WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 03 Temmuz 2026

YARGITAY 9. CEZA DAİRESİ

A- A A+

9. Ceza Dairesi         2022/3881 E.  ,  2023/3349 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜM : Beraat

Sanık hakkında bozma üzerine verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Rize Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.01.2017 tarihli ve 2016/169 Esas, 2017/6 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103. maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, üçüncü fıkrasının (d) bendi ile 43, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 12 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 02.10.2017 tarihli ve 2017/1402 Esas, 2017/1487 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafii, katılan Bakanlık vekili ve O Yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

3. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi kararının sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesinin 25.02.2019 tarihli ve 2018/7837 Esas, 2019/7602 Karar sayılı kararı ile Nüfus kaydına göre suç tarihi itibarıyla on beş yaşından küçük olan mağdurenin aşamalarda yaşına itiraz edilmesi ve mernis doğum tutanağına göre beyana istinaden nüfusa tescil edilip, doğum raporu bulunmadığı bildirilen mağdurenin suçun oluşumu ile niteliğini belirlemeye etkisi bakımından İlk Derece Mahkemesince yaşı üzerinde durularak, tam teşekküllü bir hastaneden içinde radyoloji uzmanının da bulunduğu sağlık kurulu raporu aldırılıp, duraksama halinde Adli Tıp Kurumundan da görüş sorularak suç tarihindeki yaşı bilimsel olarak tespit edildikten sonra, sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, ... Tayyip ... Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi bünyesinde oluşturulup içerisinde radyoloji uzmanı bulunmayan heyetçe mağdurenin takvim yaşının kemik yaşıyla uyumlu olduğu yönünde görüş bildiren ve suç tarihindeki yaşı konusunda açıklık içermeyen 02.11.2016 tarihli sağlık kurulu raporuna dayanılarak eksik araştırma ile hüküm kurulması nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

4. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 19.02.2020 tarihli ve 2019/1256 Esas, 2020/420 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Kanun’un 103. maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, üçüncü fıkrasının (d) bendi ile 43, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 12 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

5. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi kararının sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesinin 18.05.2021 tarihli ve 2020/7446 Esas, 2021/3488 Karar sayılı kararı ile Adli Tıp Kurumundan da görüş sorularak mağdurenin suç tarihindeki gerçek yaşının bilimsel olarak saptanması gerekirken ... Tayyip ... Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi bünyesinde oluşturulup içerisinde radyoloji uzmanı bulunmayan heyetçe imzalanan ve sonrasında aynı hastane Başhekim yardımcısının imzasıyla gönderilen “Hastanemizde radyoloji birimi poliklinik branşı olmadığından raporlara poliklinik olarak Radyoloji eklenememiş ve bundan dolayı da sadece konsültasyon olarak inceleme yapılmıştır. Bu minvalde radyoloji uzmanının konsültasyon cevabı sonucunda kararın şahsın suç tarihindeki yaşı hastanemizde tetkik olarak tespit edilememektedir ve sağlık kurulunca kişinin yaşı 18 (onsekiz) yaş üzeri ile uyumludur.” şeklindeki cevabi yazı ile mağdurenin suç tarihindeki yaşı konusunda yeterli olmayan sağlık kurulu raporuna dayanılarak eksik araştırma ile hüküm kurulması nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

6. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 10.11.2021 tarihli ve 2021/1010 Esas, 2021/2068 Karar sayılı kararı ile sanığın, çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Kanun’un 30 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca kasıt yokluğu nedeniyle beraatine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan Bakanlık Vekili Temyiz İsteminde
Özetle; sanığın, mağdurun yaşını bildiğini, beraat kararı verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu, kararın sanık aleyhine bozulmasını talep etmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR
Bölge Adliye Mahkemesince; ''Sanık ... ***'nun çocuğun cinsel istismarı suçundan mahkumiyetine ilişkin Rize Ağır Ceza Mahkemesinin 11/01/2017 tarih ve 2016/169 Esas, 2017/6 Karar sayılı kararına konu hükme karşı katılan bakanlık vekili ile sanık müdafi tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu, Dairemizin 02/10/2017 tarih ve 2017/1402 Esas, 2017/1487 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verildiği, Dairemizin bu kararına karşı katılan bakanlık vekili ile sanık müdafi tarafından temyiz kanun yoluna başvurulduğu, Yargıtay 14. Ceza Dairesinin 25/02/2019 tarih ve 2018/7837 Esas, 2019/7602 Karar sayılı kararı ile hükmün bozulmasına karar verildiği, Dairemizce verilen 19/02/2020 tarih ve 2019/1256 Esas2020/420 sayılı mahkumiyet kararına karşı sanık müdafileri ile katılan bakanlık vekilinin temyiz itirazları üzerine Yargıtay 14. Ceza Dairesi'nin 18/05/2021 tarih ve 2020/7446 Esas, 2021/3488 Karar sayılı ilamıyla bozulmasına karar verildiği, Dairemizce duruşma açılarak ve bozma kararına uyularak yapılan inceleme sonunda, gereği görüşülüp düşünüldü:
İddia, yapılan yargılama, dinlenen ilgili beyanları ve tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirildiğinde; sanık ...'nun servis şoförü olduğu, mağdurun ise onun kullandığı servis ile okula gidip geldiği, bu sırada mağdur ile sanık arasında duygusal bir bağ oluştuğu, bir süre sonra taraflar arasında rızaya dayalı öpüşme ve sarılma şeklinde ilişki yaşandığı Dairemizce kabul olunmuştur. Mağdurun KTÜ Adli Tıp Anabilim Dalından alınan ve düzenleyenler arasında radyoloji uzmanının da bulunduğu 07.09.2021 tarihli raporu incelendiğinde olaydan 1,5 ay, 6 ay ve 5 yıl sonra alınan el bilek ve kalça grafileri incelendiğinde, mağdurun kemik yaşının 16 yaşı ile uyumlu olduğunun belirtildiği görülmüştür. Olay tarihlerinde mağdurun 15 yaşını doldurmasına yaklaşık 3 ay 20 gün kalmıştır. Gerek sanığın mağdurun yaşını kendisine büyük olarak söylediği yönündeki savunması, gerek mağdurun olay tarihinde 15 yaşını doldurmasına çok az bir süre kalmış olması, gerekse de mağdurun olay tarihindeki kemik yaşı gözönüne alındığında, sanığın mağdurun yaşı konusunda hataya düştüğü değerlendirilmiştir. Bu nedenle sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan açılan davada TCK'nın 30 ve CMK'nın 223/2-c maddesi uyarınca beraatine karar verilmiş'' şeklindeki gerekçe ile hüküm kurulmuştur.

IV. GEREKÇE
Olayın intikal şekli ve süresi, sanığın aşamalardaki savunması, katılanın aşamalardaki beyanları, dosya içerisinde yer alan fotoğraflar ve mesajlar, raporlar ve tüm dosya kapsamına göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış ve katılan Bakanlık vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmediğinden reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 10.11.2021 tarihli ve 2021/1010 Esas, 2021/2068 Karar sayılı kararında katılan Bakanlık vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Rize Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

22.05.2023 tarihinde karar verildi.