WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 12 Haziran 2026

YARGITAY 9. CEZA DAİRESİ

A- A A+

9. Ceza Dairesi         2022/16871 E.  ,  2023/3759 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/1334 E., 2022/1257 K.
SUÇLAR : Nitelikli cinsel saldırı, nitelikli yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, konut dokunulmazlığının ihlali
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan ve düzeltilerek esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmen ret, kısmen onama

Katılan Bakanlık vekilinin nitelikli yağma ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarına yönelik temyiz istemleri yönünden; 6284 sayılı Kanun'un 20 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kadın, çocuk ve aile bireylerine yönelik olarak uygulanan şiddet veya şiddet tehlikesi nedeniyle açılan davalara katılma ve hükümleri temyiz etme hakkı bulunan katılan Bakanlık vekilinin, katılana karşı işlenen yağma ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarıyla ilgili açılan davaya katılma ve hükümleri temyize hakkı bulunmadığı gibi mahkemece verilen katılma kararı da bu hakkı vermeyeceğinden, bu hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı belirlenmiştir.

Katılan Bakanlık vekilinin nitelikli cinsel saldırı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan hükümler ile sanık müdafiinin nitelikli cinsel saldırı ve nitelikli yağma suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz istemleri yönünden; İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Konya 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.07.2022 Tarihli ve 2021/327 Esas, 2022/324 Karar Sayılı Kararı ile Sanık Hakkında
a) Nitelikli cinsel saldırı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 102 nci maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (d) bendi ve 53 üncü maddesi uyarınca 18 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
b) Nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (d) bentleri ve 53 üncü maddesi uyarınca 11 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
c) Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi, beşinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
d) Konut dokunulmazlığının ihlali suçundan, karar verilmesine yer olmadığına,
karar verilmiştir.

2. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 22.09.2022 Tarihli ve 2022/1334 Esas, 2022/1257 Karar Sayılı Kararı ile Sanık Hakkında
a) Nitelikli cinsel saldırı, nitelikli yağma ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık müdafii ve katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine,
b) Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafii ve katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvuruları yerinde görülerek, 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek esastan reddine ve sanığın aynı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraatine,
karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Özetle; sanık aleyhine verilen mahkumiyet kararının bozulmasına, mahkumiyet kararının kanuna ve hukukun temel ilkelerine aykırı olduğuna, suçun vasıf ve mahiyetinin değişme ihtimalinin bulunduğuna, müvekkilinin mağdurun rızası dışında hareket etmediğine, savunmasına itibar edilmediğine, mağdurun ifadelerinin çelişkili olduğuna, müvekkilinin katılanla devam eden ilişkilerine dayanarak katılanın evine gittiğine, katılanın rızasıyla ilişkiye girdiğine, dosyaya konu altın kolye ve yüzüğü almadığına, aldığına dair herhangi bir delil bulunmadığına, nitelikli yağma suçunun unsurlarının oluşmadığından verilen cezanın hukuka aykırılık teşkil ettiğine ve kararın bozulması talebine ilişkindir.

