WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 16 Temmuz 2026

YARGITAY 9. CEZA DAİRESİ

A- A A+

9. Ceza Dairesi         2022/15852 E.  ,  2023/3007 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/1019 E., 2022/1292 K.
SUÇ : Reşit olmayanla cinsel ilişki
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Fethiye Cumhuriyet Başsavcılığının, 01.04.2013 tarihli ve 2013/1100 Esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.

2. Fethiye 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.03.2015 tarihli ve 2013/183 Esas, 2015/183 Karar sayılı kararı ile çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan dolayı 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği yargılamasının temini için dosyanın görevli ve yetkili Fethiye Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

3. Fethiye Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.10.2016 tarihli ve 2016/11 Esas, 2016/293 Karar sayılı kararı ile sanığın 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.

4. İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesi istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 104 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 43 üncü maddesi ile 53 üncü madde uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

5. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesi kararının temyizi üzerine Dairemizin 12.04.2022 tarihli ve 2021/28456 Esas, 2022/3424 Karar sayılı kararı ile kararın basit yargılama usulü yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle bozulmuştur.

6. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, 29.06.2022 tarihli ve 2022/1019 Esas, 2022/1292 Karar sayılı kararı ile basit yargılama usulü uygulanmaksızın sanık hakkında reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan mahkumiyet kararı verilmiştir.

7. Dava dosyasının, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 26.11.2022 tarihli ve 9 - 2022/122084 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz Talebi
Sanığın çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçu yerine reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan cezalandırılmasının hukuka aykırı olduğu, sanık hakkında takdiri indirim uygulanmaması gerektiği, 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesi uyarınca yapılan artırım oranının daha yüksek belirlenmesi gerektiği ayrıca kurum lehine vekalet ücreti tayin edilmesi gerektiğine yönelik istemden ibarettir.

B. Sanık Müdafinin Temyiz Talebi
Mağdurenin ifadelerinin tutarsız olduğu, sanığın mağdureye yönelik darp/cebir şeklinde bir zorlamasının olmadığının dosya kapsamında alınan raporda sabit olduğu, katılanın sanık ile cinsel ilişkiye girip girmediği hususunda her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı bir delil bulunmadığından bahisle hükmün bozulması istemine yöneliktir.

III. OLAY VE OLGULAR
Bozma Sonrası Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Katılan mağdure, sanığın, intikalden üç ay öncesinde başlayan süreç içerisinde, farklı yerlerde, bir çok kez organ sokma suretiyle kendisini istismar ettiğini, sanığın ise mağdureyi kızı gibi gördüğünü ve eğitimi için ona destek sağladığını beyan ettiği anlaşılmış olup; sırf yardım olsun diye on altı yaşlarında bir kıza ev tutup tüm okul masraflarını ödemesi ve yine ...'in evinde bir ... kızla aralarında yakın bir akrabalık bağı bulunmayan iki kişinin aynı odada yatmaları ve bunun birden fazla gerçekleşmesi hayatın mutat akışına uygun olmadığından sanığın mağdureyle herhangi bir cinsel ilişkiye girmediği yönündeki savunmalarına itibar edilmediği gibi mağdureninde sanığın kendisine zorla tecavüz ettiği yönündeki beyanlarına itibar edilmeyip, sanık ve mağdurenin rızaları doğrultusunda birden fazla kez ve çeşitli yerlerde cinsel ilişkiye girdikleri kabul edilmiş, cinsel ilişki eylemleri sırasında mağdurenin henüz on sekiz yaşını tamamlamadığı ve mağdurenin şikayetçi olması nedeniyle sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 104 üncü maddesinin birinci fıkrasında belirtilen reşit olmayanla cinsel ilişki suçunu oluşturduğu ve bunun birden fazla kez gerçekleşmesi nedeniyle sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinde belirtilen zincirleme suç hükümlerinin uygulanmıştır.

Mahkemenin Basit Yargılama Usulünün Uygulamama Gerekçesi
Sanığın eyleminin nitelendirilmesi ve suçun sübutunun gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespiti için duruşmalı yargılama yapılması gerektiğinden, yargılamanın CMK'nın 251. Maddesi gereğince basit yargılama usulü uygulanmaksızın genel hükümlere göre duruşmalı icra edilmesine ve basit yargılama usulünün uygulanmasına bu gerekçeyle ve takdiren gerek ve yer olmadığına karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinde basit yargılama usulü düzenlenmiştir. Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir. Basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verildiği takdirde mahkeme iddianameyi sanık, mağdur ve şikayetçiye tebliğ ederek beyan ve savunmalarını on beş gün içinde yazılı olarak bildirmelerini ister. Yapılan tebligatta duruşma yapılmaksızın hüküm verilebileceği hususu da belirtilir.
Basit yargılama usulünde, beyan ve savunma için verilen süre dolduktan sonra mahkemece duruşma yapılmaksızın ve Cumhuriyet savcısının görüşü alınmaksızın, sanık hakkında 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinde sayılan kararlardan birine hükmedilebilir.
5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin üçüncü fıkrasına göre basit yargılama usulünün uygulanması sonucunda sanık hakkında mahkumiyet kararının verilmesi halinde sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir.
Suç tarihine göre sanığın işlediği reşit olmayanla cinsel ilişki suçunun üst sınırının iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektirmesi ve Mahkemece bozma öncesi gerçekleştirilen yargılama sonucunda verilen ilk mahkumiyet kararının temyiz incelemesinde Yargıtay 9. Ceza Dairesinin, 12.04.2022 tarihli ve 2021/28456 Esas, 2022/3424 Karar sayılı ilamı ile kararın basit yargılama usulü yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle bozulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Anılan karara istinaden sanığın hukuki durumunun basit yargılama usulü hükümleri açısından yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğundan bahisle bozulması üzerine söz konusu ilama uyan mahkemece esasen ceza miktarı itibarıyla sanığın lehine olan basit yargılama usulünün tatbiki suretiyle hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde uygulama yapılması hukuka aykırılık bulunmuştur.
Bozma sebebine uygun olarak Tebliğnamede onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
Mahkemenin gerekçesinde açıkladığı üzere sübuta ilişkin değerlendirmesinin ve yukarıda açıklanan nedenler dışında suça ilişkin yaptırım hükümlerine ilişkin uygulamasının yerinde olduğu anlaşıldığından Bakanlık vekilinin temyiz talepleri yerinde görülmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, 29.06.2022 tarihli ve 2022/1019 Esas, 2022/1292 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

10.05.2023 tarihinde karar verildi.

Hükme iştirak eden üye ...'un karar yazımından önce 28.07.2023 tarihinde vefat etmesi nedeniyle imza eksikliğinin giderilemediğine dair 5271 sayılı CMK'nın 232/5. maddesine istinaden düşülen iş bu şerhin altı imzalanmıştır.