9. Ceza Dairesi 2022/15950 E. , 2023/2804 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ankara 35.Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.09.2022 tarihli ve 2021/169 Esas, 2021/305 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci ve üçüncü cümleleri ve 53 üncü maddesi uyarınca 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesinin, 05.01.2022 tarihli ve 2021/865 Esas, 2022/25 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik Cumhuriyet Savcısının ve sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. Ankara Bölge Adliyesi Mahkemesi 27. Ceza Dairesi kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 30.06.2022 tarihli ve 2022/3176 Esas, 2022/6915 Karar sayılı kararı ile özetle "...yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinde düzenlenen takdiri indirimin uygulanmasına veya uygulanmamasına ilişkin kararların da gerekçeli olmasının zorunlu olması dikkate alınarak yetersiz gerekçeyle uygulanmamasına karar verilmesi" nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
4. Ankara 35. Ağır Ceza Mahkemesinin 01.11.2022 tarihli ve 2022/306 Esas, 2022/ 424 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci ve üçüncü cümleleri, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılanlar Vekilinin Temyiz İsteği
Taraflarına karar tarihinde Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde belirtilen miktarda vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğine ilişkindir.
B. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği
Savunma haklarının kısıtlandığına, mağdure ve katılanların yargılamanın her aşamasında sanık aleyhine olmak üzere olayı abartarak ve değiştirerek sanığın ceza alması ya da daha fazla ceza alması için farklı beyanlarda bulunduklarına, sanığın cinsel amaç gütmediğine, sanığın soruşturma aşamasındaki ifadelerinin kendi beyanları olmadığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Mahkemece bozma üzerine yapılan yargılamada, mağdurenin aşamalardaki tutarlı beyanları, sanığın kısmi ikrar içeren çelişkili ifadeleri, mağdurenin anlatımları, uzman raporları ve tüm dosya kapsamına göre, mağdurenin babasının isteği üzerine aynı binada oturan komşusu sanığın evine giderek su anahtarı istediği, sanığın anahtarın bodrum katta garaj kısmında olduğunu söyleyerek mağdureyle birlikte bodrum kata indikleri, burada sanığın mağdureye belinden sarılarak mağdureyi iki yanağından öptüğü, "Sen de beni öp" dediği, mağdurenin istemsiz şekilde öper gibi yaptığı, sonra mağdureye "Seni dudaklarından öpebilir miyim?" diye sorduğu, mağdurenin "Hayır" cevabını vererek sanıktan uzaklaşmaya çalıştığı, sanığın tekrar "seni dudaklarından öpebilir miyim?" şeklinde teklifte bulunduğu, mağdurenin tekrar "Hayır" demesine rağmen sanığın mağdurenin belinden tutarak mağdureyi bırakmadığı, sanığın mağdurenin itmesi üzerine izin vermeyeceğini anlayınca ise mağdureyi bırakmak zorunda kaldığı, bunun üzerine "Sana para vereyim mi?" diye tekrar mağdureye yaklaşarak 5 TL çıkarıp verdiği ve tekrar mağdureyi belinden tuttuğu, kıyafetlerinin üzerinden mağdureye sarıldığı, parayı verirken "Bunu babana anlatma" diyerek mağdureyi bırakması şeklinde gerçekleşen olayda mağdure ile sanığın aralarında herhangi bir husumetin bulunmaması, yaşı itibariyle eylemin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamayacak düzeyde olan mağdurenin sanığa bu şekilde suç isnadında bulunması için bir sebebin olmaması hususları bir bütün olarak değerlendirildiğinde, sanığın mağdureye sarılarak, mağdurenin yanaklarından öperek ve beline sarılarak gerçekleştirdiği ani ve kesintili hareketler olarak sayılabilecek cinsel arzuları tatmine yönelik eylemlerinin sarkıntılık düzeyinde kalan çocuğun cinsel istismarı suçu kapsamında kaldığı anlaşılmakla sanığın 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi delaletiyle aynı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci ve üçüncü cümlelerinde düzenlenen sarkıntılık düzeyinde kalan çocuğun cinsel istismarı suçundan cezalandırılmasına karar verilmiş, sanığa verilen cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkisi de dikkate alınarak aynı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince indirim uygulanmıştır.
IV. GEREKÇE
1. Mahkemenin gerekçesi ile tüm dosya kapsamına göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırılarak vicdani kanıya ulaşıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, bu sebeple katılanlar vekili ve sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
2. Karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 14 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer verilen; “Kamu davasına katılma üzerine, mahkûmiyete ya da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise vekili bulunan katılan lehine Tarifenin ikinci kısım ikinci bölümünde belirlenen avukatlık ücreti sanığa yükletilir.” şeklindeki düzenleme karşısında, kendisini vekille temsil ettiren katılan lehine 17.400 TL vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde 8.200 TL belirlenmesi suretiyle vekalet ücretinin eksik tayinine karar verilmesi isabetli bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle katılanlar vekilinin ve sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Ankara 35.Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.11.2022 tarihli ve 2022/306 Esas, 2022/424 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi gereği hüküm fıkrasında vekalet ücretine ilişkin paragrafta yer alan; “8.200 TL" ibaresinin çıkartılarak yerine "17.400 TL" eklenmesi suretiyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca Ankara 35. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.05.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!