B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Özetle; verilen kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, nitelikli cinsel saldırı ve yağma suçlarından alt sınırdan ceza verilmesinin hukuka aykırı olduğuna, tüm dosya kapsamına göre sanığın konut dokunulmazlığının ihlali suçunu işlemiş olduğuna ve bu suçtan sanığın nitelikli yağma suçundan cezalandırılması yönünde karar verilmiş olması gerekçe gösterilerek karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesinin hukuka aykırı olduğuna, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu bakımından sanığın mağdura karşı eylemleri neticede atılı suçu işlediğinin ortada olduğuna ve istinaf mahkemesi kararının hukuka aykırı olduğuna, kararların bozulması talebine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Olay tarihinde sanığın, sabah 08.00 sıralarında katılanın eşinin evden ayrılmasından hemen sonra katılanın rızası dışında katılanın evine girdiği, elinde bulunan ve ele geçmeyen bıçakla katılanın küçük yaştaki çocuğunun boğazına ve katılanın boğazına dayayarak kıyafetlerini çıkarmasını istediği, bu sırada da katılanın bulunduğu odanın kapısını kilitlediği, katılanı kıyafetleri çıkarmaması halinde de "Ses çıkarırsan seni öldürürüm, ya seni öldüreceğim ya da çocuğunu öldüreceğim" diyerek tehdit ettiği, bunun üzerine katılanın da direnemediği, katılanın boğazından ve dudağından öptüğü, katılanı yatağa yatırarak elinde bıçakla tehdit ederek vajinal yoldan organ sokmak suretiyle cinsel birliktelik yaşadığı ve daha sonra kenarda bulunan havluya boşaldığı, daha sonra da evden çıkarken katılanın boğazında bulunan altın kolye ile altın yüzüğünü de zorla alarak evi terk ettiği olayda, katılanın aşamalarda alınan beyanlarının birbiriyle uyumlu olduğu, katılan ile sanık arasında böyle bir konuda iftira atılmasını gerektirecek herhangi bir husumetin bulunmaması, katılanın soruşturma aşamasında ve mahkemede sanığı net bir şekilde teşhis etmesi, olay esnasında evde bulunan tanığın beyanları, sanığın cinsel saldırı eyleminin gerçekleştiğini ve kolyeyi aldığını kabul etmesi, sanığın hakkında benzer mahiyette çok sayıda dosyanın bulunması ve o dosyalardaki mağdurların teşhisleri de göz önüne alınarak mahkemece sanığın eylemlerini rızayla gerçekleştirdiğine ilişkin savunmalarının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu değerlendirilerek savunmalarına itibar edilmemiş, katılanın beyanlarına itibar edilerek sanığın rızası dışında katılanın ikametine girerek konut dokunulmazlığını ihlal ettiği, yine elinde bulunan ve ele geçmeyen bıçak ile katılanın küçük yaştaki çocuğunun boğazına ve katılanın boğazına dayayarak kıyafetlerini çıkarmasını istediği ve tehdit ettiği, katılan ile cinsel ilişkiye girerek nitelikli cinsel saldırı suçunu işlediği, bu sırada da katılanın bulunduğu odanın kapısını kilitleyerek cebir ve tehdit ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediği, katılanın direncini bıçakla ve tehditle kıran sanığın daha sonra da evden çıkarken katılanın boğazında bulunan altın kolye ile altın yüzüğünü de zorla alarak evi terk ettiği gerekçesiyle hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
1. Nitelikli Cinsel Saldırı, Nitelikli Yağma ve Konut Dokunulmazlığının İhlali Suçları Bakımından
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

2. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçu Bakımından
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular açısından Bölge Adliye Mahkemesince, dosya kapsamına göre sanığın evine girdiği katılanı yatak odasına götürerek nitelikli cinsel saldırı eylemini gerçekleştirdikten sonra kolye ve yüzüğünü alarak evden ayrılması şeklinde gerçekleşen olayda, katılanın rızasına aykırı olarak sanık tarafından gerçekleştirilen nitelikli cinsel saldırı eyleminin işlendiği sırada ve eylemle sınırlı süreyle katılanın iradesiyle hareket etme imkanının ortadan kaldırılmasının kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturmayacağı, kişinin vücudunun suçun konusu olması nedeniyle mağdurenin hareket özgürlüğü ortadan kaldırılmadan bu suçun işlenemeyeceği, kanuni unsurları itibarıyla oluşmayan kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan sanığın beraatı yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuş ve hükmün düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Katılan Bakanlık Vekilinin Nitelikli Yağma ve Konut Dokunulmazlığının İhlali Suçlarına Yönelik Temyiz İstemleri Yönünden
6284 sayılı Kanun'un 20 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kadın, çocuk ve aile bireylerine yönelik olarak uygulanan şiddet veya şiddet tehlikesi nedeniyle açılan davalara katılma ve hükümleri temyiz etme hakkı bulunan katılan Bakanlık vekilinin, katılana karşı işlenen yağma ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarıyla ilgili açılan davaya katılma ve hükümleri temyize hakkı bulunmadığı, mahkemece verilen katılma kararının da bu hakkı vermeyeceği anlaşılmakla, bu hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı belirlenmiş, bu suçlara yönelik temyiz istemlerinin reddine karar verilmesi belirlenmiştir.

B. Katılan Bakanlık Vekilinin Nitelikli Cinsel Saldırı ve Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçlarından Kurulan Hükümler ile Sanık Müdafiinin Nitelikli Cinsel Saldırı ve Nitelikli Yağma Suçlarından Kurulan Hükümlere Yönelik Temyiz İstemleri Yönünden
Tüm dosya kapsamına göre iddia ve savunma ile tüm delillerin eksiksiz olarak kararda gösterildiği, hükmedilen ceza nevi ve miktarı itibarıyla kanuni sınırlar içinde tayin edildiği gibi beraat hükmünün de dosya kapsamına uygun olduğu, 5271 sayılı Kanun'un 288 ve 294 üncü maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289 uncu maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri ile sanık müdafii ve katılan Bakanlık vekilinin temyiz dilekçelerinde belirttikleri nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde istinaf başvurusunun esastan ve düzeltilerek esastan reddine dair kurulan hükme yönelik temyiz sebepleri yerinde bulunmayarak, kurulan hükümlerde hukuka aykırılık görülmemiştir.

