9. Ceza Dairesi 2022/15918 E. , 2023/4509 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Çorlu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 15.11.2019 tarihli ve 2019/1875 Esas, 2019/308 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurularının İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin 15.11.2019 tarihli kararı ile esastan reddine karar verilmiştir.
3. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin 15.11.2019 tarih ve 2019/1875 Esas, 2019/308 Karar sayılı kararının, sanık müdafii ve katılan Bakanlık vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesinin 24.02.2021 tarih ve 2020/2887 Esas, 2021/1443 Karar sayılı kararı ile ''Çorlu Devlet Hastanesi Sağlık Kurulunun 15.01.2013 günlü raporunda mağdurede hafif düzeyde mental retardasyon bulunup, buna göre yüzde elli oranında özürlü olduğunun bildirilmesi ve tüm dosya içeriği karşısında, ilk derece mahkemesince mağdurenin dava dosyasıyla birlikte İstanbul Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kuruluna sevk edilip, suç tarihinde herhangi bir akıl hastalığı veya akıl zayıflığı bulunup bulunmadığı, varsa bu durumun hekim olmayanlar ile kendisini tanıyanlar veya çevresinde yaşayanlarca anlaşılıp anlaşılamayacağı, beyanlarına itibar edilip edilemeyeceği, tespit edilecek durumun kendisine yönelik cinsel istismar eyleminin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneğine etkisi bulunup bulunmadığı ve mağduru bulunduğu eyleme karşı beden veya ruh bakımından kendisini savunup savunamayacağı hususlarında açıklayıcı rapor aldırılması ve 5271 sayılı CMK'nın 217. maddesinde hakimin kararını ancak duruşmaya getirilmiş ve huzurda tartışılmış delillere dayandırabileceği hususunun düzenlenmesi karşısında, her ne kadar aynı Kanunun 236. maddesinin ikinci fıkrasının birinci cümlesinde 'İşlenen suçun etkisiyle psikolojisi bozulan çocuk veya mağdur, bu suça ilişkin soruşturma veya kovuşturmada tanık olarak bir defa dinlenebilir' ifadesine yer verilmiş ise de, maddi gerçeğin aydınlatılması açısından zorunlu olduğu durumlarda mahkeme tarafından da mağdurun tekrar dinlenebileceği nazara alınıp, aynı zamanda olayın tek tanığı konumundaki mağdurenin CMK'nın 210/1 ve 236/2. maddeleri gereğince temin edilerek ayrıntılı ifadesinin alınmasından sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi karşısında, anılan hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddedilmesi'' nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
4. Çorlu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.04.2022 tarihli ve 2021/152 Esas, 2022/142 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi ile 43 üncü, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Sanığın savunmalarının istikrarlı olduğuna, tanık ...'nın beyanlarının görgüye dayanmadığına, dükkanda güvenlik kamerası olması nedeniyle sanığın söz konusu eylemleri gerçekleştirmesinin mümkün olmadığına, şüphe halinin sanık lehine yorumlanması gerektiğine ilişkindir.
B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Alt sınırdan uzaklaşılarak karar verilmesine, takdiri indirim uygulanmamasına ve vekalet ücreti verilmesine ilişkindir.
C. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi
Alt sınırdan uzaklaşılarak ceza verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Mahkemece "Sanığın üzerine atılı çocuğa karşı cinsel istismar suçunda korunan ortak hukuki değer kişilerin cinsel dokunulmazlığıdır. Cinsel dokunulmazlık, kişilerin vücudu üzerinde cinsel davranışlarda bulunulması suretiyle ihlal edilir. TCK 103. maddenin birinci fıkrasında, cinsel istismar suçunun temel şekli tanımlanmıştır. Bu suçun oluşabilmesi için, cinsel arzuları tatmin amacına yönelik davranışlarla kişinin vücut dokunulmazlığının ihlal edilmesi gerekir. Suçun temel şekline ilişkin maddi unsuru kişinin vücudu üzerinde gerçekleştirilen, cinsel arzuları tatmin amacına yönelik ve fakat cinsel ilişkiye varmayan cinsel davranışlar oluşturmaktadır. Suçun oluşması için, gerçekleştirilen hareketlerin objektif olarak şehevi netilikte bulunmaları yeterlidir. Failin şehevi arzularının fiilen tatmin edilmiş olması gerekmez. Cinsel istismar suçunun özelliği, bu suçu oluşturan fiillerin mağdurun iradesi dışında gerçekleştirilmesidir. Mağdura karşı cebir veya tehdit yada hile kullanılabileceği gibi örneğin bilincinin yitirilmesine neden olmak veya örneğin uyku hali dolayısıyla bilincinin kapalı olmasından yararlanmak suretiylede bu suçlar işlenebilirler, maddenin dördüncü fıkrasına göre bu suçun işlenmesi sırasında mağdurun direncinin kırılmasını sağlayacak ölçünün ötesinde cebir kullanılması durumunda ayrıca kasten yaralama suçundan dolayı cezaya hükmetmek gerekecektir. Suçun faili erkek veya kadın gerçek her kişi olabilir. Suçun mağduru ise kural olarak henüz 18 yaşını doldurmamış olan çocuklardır. Atılı suçun maddi konusu çocuğun vücudu, cinsel bütünlüğüdür. Basit cinsel istimar suçunun maddi unsuru çocuğun vücudu üzerinde gerçekleştirilen ve objektif olarak cinsellik niteliği taşıyan fakat cinsel ilişkiye varmayan cinsel