WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 24 Haziran 2026

YARGITAY 9. CEZA DAİRESİ

A- A A+

9. Ceza Dairesi         2022/16485 E.  ,  2023/4456 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/260 E., 2020/1203 K.
SUÇLAR : Sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı, müstehcenlik, cinsel taciz, tehdit, özel hayatın gizliliğini ihlal
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat, ret, karar verilmesine yer olmadığına
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî onama

1. Sanık hakkında ...'e yönelik tehdit suçundan kamu davası açılmamış ve İlk Derece Mahkemesince mahkumiyet hükmü kurulmamış olmasına rağmen Bölge Adliye Mahkemesince tehdit suçundan mahkumiyet hükmünün kaldırılarak beratine karar verildiğinden bu kararın yok hükmünde olduğu anlaşılmış olup bu karar dışındaki hükümlerin incelenmesine karar verilmiştir.

2. Mağdure vekilleri Av. ... ve Av. ...'nun hükümlere ilişkin temyiz istemlerinin usul ve yasaya uygun olarak ek karar ile reddine karar verildiği ve ek kararın ayrıca temyiz edilmediği anlaşıldığından temyiz incelemesinin sanık müdafileri ile katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemleriyle sınırlı olarak yapılmasına karar verilmiştir.

3. Katılan Bakanlık vekilinin temyiz isteminin Bölge Adliye Mahkemesince kesin olduğu belirtilenler haricindeki hükümlere yönelik aleyhe bozma talebini içerdiği ayrıca sanık müdafilerinin temyiz isteminin de gerekçeli kararda kesin olduğu belirtilmeyen mahkumiyet hükümlerine yönelik olduğu bu nedenle mağdureler ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...’e yönelik sarkıntılık düzeyinde kalan çocuğun cinsel istismarı suçundan kurulan mahkûmiyet hükümlerinin inceleme dışı olduğu belirlenmiştir.

4. İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında mağdureler ..., ..., ......, ...’e karşı çocuğun cinsel istismarı suçundan kamu davaları açıldığı kabul edilerek ayrı ayrı beraat hükümleri kurulmuş ise de, mağdurelere yönelik usulüne uygun düzenlenen iddianameyle açılmış bir kamu davası bulunmadığından, Bölge Adliye Mahkemesince mağdurelere yönelik sanık hakkında verilen beraat hükümlerinin kaldırılmasıyla bu hususta hüküm kurulmasına yer olmadığına dair hükme ilişkin katılan Bakanlık vekilinin temyiz isteminin REDDİ gerektiği anlaşılmıştır.

5. Sanık hakkında mağdureler ..., ...'a yönelik cinsel taciz suçlarından, ...'e yönelik tehdit suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen mahkumiyet hükümlerinin Bölge Adliye Mahkemesince kaldırılarak düşürülmesine, mağdureler ..., ..., ..., ...'e yönelik tehdit suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen mahkumiyet hükümlerinin Bölge Adliye Mahkemesince kaldırılarak beraatine dair hükümlerin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca temyizi mümkün olmadığından, Bakanlık vekilinin anılan hükümlere yönelik temyiz isteminin aynı Kanun'un 298 inci maddesi uyarınca REDDİNE karar vermek gerekmiştir.

6. Mağdureler ..., ..., ..., ...’ya yönelik özel hayatın gizliliğinin ihlali suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen beraat hükümlerine yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine dair kurulan hükümlerde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 134 üncü maddesinde öngörülen temel cezanın, üst sınırının 10 yılın altında olması nedeniyle 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (g) maddesi uyarınca kesin olup temyizi mümkün olmadığı anlaşılmıştır.

İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında, mağdurelere karşı kurulan diğer hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Mardin 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.09.2019 Tarihli ve 2018/456 Esas, 2019/618 Karar Sayılı Kararı ile Sanık Hakkında
1. Mağdureler ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ......, ... ve ...'e karşı çocuğun cinsel istismarı suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca ayrı ayrı beraat kararı verilmiştir.