V. KARAR
A. Katılan Bakanlık Vekilinin Nitelikli Yağma ve Konut Dokunulmazlığının İhlali Suçlarına Yönelik Temyiz İstemleri Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle, katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemlerinin 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesi gereğince, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Katılan Bakanlık Vekilinin Nitelikli Cinsel Saldırı Ve Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçlarından Kurulan Hükümler ile Sanık Müdafiinin Nitelikli Cinsel Saldırı ve Nitelikli Yağma Suçlarından Kurulan Hükümlere Yönelik Temyiz İstemleri Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle Konya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 22.09.2022 tarihli ve 2022/1334 Esas, 2022/1257 Karar sayılı kararında sanık müdafii ve katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, üye ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Konya 8. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.06.2023 tarihinde karar verildi.

KARŞI OY

Sanık ... hakkında otuz yaşında olan mağdure ...'ın evine zorla girerek ve bıçak tehdidiyle vajinal yoldan nitelikli cinsel saldırıda bulunduğu ayrıca kolye ve yüzüğünü yağmaladığı iddiasıyla görülen davada;
Mağdure tüm aşamalarda sanığı daha önceden tanımadığını, eve pencereden zorla girdiğini, bıçak tehdidiyle ağzını kapattığını, yatağa yatırıp direnmesine rağmen cinsel saldırıda bulunduğunu, yine boynundaki kolye ve parmağındaki yüzüğü de zorla aldığını, beş yaşındaki çocuğu Ahmed El Bab'ın sanığı giderken gördüğünü söylemiş,
Sanık ise; mağdure ile aralarında gönül ilişkisi olduğunu, yaklaşık iki aydır evin yakınındaki parkta görüştüklerini, ilk kez mağdurenin çağırması üzerine evine gittiğini, rızası ile ilişkiye girdiğini, kendisini mağdurenin çocuğunun da gördüğünü, altınlara ilişkin ise önce mağdurenin kendisinin verdiğini söylemiş, ancak kovuşturmada almadığını söyleyerek suçlamaları kabul etmemiştir.
Tanık olarak beyanlarına başvurulan mağdurenin çocuğu beş yaşındaki Ahmed El Bab; sanığın elinde bıçak olduğunu, annesinin karnına değdiğini gördüğünü, odaya girdiklerini kapı kilitli olduğundan kendisinin giremediğini, altınları ver dediğini duyduğunu söylemiştir.
Olay nedeniyle alınan;
28.08.2021 günlü Adli Tıp Uzman raporunda mağdurede olayla ilişkilendirilebilecek travmatik patoloji bulunmadığı,
Olay yeri inceleme raporunda kapı ve pencerelerde zorlama izi bulunmadığı, ayrıca girildiği iddia edilen pencerede parmak izi bulunmadığı hususları tespit edilmiştir.
Sayın çoğunluk tarafından sanığın mahkumiyet hükümlerinin onanmasına karar verilmiş ise de;
Eylem süresince sanığa direndiğini söyleyen mağdurenin olay nedeniyle alınan raporlarında vücudunda bu iddiayı doğrulayacak nitelikte cebir ya da zor izi bulunmadığı, kapı veya pencerelerde de zorlama izi bulunmadığının tespit edildiği, olay yeri incelemesi sırasında çekilen fotoğraflarda yatak odası olarak görünen odanın penceresinin demirli olduğu, mağdure aşamalardaki ifadelerinde çocuğu Ahmed El Bap'ın sanığı elinde bıçakla eylemden sonra çıkarken gördüğünü söylemiş ise de tanık duruşmadaki ifadesinde sanığın savunmasını da doğrular şekilde eylemden önce sanığı gördüğünü, annesi ile içeri odaya girip kapıyı kilitlediğini ifade ettiği, öte yandan olaydan sonra mağdurenin kocasını arayarak cinsel eylemden bahsetmeden eve giren kişinin altınları aldığı söylediği, altınların alındığına dair soyut beyan dışında delil bulunmadığı,
Hususları birlikte değerledirildiğinde sanığın atılı eylemleri mağdurenin rızası dışında gerçekleştirdiğine dair mahkumiyeti için yeterli somut ve ispata elverişli delil bulunmadığı anlaşıldığından beraatına karar verilmesi kanaatinde olduğumdan mahkumiyet hükümlerinin onanmasına yönelik sayın çoğunluk görüşüne iştirak etmiyorum.