davranışlardır. Nitelikli cinsel istismar suçunda ise vücuda organ veya sair cisim sokulması suretiyle eylemin gerçekleştirilmesidir. Suçun manevi unsuru genel kast olup, saikin cinsel saldırı suçunun temel şekli veya nitelikli halinin oluşumuna bir etkisi olmayıp ayrıca bu suçun taksirle işlenmesi mümkün değildir. Suçun birden fazla kişi ile birlikte işlenmesi halinde suçun nitelikli hali oluşur. Çocuklara karşı cebir veya tehdit kullanmak suretiyle eylemin gerçekleştirilmesi halinde de cinsel istismar suçunun nitelikli hali oluşur. Cinsel istismar suçun küçüğün cinsel dokunulmazlığını ihlal eden davranışın yapıldığı yada vücuda organ veya sair cismin sokulduğu anda tamamlanır. Ancak elverişli vasıtalarla başlanan icra hareketlerinin engel bir nedenle tamamlanamaması halinde eylemin teşebbüs aşamasında kaldığı kabul edilir. Diğer taraftan TCK nun 103/1-2.cümlesinde eylemin sarkıntılık düzeyinde kalması durumu müeyyideye bağlanmıştır. Sarkıntılık düzeyinde kalan cinsel istismar suçunda eylem ani ve kesintili olup süreklilik arz etmemektedir. Ancak eylem belirli bir ağırlığa ulaştıysa, ani ve kesintili olduğundan söz edilemiyorsa sarkıntılık düzeyinde kaldığından bahsedilemeyecektir. Mahkememizin 06/03/2019 Tarih, 2018/352 Esas ve 2019/129 Karar sayılı hükmü Yargıtay 14. Ceza Dairesinin 24/02/2021 Tarih, 2020/2887 Esas ve 2021/1443 Karar sayılı ilamıyla bozulmuş olup bu kez; Yapılan açık yargılama sonunda; iddia, sanık ... savunmaları, katılanlar ... ***, ... *** ve tanık ... *** beyanları, İstinaf İlamı, Yargıtay Bozma İlamı, doktor raporları, nüfus ve sabıka kayıtları birlikte değerlendirildiğinde; sanığın mağdurun babasına ait işyerinde çalıştığı, olay tarihinde sanığın iş yapacağı binaya mağdurun da birlikte gittiği, bu sırada sanığın mağdurun pantolonunu ve külotunu çıkarttığı, kendi pantolonunun fermuarını açarak cinsel organını çıkarttığı ve mağdurun bacaklarının arasına dokundurduğu, sonrasında mağdura annen baban gidecek sen gitme biz burada sinkaf edelim şeklinde sözler söylediği, mağdur binadan çıktıktan sonra babasının dükkanına döndüğü, sanığın dükkana gelince mağdurun elbisesinin içinden göğüslerini ve poposunu ellediği ve sıktığı, mağdurun gerek hazırlık anlatımı gerekse çocuk izleme merkezinde alınan beyanlarının aynı doğrultuda ve olayı ayrıntılı olarak anlatır şekilde olduğu, mağdurun çocuk izleme merkezinde alınan beyanına iştirak eden adli görüşmecinin de mağdurun anlatımının verdiği duygusal tepkiler ile uyumlu olduğu ve anlatımına güvenilebileceğine dair görüş bildirdiği, mağdurun olayın akşamında söz konusu istismar olayını ablasına anlattığı ve bu şekilde adli mercilere olayın intikal ettiği, mağdurun olayı ilk olarak anlattığı ablası tanık ... ***'nin mağdurun tüm aşamalardaki beyanınlarını doğrular şekilde olayın kendisine anlatılış şeklini beyan ettiği, mağdurun beyanlarında sanığın kendisine "annen baban gidecek biz sinkaf edeceğiz" şeklinde sözler söylediğini belirttiği, tanık ...'nın anlatımında olayın meydana geldiği hafta kendilerinin Denizli'ye gideceklerini belirttiği, mağdurun sanık tarafından kendisine söylendiğini belirttiği sözlerin ve gerçekleşen eylemlerin bu kapsamda gerçeğe uygun olduğu değerlendirilmiş olmakla; Yargıtay Bozma İlamı kapsamında, mağdurun İstanbul ATK 6. İhtisas Kurulu'na sevki sağlanarak hakkında rapor aldırıldığı, tanzim edilen 11.03.2022 tarihli rapora göre, mağdurda mevcut sınır-hafif derecede zeka geriliğinin mağduru bulunduğu olaya ilişkin ruhsal yönden mukavemet etmesine mani derecede olduğu, fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamayacağı, zeka geriliğinin hekim olmayanlar ve yakını olmayanlar tarafından ilk bakışta anlaşılamayacağı, beyanlarına itibar edilebileceği şeklinde görüş bildirildiği, suç tarihi itibariyle mağdurun 15 yaşından küçük bulunduğu dikkate alınarak yukarıda izahına çalışılan olay anlatımı ve gerekçe uyarınca; sanığın üzerine atılı çocuğun cinsel istismarı suçunu, aynı gün içerisinde hem binada hem de dükkan içerisinde (mağdurun olayın sıcaklığıyla beyan ettiği şekliyle) işlediği kanaatine varılarak sanığın eylemine uyan TCK'nın 103/1-1.cümle ve 43/1. maddeleri uyarıca cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiği yolunda duruşma sürecinde tam bir vicdani kanaat hasıl olmuş, aradan geçen uzun zaman aralığı ve mağdurun bireysel özellikleri dikkate alınarak kovuşturma aşamasında, bozma sonrası alınan beyanları olayın sıcağı sıcağına alınan beyanları çerçevesinde değerlendirilmiştir." şeklinde hüküm kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık ve suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafii, katılan mağdure vekili ve katılan Bakanlık vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Çorlu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.04.2022 tarihli ve 2021/152 Esas, 2022/142 Karar sayılı kararında sanık müdafii, katılan mağdure vekili ile katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca Çorlu 1. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.06.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!