2. ..., ..., ..., ... ve ...'e karşı özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca ayrı ayrı beraatine karar verilmiştir.

3. Mağdureler ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'e karşı çocuğun cinsel istismar suçu sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçu kabul edilerek bu suçtan, 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin

birinci fıkrasının ikinci cümlesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca (8 kez) 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

4. Mağdureler ...,..., ..., ... ve ...'e karşı çocuğun cinsel istismar suçu sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçu kabul edilerek bu suçtan, 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca (5 kez) 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

5. Mağdureler ...,..., ..., ...,..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...'e karşı çocuğun cinsel istismar suçu sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçu kabul edilerek bu suçtan, 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının üçüncü cümlesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca (24 kez) 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

6. Mağdureler ..., ..., ..., ..., ...,..., ..., ... ve ...'a karşı çocuğun cinsel istismar suçu sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçu kabul edilerek bu suçtan, 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının üçüncü cümlesi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca (9 kez) 5 yıl 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

7. Mağdureler ..., ..., ..., ..., ...'e karşı tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca (5 kez)5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

8. Mağdureler ... ve ...'a karşı cinsel taciz suçundan 5237 sayılı Kanun'un 105 inci maddesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca (2 kez) 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

B. Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 23.12.2020 Tarihli ve 2020/260 Esas, 2020/1203 Karar Sayılı Kararı ile
1. Mağdureler ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'a karşı çocuğun cinsel istismarı ve mağdure ...'ya yönelik çocuğun cinsel istismarı ve özel hayatın gizliliğinin ihlali suçlarından, mağdureler ...’e, Sultan Özdemir’e ve Amine Doğan’a yönelik özel hayatın gizliliğinin ihlali suçlarından, İlk

Derece Mahkemesince kurulan beraat hükümlerine yönelik katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar vermiştir.

2. Mağdureler ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...'ya yönelik sarkıntılık düzeyinde kalan çocuğun cinsel istismarı suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine; ... ve ...'a yönelik sarkıntılık düzeyinde kalan çocuğun cinsel istismarı ve cinsel taciz suçlarından kurulan mahkûmiyet hükümlerine, mağdureler ..., ..., ... ile mağdure ...'a yönelik sarkıntılık düzeyinde kalan çocuğun cinsel istismarı ve tehdit suçlarından kurulan mahkûmiyet hükümlerine yönelik katılan Bakanlık vekili ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanığın 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca bütün mağdureler açısından sarkıntılık düzeyinde kalan çocuğun cinsel istismarı suçu ile mağdureler ..., ..., ... ile ...'ın ayrıca tehdit suçundan beraatine, mağdureler ... ve ...'e yönelik cinsel taciz suçundan açılan kamu davalarının şikayet yokluğu nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 73 üncü maddesi ve 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca düşmesine karar vermiştir.

3. Mağdure ...'e yönelik çocuğun cinsel istismarı ve özel hayatın gizliliğinin ihlali suçlarından kurulan beraat hükümleri ile mağdureler ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...'e karşı sarkıntılık düzeyinde kalan çocuğun cinsel istismarı suçundan kurulan mahkumiyet hükümleri ve mağdureler ... ve ...'e karşı sarkıntılık düzeyinde kalan çocuğun cinsel istismarı ve tehdit suçlarından İlk Derece Mahkemesince kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik katılan Bakanlık vekili ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile;
a) Mağdure ...'e karşı çocuğun cinsel istismarı ve özel hayatın gizlilğinin ihlali suçlarından açılan kamu davalarında; her iki suç için isnat edilen eylemin çocukları kullanarak müstehcen görüntü üretimi kapsamında müstehcenlik suçunu oluşturduğu anlaşıldığından sanığın bu suçtan, 5237 sayılı Kanun’un 226 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ve 53 üncü maddesi uyarınca 4 yıl 2 ay hapis ve 80 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar vermiştir.
b) Mağdureler ..., ..., ..., ... ve ...’e yönelik sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçlarından, 6763 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci ve üçüncü cümlesi, 43 üncü maddesinin birinci

fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 5 yıl 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar vermiştir.
c) Sanık hakkında mağdure ..., ..., ..., ... ve ...'e yönelik sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçlarından, 6545 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin (yazıyla) inci fıkrası uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar vermiştir.
d) Mağdure ...'e yönelik tehdit suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar vermiştir.
e) Mağdureler ..., ..., ... ve ...’e yönelik çocuğun cinsel istismarı suçundan açılan kamu davasında, sanığın eyleminin sarkıntılık düzeyinde kalan çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturduğu anlaşıldığından, 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına kesin olarak karar vermiştir.
f. Mağdureler ..., ... ve ...’e yönelik çocuğun cinsel istismarı suçundan açılan kamu davasında, sanığın eyleminin sarkıntılık düzeyinde kalan çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturduğu anlaşıldığından, 6545 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına kesin olmak üzere karar vermiştir.
g. Mağdure ...’e yönelik tehdit suçundan açılan kamu davasında, şikayetten vazgeçme nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 73 üncü maddesi ile 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesi uyarınca düşmesine karar verilmiştir.

4. Sanık hakkında ..., ..., ...... ve ...’e karşı çocuğun basit cinsel istismarı suçundan kamu davaları açıldığı kabul edilerek İlk Derece Mahkemesince kurulan beraat hükümlerine yönelik katılan Bakanlık vekili ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca mağdureler hakkında iddianamede bir eylem anlatımı olmadığı gibi sevk maddelerinin de gösterilmediği, buna göre açılmış bir kamu davasının bulunmadığı anlaşıldığından ..., ..., ...... ve ... yönünden hükümlerin kaldırılmasına, bu hususta hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafilerinin Temyiz İstemleri
Kararın, beraat, düşme, karşı tarafın istinaf başvurusunun redddine dair kısımlarına katıldıklarına, cezalandırma yönündeki kısımlarının ise hukuka aykırı olduğuna, kesin olduğu belirtilen hükümlerin temyiz dilekçesinde incelenmeyeceğine, Bölge Adliye Mahkemesince mahkumiyet kararı verilen mağdurelerin kolluk beyanları ile Mahkeme beyanlarının çeliştiğine, mağdure beyanlarının hayatın olağan akışına aykırı olduğuna, sanık aleyhine hiçbir delil bulunmadığına, mağdurelerin olaydan sonra bu durumları ailelerine anlatmadıklarına, şikayetçilerin görgüye dayalı bilgilerinin olmadığına, mağdurelerin

olayları öğretmenlerine intikal ettirmediğine, ifade sırasında pedagog bulunup bulunmadığının belli olmadığına, ifadelerin usulüne uygun alınmadığına, taraflar arasında husumet bulunduğuna, tanıkların dinlenmediğine, kamera kayıtlarına yakalanmış bir olay bulunmadığına, gerekçenin hukuka aykırı olduğuna, mağdurelerin beyanlarının güvenilir olup olmadığının araştırılmadığına, Mahkemenin gerekçeli kararının mantıktan ve hukuktan yoksun olduğuna, idari soruşturmanın kabul edilemeyeceğine, sanığın cep telefonundan çıkan kayıtlarda mevcut dava ile ilgili delil elde edilemediğine, telefonda çıkan kadın göğsünün mağdure ...'e ait olamayacağına ilişkindir.

B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Kesin olan hükümler haricindeki hükümlere karşı aleyhe temyiz isteminde bulunduklarına, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, mağdurelerin ilk beyanları ve dosya kapsamındaki diğer deliller kül halinde değerlendirildiğinde sanığın iddianame de yer alan söz konusu suçları mağdurelere karşı işlediğinin sabit olduğuna, Mahkemece bazı mağdureler bakımından bazı suçlardan sanık ile ilgili esastan ret, mahkumiyet, beraat, hüküm verilmesine yer olmadığına ve düşme kararları vermesinin, bazı suçlarda sarkıntılık düzeyini aşan cinsel istismardan hüküm verilmesi gerekirken sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarından ceza verilmesinin, bazı suçlarda ise sanığa verilen cezaların alt sınırdan verilmesinin sanığın cezasında takdiri indirime gidilmesinin hukuka ve yasaya da aykırı olduğuna, Mahkemece verilen cezaların az olduğuna, sanığın en üst hadden cezalandırılması gerektiğine, katılan kurum lehine vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğine ilişkidir.

