WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 11 Temmuz 2026

YARGITAY 9. CEZA DAİRESİ

A- A A+

9. Ceza Dairesi         2022/15613 E.  ,  2023/3092 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER : Beraat

Sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen kararın istinaf kanun yoluna tabi olduğu belirlenmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozma üzerine sanık hakkında, çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan hükmün, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Muğla 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.12.2016 tarihli ve 2014/375 Esas, 2016/244 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan açılan davada, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, ikinci ve altıncı fıkraları ile 62 nci maddesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis cezasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, 10.02.2017 tarihli ve 2017/406 Esas, 2017/280 Karar sayılı kararı ile sanık müdafii, katılan Bakanlık vekili ile katılan mağdure vekilinin istinaf başvurularının "Mahkemece sanığa toplam 1393,15 TL yargılama gideri yükletilmesi gerektiği halde 185,40 TL yargılama gideri hükmedilmesi hukuka aykırı ise de, bu husus yeniden duruşma yapmayı gerektirmeyip, CMK'nın 280/1.a ve 303/1.h maddelerinin verdiği yetkiye dayanılarak düzeltilmesi mümkün olduğundan hüküm fıkrasındaki 'Hakkında mahkumiyet kararı verilen sanığın Devlet Hazinesinden harcama yapılmasına sebep olduğu aşağıda dökümü yapılan (185,40 TL) TL yargılama giderinin, 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 324, 325/1-2 maddeleri uyarınca sanığa yüklenmesine, karar kesinleştiğinde 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 324. maddesinin (4). fıkrası uyarınca, Harçlar Kanunu hükümlerine göre yargılama giderinin tahsili için harç tahsil müzekkeresi yazılıp Vergi Dairesine verilmesine,' ilişkin fıkra kaldırılıp yerine 'Hakkında mahkûmiyet kararı verilen sanık ... için yapılan davetiye gideri 72 TL, posta gideri 65,15 TL, Adli Tıp gideri 100 TL, rapor için sevk araç gideri 500 TL, mağdur için CMK'nın 234/2 maddesi gereğince tayin edilen zorunlu vekil gideri olan 656 TL olmak üzere toplam 1393,15 TL'nin sanıktan CMK 324/1 maddesi gereğince tahsiline' ibaresinin eklenmesi suretiyle, Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere CMK’nın 280/1.a ve 286/1. maddeleri gereğince İstinaf başvurusunun esastan reddine" karar verilmiştir.

3. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesi kararının, sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 17.05.2022 tarihli ve 2021/21177 Esas, 2022/4608 Karar sayılı kararı ile "Mağdurenin aşamalarda değişen çelişkili anlatımları, iddiaları desteklemeyen tanık anlatımları, savunma ile tüm dosya kapsamı nazara alındığında, ilk derece mahkemesinin kabulünde yer alan sübuta ilişkin delillerin dosya içeriğiyle çelişmesi nedeniyle mahkûmiyet kararının yerinde olmadığı anlaşıldığından, söz konusu hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddedilmesi, nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine" karar verilmiştir.

4. Muğla 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.10.2022 tarihli ve 2022/150 Esas, 2022/219 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraati ile Mahkemenin ilk kararında sanık hakkında yapılan suç duyurusu üzerine düzenlenen iddianame ile açılan ve mevcut dosya ile birleştirilen kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan da aynı Kanun'un aynı maddesi uyarınca beraatine karar verilerek dava dosyası, 5271 sayılı Kanun'un 307 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca doğrudan temyiz merciine gönderilmiştir.

5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 04.12.2022 tarihli ve 9-2022/145437 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi
Mağdurenin beyanlarının çelişkili olmadığını, sadece baraja gitmeleri konusunda farklı beyanda bulunduğunu, cinsel istismar konusunda olayın başından beri aynı şeyi anlattığını, bu durumda mağdure ile sanığın buluşma şeklinin önem arz etmediğini, suçun niteliği gereği görgü tanığının olamayacağını, sanığın mağdure ile barajda sadece sohbet ettikleri savunmasının inandırıcı olmadığını, zira aradaki yaş farkına göre akran olmadıklarını, dosyadaki mevcut raporların mağdurenin beyanların doğruladığını, anılan nedenlerle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.

