzerinde bulunan meni örneğinde yapılan inceleme sonucu Ankara Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü tarafından düzenenlenen 04/04/2014 tarihli uzmanlık raporunda; spermlerin sanık ...'ya ait olduğu belirlenmiştir. Ayrıca Diyarbakır Eğitim Araştırma Hastanesi tarafından düzenlenen 10/02/2012 tarihli genel adli muayene raporunda, katılanın 2.07 promil alkollü olduğu, vücudunda yeni oluşmuş bir ize rastlanmadığı belirtilmiştir. Mahkememizde duruşma sırasında dinlenen bilirkişi doktorun, 250 promil alkollü olan bir kişi kendisini beden bakımından savunamayacağı, uyanık durumda olsaydı dahi kas koordinasyonunu sağlamayacağı için kendisini savunamayacağı, zaten 250 promil alkollü olan bir kişinin bilinci tam olarak açık olamayacağı şeklindeki beyanından katılanın alkolün etkisiyle beden ve ruh sağlığı bakımından kendisini savunabilecek durumda olmadığı anlaşılmıştır. Katılanın tüm aşamalardaki tutarlı ve samimi beyanı, katılanın olay sırasında alkollü olduğuna ilişkin beyanının yukarıda açıklandığı üzere doktor raporu ile doğrulanmış olması, yine sanık, katılan ile rızası dahilinde dahi cinsel birliktelik yaşamadıklarını belirtmesine karşın katılanın iç çamaşırındaki meni örneklerinin sanığa ait olması hususları birlikte değerlendirildiğinde, sanığın olay gecesi katılanın aldığı alkolün etkisiyle kendini savunamayacak durumda olmasından faydalanarak yukarıda anlatıldığı şekilde üzerine atılı organ sokmak suretiyle cinsel saldırıda bulunmak suçunu işlediği kanaatine ulaşılmıştır.'' hüküm kurulmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, ilk derece mahkemesinin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdiriyle anılan hükme ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararı nazara alındığında yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Katılanın aşamalardaki beyanları, sanık savunması ve tüm dosya içeriğine göre, olay anında alkollü olduğu belirlenen mağdurenin 5237 sayılı Kanun'un 102 nci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi kapsamında kendisini beden veya ruh bakımından savunamayacak durumda bulunmadığı nazara alınarak sanık hakkında müsnet suçtan belirlenen temel cezanın anılan kanun maddesi ile artırılamayacağı gözetilmeden, duruşma sırasında dinlenen doktor bilirkişisinin sarhoşluk ile ilgili genel ve yetersiz beyanına dayanılarak sanığa fazla ceza tayini karşısında söz konusu hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 24.03.2020 tarihli ve 2020/745 Esas, 2020/735 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Diyarbakır 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.09.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!