III. GEREKÇE
İddianamede ...'ün isminin "...", İlk Derece Mahkemesinin gerekçeli kararın hüküm bölümünde, mağdure ...'in isminin "Pelin Özçelik" şeklinde yazılması mahallinde düzeltilmesi mümkün maddi yazım hatası olarak kabul edilmiştir.

A. Mağdureler ..., ..., ...... ve ...’e Karşı Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Verilen Hüküm Kurulmasına Yer Olmadığıda Dair Kararlar Yönünden
İlk derece mahkemesince anılan mağdurelere karşı çocuğun cinsel istismarı suçundan kamu davaları açıldığı kabul edilerek ayrı ayrı beraat hükümleri kurulmuş ise de, mağdurelere yönelik usulüne uygun düzenlenen iddianameyle açılmış bir kamu davası bulunmadığından, Bölge Adliye Mahkemesince mağdurelere yönelik sanık hakkında verilen beraat hükümlerinin kaldırılmasıyla bu hususta hüküm kurulmasına yer olmadığına dair kararın 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinde sınırlı sayıda düzenlenip temyizi mümkün olan hükümler arasında yer almadığı anlaşıldığından bu husustaki katılan Bakanlık vekilinin temyiz isteminin REDDİ gerekmiştir.

B. Mağdurelerden ...'e Yönelik Tehdit, ..., ...'a Yönelik Cinsel Taciz Suçlarından Verilen Düşme Hükümleri ile ..., ..., ..., ...'e Yönelik Tehdit Suçundan Verilen Beraat Hükümlerine Yönelik Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteminin İncelenmesinde
İlk Derece Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen yargılama sonucunda mağdure ...'e yönelik tehdit suçundan, mağdureler Merve Akgün ve Semanur Çap'a yönelik cinsel taciz suçundan
verilen mahkumiyet hükümlerinin kaldırılarak şikayet yokluğu nedeniyle kamu davalarının düşmesine ve mağdureler ..., ..., ..., ...'e yönelik tehdit suçundan mahkumiyetlerine ilişkin verilen kararlara yönelik istinaf incelemesini gerçekleştiren Bölge Adliye Mahkemesince vaki istinaf başvurusunun kabulüyle hükümlerin kaldırılarak sanığın bu suçlardan beraatine dair kurulan hükümler 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca kesin olup temyiz edilemediğinden, katılan Bakanlık vekilinin temyiz isteminin aynı Kanun'un 298 inci maddesi gereğince REDDİNE karar vermek gerekmiştir.

C. Mağdurelerden ... ...’e, ...’e ve ...’a Yönelik Özel Hayatın Gizliliğinin İhlali Suçlarından, İlk Derece Mahkemesince Verilen Beraat Hükümlerinin Esastan Reddine Dair Kurulan Hükümler Yönünden
5237 sayılı Kanun'un 134 üncü maddesinde öngörülen temel cezanın, üst sınırının 10 yılın altında olması nedeniyle İlk Derece Mahkemesince kurulan beraat hükümlerine yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine dair verilen karar, 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (g) maddesi uyarınca kesin olup temyizi mümkün olmadığı anlaşılmıştır.

