9. Ceza Dairesi 2022/16598 E. , 2023/3047 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/1272 E., 2022/1437 K.
SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmi onama, kısmi bozma
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul 36. Ağır Ceza Mahkemesinin 19.04.2022 tarihli ve 2022/14 Esas, 2022/172 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında
a) Mağdureler ..., ... ... ve ...'e karşı ayrı ayrı çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi a bendi,103 üncü maddesinin birinci fıkrasının üçüncü cümlesi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca ayrı ayrı 10 yıl 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
b) Mağdureler ..., ... ... ve ...'e karşı ayrı ayrı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının a bendi uyarınca ayrı ayrı beraatine,
Karar verilmiştir.
2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin, 30.06.2022 Tarihli ve 2022/1272 Esas, 2022/1437 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında
Mağdureler ..., ... ... ve ...'e karşı ayrı ayrı çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık müdafii ve katılan mağdureler vekili ile katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Temyiz istemi özetle; Bölge adliye mahkemesince verilen kararın yasa ve hukuka aykırı olduğuna, sanığın ilk derece mahkemesindeki savunmalarında söz konusu ... isimli küçüğe yönelik eyleminden önce uyuşturucu kullandığını, uyuşturucunun etkisinde olduğu sırada bilinç dışı olarak istismar eyleminde bulunduğunu ve bu eylemden dolayı pişman olduğunu beyan ettiğine, ancak ... ile ... ... isimli küçüklere yönelik istismar eyleminde bulunmadığını, dükkanını kapatacağı esnada küçüklerin bakkala geldiğini, alışveriş yaptıktan sonra küçüklerin kendisine sarılıp öptüklerini, kendisinin de küçükleri öptüğünü ve akabinde dükkandan çıktıklarını beyan ettiğine, dosyada mevcut kamera görüntülerinde sanığın mağdur küçük ...ya yönelik eylemi cinsel istismar suçuna yönelik olsa da diğer küçükler ... ve ... ...'a yönelik eylemlerde açıkça cinsel istismar olgusunun gerçekleşmediğine, yerel mahkemenin küçüklerin Çocuk İzlem Merkezinde alınan raporlardaki beyanlarını esas alarak her üç mağdur küçük yönünden ayrı ayrı cinsel istismar suçundan sanık aleyhine karar verdiğine, geriye dönük kamera kaydında söz konusu eylem bir defa olmasına rağmen mahkemece eylemin zincirleme şeklinde olduğu gerekçesiyle artırım yapılarak fazla cezaya hükmedildiğine, tüm dosya kapsamındaki savunma ve deliller dikkate alınmadan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin kararı ile itirazın esastan reddine karar verdiğine ve kararın temyizen incelenerek bozulması talebine ilişkindir.
B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Temyiz istemi özetle; Bölge adliye mahkemesince verilen kararı temyiz ettiklerine, kusurun yoğunluğu, suçun işleniş biçimi ile meydana gelen zararın ağırlığını göz önüne alarak kanundan belirtilen cezanın üst sınırdan verilmesi gerektiğine, takdiri indirim uygulanmaması gerektiğine, sanık hakkında gereken cezanın tesis edilmemesinin hak ve adalet duygularını inciteceğine, adalete olan güveni sarsacağına, usulüne uygun katılma talebi kabul edilen kurum lehine vekalet ücretine hükmolunması gerektiğine, usul ve esas yönünden hukuka aykırı olan hukuki dayanaktan yoksun ve hakkaniyete aykırı kararın bozulması talebine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Gerekçe kısmında açıklanacağı üzere bu kısımda Dairemizce sadece kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna ilişkin inceleme yapılmıştır.
Sanık hakkında mağdurelere yönelik ayrı ayrı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kamu davası açıldığı, İlk derece Mahkemesince, sanığın mağdurları kendi iş yerinde istismar ettiği, sanığın bu eylemi gerçekleştirirken mağdurları söz konusu iş yerinde alıkoyduğuna veya orada tutmak için cebir, tehdit, hile ile tuttuğuna ilişkin somut bir tespit olmadığı, istismar eylemi sırasında mağdurları tutmanın cinsel istismar suçunun yasal unsuru olduğu, söz konusu istismar eylemini gerçekleştirmek için ayrıca bir alıkoyma eyleminin bulunmadığının kabulüyle sanığın üzerine atılı bu suçun yasal unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
5271 sayılı Kanun'un 288 ve 294 üncü maddelerinde yer alan düzenlemeler ...ara alınıp, aynı Kanun'un 289 uncu maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri ve katılan Bakanlık vekilinin temyiz dilekçesinde belirttiği nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde vaki istinaf başvurusunun esastan reddine dair kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim edilen iddianame ile ilk derece mahkemesindeki duruşmada verilen esas hakkındaki mütalaada sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin tatbikinin talep edildiği, bu maddenin ceza hükmü içermediği gibi 103 üncü maddesinin birinci fıkrasında birden fazla suçun düzenlendiği gözetilerek Mahkemece 5271 sayılı Kanun'un 226 ncı maddesinin ikinci fıkrasına aykırı şekilde ek savunma hakkı tanınmaksızın, hukuki süreç kısmında belirtildiği üzere yazılı şekilde uygulama yapılması suretiyle, savunma hakkının kısıtlanması karşısında, söz konusu hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin "Adil yargılanma hakkı" başlıklı 6 ncı maddesi ve Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının "Hak arama hürriyeti" başlıklı 36 ncı maddesi uyarınca Dairemizce bu suça ilişkin esasa girilmeksizin inceleme yapılmıştır.
V. KARAR
A. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin, 30.06.2022 tarihli ve 2022/1272 Esas, 2022/1437 Karar sayılı kararında katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
B. Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafii ve katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin, 30.06.2022 tarihli ve 2022/1272 Esas, 2022/1437 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 36. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.05.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!