B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Olayın ıssız bir mekanda ve arabanın içinde gerçekleşmiş olması nedeni ile görgü tanığının bulunmadığını, ancak mağdurenin arkadaşı Dicle’nin, mağdurenin, sanığın kendisine tecavüz ettiğini söylediğini ifade ettiğini, alınan raporların eylemin varlığını kanıtladığını, bu nedenle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Mahkemesince "Muğla Cumhuriyet Başsavcılığı'nın esas sayılı iddianamesi ile açılan dava üzerine, mahkememizce yapılan yargılama sürecinde, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamının birlikte değerlendirilmesi sonucunda, mahkememizce edinilen vicdani kanaate göre;
Mağdure ... ile sanık ...'nin 2013 yılı Ekim ayı içerisinde Facebook isimli sosyal paylaşım sitesinde tanışıp arkadaş oldukları, bir süre sonra olay sabahı sanığın mağdureyi arabası ile okula bırakmayı teklif ettiği, mağdurenin de kabul ettiği, sabah erken saatlerde sanığın arabasıyla mağdureyi evinin yakınından aldığı, bir süre sonra mağdurenin arabanın okul yolundan saptığını fark ettiği ve arabadan inmek istediği, ancak sanığın buna müsaade etmediği ve mağdureyi Akgedik Barajına doğru tenha bir yere götürdüğü, daha sonra arabanın arka koltuğunda zorla organ sokmak suretiyle mağdure ile cinsel ilişkiye girdiği, bu şekilde sanığın çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediği iddia edilmiş ise de,
Mağdurenin aşamalarda değişen çelişkili anlatımları, iddiaları desteklemeyen tanık anlatımları, savunma ile tüm dosya kapsamı nazara alındığında, sanığın savunmalarının aksine cezalandırılmasını gerektirir her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden 'şüpheden sanık yararlanır' evrensel ilkesi gereğince CMK'nun 223/2-e maddesi uyarınca sanığın üzerine atılı çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından ayrı ayrı beraatine" şeklindeki gerekçeyle karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Sanık Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Mahkemece sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan gerçekleştirilen yargılama sonucunda kurulan 07.12.2016 tarihli ve 2014/375 Esas, 2016/244 Karar sayılı hükme dair Bölge Adliye Mahkemesince verilen 10.02.2017 tarihli ve 2017/406 Esas, 2017/280 Karar sayılı hükmün temyiz incelemesini yapan Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 17.05.2022 tarihli ilamıyla bozulmasının ardından

Mahkemece yapılan suç duyurusuna istinaden Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 21.03.2017 günlü iddianame ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan açılan kamu davasının iş bu temyize konu dosyanın birleştirilmesine karar verilmesinden sonra bu suçlardan kurulan 11.10.2022 tarihli ve 2022/150 Esas, 2022/219 Karar sayılı hükümler temyiz edilmiş ise de, sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen kararın Bölge Adliye Mahkemelerinin faaliyete geçtiği 20.07.2016 tarihinden sonra verilmesi nedeniyle istinaf kanun yoluna tabi olduğu ve 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan 20.07.2016 tarihinden önce İlk Derece Mahkemelerince verilen hükümlerin temyiz incelemesinde bozulması üzerine mahkemesince yapılacak yargılama sonucunda kurulacak ikinci hükümlerin de temyiz incelemesine tabi olacağı yönündeki düzenleme gözetildiğinde, sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüyle ilgili daha önceden Bölge Adliye Mahkemesince karar verilmediği gibi temyiz incelemesine de konu olmadığı anlaşıldığından, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen kararın istinaf incelemesinin gerçekleştirilmesi sağlanmak üzere Muğla 2. Ağır Ceza Mahkemesine iadesine karar vermek gerekmiştir. Açıklanan nedenle Tebliğname'deki görüşe iştirak edilmemiştir.

B. Sanık Hakkında Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Mahkemenin kararında kabul ve takdir kılınmış beraat hükmü usul ve kanuna uygun bulunduğundan, katılan mağdure vekili ve katılan Bakanlık vekilinin yerinde görülmeyen temyiz talepleri reddedilmiştir.

V. KARAR
A. Sanık Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun'un 25 ve geçici 2 nci maddeleri uyarınca kurulan Bölge Adliye Mahkemelerinin 07.11.2015 tarihli ve 29525 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan karar uyarınca tüm yurtta 20.07.2016 tarihinde göreve başladığı, bu tarihten sonra verilen kararların istinaf kanun yoluna tabi olduğu, sanık hakkında verilen hükmün daha önceden Yargıtay incelemesinden geçmediği, 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesi ile değiştirilen 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrasının uygulanma koşullarının bulunmadığı ve inceleme konusu hükmün, 5271 sayılı Kanun'un 272 nci maddesi ve devamı uyarınca istinaf kanun yoluna tabi olduğu, kanun yolunun re’sen dikkate alınacağı anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanun’un 272 nci ve devamı maddeleri uyarınca inceleme yapılmak üzere dava dosyasının, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,

B. Sanık Hakkında Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle Muğla 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.10.2022 tarihli ve 2022/150 Esas, 2022/219 Karar sayılı kararında katılan Bakanlık vekili ile katılan mağdure vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle, TEMYİZ İSTEMLERİNİN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan hüküm yönünden 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca Muğla 2. Ağır Ceza Mahkemesine, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hüküm açısından ise yetkili ve görevli Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

15.05.2023 tarihinde karar verildi.