D. Mağdurelerden ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...,..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...,..., ..., ..., ..., ..., ...'e Yönelik Sarkıntılık Suretiyle Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan İlk Derece Mahkemesince Kurulan Mahkumiyet Hükümlerinin Kaldırılarak, Sanığın Atılı Suçtan Beraatine Dair Kurulan Hükümler ile Mağdureler ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...'a Yönelik Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan İlk Derece Mahkemesince Verilen Beraat Hükümlerine Yönelik İstinaf İstemlerinin Esastan Reddine Dair Kurulan Hükümlere Yönelik Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteminin İncelenmesinde
1. Mağdure beyanları, tanık anlatımları, raporlar, savunma ve tüm dosya kapsamı ile Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçesi nazara alındığında, katılan Bakanlık vekilinin suçun sübutuna yönelik temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla verilen Bölge Adliye Mahkemesince kurulan beraat ve esastan ret hükümlerinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

E. Sanık Hakkında ..., ..., ..., ...'e Yönelik Sarkıntılık Suretiyle Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hükümleri ile ...'e Yönelik Müstehcenlik Suçundan Kurulan Hükümlere Yönelik Sanık Müdafileri ile Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemlerinin İncelenmesinde
1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin

sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından kurulan hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamış olup katılan Bakanlık vekili ile sanık müdafilerinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

2. Katılan Bakanlık vekili vekalet ücreti talep etmiş ise de Bakanlığın davaya katılması doğrudan Anayasa ve kanundan kaynaklanan koruma görevine ilişkin olup, Bakanlığa yüklenen bir kamu görevidir. Bu kapsamda değerlendirme yapıldığında 5271 sayılı Kanun'un 237 ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan zarar görme şartı katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı ve vekili lehine koşulları sağlanmadığından vekalet ücretine hükmedilmemesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

F. Sanık hakkında ..., ...'a Yönelik Sarkıntılık Suretiyle Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Bölge Adliye Mahkemesince Kurulan Mahkumiyet Hükümlerine Yönelik Sanık Müdafileri ile Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemlerinin İncelenmesinde
Olayın intikal şekli ve zamanı, mağdurelerin aşamalardaki çelişkili ve başkaca delillerle desteklenmeyen beyanları, tanık anlatımları, raporlar, savunma ve tüm dosya kapsamına göre sanığın üzerine atılı suçları işlediğine dair cezalandırılmasına yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilerek beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi nedeniyle Mahkeme hükmünde hukuka aykırılık bulunmuştur.

IV. KARAR
A. Mağdureler ..., ..., ...... ve ...’e Karşı Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Verilen Hüküm Kurulmasına Yer Olmadığıda Dair Hükümler, ...'e Yönelik Tehdit Suçu ile ..., ...'a Yönelik Cinsel Taciz Suçundan Verilen Düşme Hükümleri ve ..., ..., ..., ...'e Yönelik Tehdit Suçundan Kurulan Beraat Hükümleri ve ..., ..., ... ile ...’a Yönelik Özel Hayatın Gizliliğinin İhlali Suçlarından Verilen Esastan Ret Hükümleri Yönünden
Gerekçenin (A), (B) ve (C) bölümlerinde açıklanan nedenlerle katılan Bakanılık vekilinin anılan kararlara dair temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Bölge Adliye Mahkemesince Mağdureler ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...,..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...,..., ..., ..., ..., ..., ...'e Yönelik Sarkıntılık Suretiyle Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Beraat Hükümleri ile ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...'a Yönelik Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Verilen Esastan Ret Hükümleri ve ..., ..., ..., ...'e Yönelik

Sarkıntılık Suretiyle Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Verilen Mahkumiyet Hükümleri ile ...'e Yönelik Müstehcenlik Suçundan Kurulan Mahkumiyet Hükmü Yönünden
Gerekçenin (D) ve (E) bölümlerinde açıklanan nedenlerle Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 23.12.2020 tarihli ve 2020/260 Esas, 2020/1203 Karar sayılı kararında katılan Bakanlık vekili ve sanık müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

C. Mağdureler ... ve ...'a Yönelik Sarkıntılık Suretiyle Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçenin (F) bölümünde açıklanan nedenlerle katılan Bakanlık vekili ve sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 23.12.2020 tarihli ve 2020/260 Esas, 2020/1203 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

20.06.2023 tarihinde karar verildi.