WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 24 Haziran 2026

YARGITAY 9. CEZA DAİRESİ

A- A A+

9. Ceza Dairesi         2022/16747 E.  ,  2023/3513 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/153 E., 2022/335 K.
SUÇ : Sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı
KARAR : Direnme
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Bakırköy 20. Ağır Ceza Mahkemesinin,12.10.2022 tarihli ve 2022/153 Esas, 2022/335 Karar sayılı kararı ile Yargıtay 9. Ceza Dairesinin, 13.01.2022 tarihli ve 2021/23788 Esas, 2022/289 Karar sayılı bozma kararına karşı direnme kararı verildiği anlaşılmakla,5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 6763 sayılı Kanun’un 36 ncı maddesiyle değişik 307 nci maddesinin dördüncü fıkrası ile 6763 sayılı Kanun’un 38 inci maddesiyle 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 10 uncu maddesi uyarınca yapılan incelemede;

Mahkemece verilen direnme kararının; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin direnme kararını temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 09.11.2012 tarihli ve 2012/6934 sayılı iddianamesi ile sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan kamu davası açılmıştır.

2. Küçükçekmece 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.12.2013 tarihli ve 2012/1251 Esas, 2013/863 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

3. Küçükçekmece 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.12.2013 tarihli ve 2012/1251 Esas, 2013/863 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine, Yargıtay kapatılan 14. Ceza Dairesinin 02.04.2019 tarihli ve 2016/3932 Esas, 2019/8694 Karar sayılı kararı ile sanığın üzerine atılı çocuğun basit cinsel istismarı suçunu düzenleyen 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinde 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren ve cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda değişiklik yapan 6545 sayılı Kanunla yapılan değişiklik sonrası öngörülen cezanın üst sınırı itibariyle delilleri değerlendirme ve yargılama yapma görevinin 5235 sayılı kanunun 12 nci maddesi gereğince Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.

4. Küçükçekmece 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.05.2019 tarihli ve 2019/570 Esas, 2019/668 Karar sayılı kararı ile sanığın üzerine atılı çocuğun cinsel istismarı suçuna öngörülen cezanın üst sınırı itibari ile delilleri değerlendirme ve yargılama yapma görevinin 5235 sayılı Kanunun 12 nci maddesi gereğince Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gerekçesiyle 5237 sayılı Kanun'un dördüncü ve beşinci maddeleri uyarınca Mahkemenin görevsizliğine karar vermiştir.

5. Bakırköy 20. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.11.2020 tarihli ve 2019/108 Esas, 2020/271 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

6. Bakırköy 20. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.11.2020 tarihli ve 2019/108 Esas, 2020/271 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 13.01.2022 tarihli ve 2021/23788 Esas, 2022/289 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesinin birinci fıkrasında “Hâkim, kararını ancak duruşmaya getirilmiş ve huzurunda tartışılmış delillere dayandırabilir. Bu deliller hâkimin vicdanî kanaatiyle serbestçe takdir edilir” ve aynı Kanun'un 210 uncu maddesinin birinci fıkrasında ise “Olayın delili, bir tanığın açıklamalarından ibaret ise, bu tanık duruşmada mutlaka dinlenir. Daha önce yapılan dinleme sırasında düzenlenmiş tutanağın veya yazılı bir açıklamanın okunması dinleme yerine geçemez” hükümlerine yer verilmiş olup, bu kapsamda Mahkemece aynı zamanda olayın tek tanığı konumunda bulunan mağdurun duruşmaya getirilerek, iddiaya konu hususlarla ilgili dinlenmesinden sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken mağdurun görevsiz mahkemedeki beyanı esas alınmak suretiyle hüküm kurulduğu gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.

7. Bakırköy 20. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.10.2022 tarihli ve 2022/153 Esas, 2022/335 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 307 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca direnilmesi ile sanık hakkında sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

8. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 12.12.2022 tarih ve 9-2022/153161 sayılı, onama görüşlü Tebliğnamesi ile Dairemize tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi, sanığın üzerine atılı suçun kanıtlanamadığına, verilen hükmün hatalı olup kaldırılması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya içeriği nazara alındığında, cep harçlığını çıkartmak amacıyla tartıcılık yapan ve on beş yaş bir aylık mağdura tartılıp parasını ödeyen sanığın, ayrıca mağdura 5 TL daha vereceğini söyleyerek yakındaki bir iş hanının bodrum katında bulunan ve bir tanıdığına ait olan kilitli bir odaya götürdüğü, kapıyı kapatıp televizyonun sesini açtıktan sonra boynundan öpmeye başladığı, mağdurun sanığı iterek elinden zorla kurtulup kapıyı açarak kaçmaya başladığı, iş hanı dışında polisleri görünce durumu onlara söylerken (bu esnada bodrum katındaki odadan çıkan) sanığı da göstermesi üzerine, polislerle mağduru birlikte görüp durumu fark eden sanığın kaçmaya çalıştığı ancak kovalamaca sonucu yakalandığı, tüm aşamalarda bodrum kattaki odaya hiç gitmediğini söyleyen sanığın duruşmada mağdurun odayı tarif etmesi üzerine bu yerin elektrikçi bir arkadaşına ait olduğunu, televizyon, masa sandalye gibi eşyaların bulunduğunu ve arkadaşını görmek için oraya yalnız gittiğini onu göremeyince çıktığını söylediği hususlarının 02.11.2012 günlü olay tutanağı, mağdur beyanı, tanık anlatımı, sanık savunması ve tüm dosya içeriği ile belirlendiğinden, sanığın üzerine atılı sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği sonuç ve kanaatine ile 5237 sayılı Kanun'un 307 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca bozma kararına karşı direnilmesine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
1. Mahkemenin direnme kararı, dosya içeriğine mağdurun daha önce biri avukat eşliğinde kollukta, biri de Asliye Ceza Mahkemesindeki duruşmada bizzat hakim tarafından avukat ve uzman psikolog katılımıyla iki kez dinlenerek olaya ilişkin detaylı ifadesinin alınmış olması ve maddi hakikatin açıklığa kavuşturulması için müphem hiç bir hususun kalmamış olması nedeniyle mağdurun yeniden dinlenmesinde "zorunluluk" halinin bulunmadığı göz önüne alındığında, olayda 5237 sayılı Kanun'un 7 ve 210 uncu maddelerinin cinsel istismar mağduru olan çocuk hakkında özel düzenleme niteliğindeki aynı Kanun'un 236 ncı maddesinin ikinci fıkrası karşısında uygulama yerinin bulunmaması nedeniyle yerinde görülmüştür.

2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

V. KARAR
1. Gerekçenin (1) numaralı bölümünde açıklanan nedenle Bakırköy 20. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.10.2022 tarihli ve 2022/153 Esas, 2022/335 Karar sayılı direnme kararı yerinde görülmekle, Yargıtay 9. Ceza Dairesinin13.01.2022 tarihli ve 2021/23788 Esas, 2022/289 Karar sayılı bozma kararının KALDIRILMASINA,

2. Gerekçenin (2) numaralı bölümünde açıklanan nedenle Bakırköy 20. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.10.2022 tarihli ve 2022/153 Esas, 2022/335 Karar kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.05.2023 tarihinde karar verildi.