9. Ceza Dairesi 2022/15496 E. , 2024/1448 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/2 E., 2022/203 K.
SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma,
tehdit
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ- OLAY VE OLGULAR
Temyiz İncelemesinin Kapsamına Göre;
1. Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı ve tehdit ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından açılan kamu davalarının Adana 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.02.2012 tarihli ve 2012/113 Esas, 2012/67 Karar sayılı kararıyla birleştirilmelerine ve Adana 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.11.2012 tarihli ve 2011/821 Esas, 2012/928 Karar sayılı kararıyla Ağır Ceza Mahkemesine görevsizlik kararı verilmiştir. Adana 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.10.2014 tarihli ve 2012/498 Esas, 2014/397 Karar sayılı kararıyla mevcut delillerin değerlendirilmesi ile sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 6545 sayılı Kanun ile değişiklik sonrası 103 üncü maddesinin birinci fıkrası, 103 üncü maddesinin dördüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan aynı Kanun'un 109 uncu maddesinin; birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, tehdit suçundan aynı Kanun'un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi ve 62 nci maddesi uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 09.11.2021 tarihli ve 2021/1718 Esas, 2021/9038 Karar sayılı kararı ile hükümlerin "...Mahkemece kısa kararın açıklandığı oturumda Tufanbeyli K1 Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda başka suçtan hükümlü bulunan ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 196. maddesi uyarınca duruşmadan bağışık tutulmaya yönelik talebi bulunmadığı dosya içeriğinden anlaşılan sanığın, duruşmada hazır edilmeksizin veya SEGBİS yoluyla katılımı sağlanmaksızın yokluğunda yargılamaya devam edilerek yazılı şekilde mahkumiyet kararları verilmesi suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,..." gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
2. Bozma üzerine Adana 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 24.05.2022 tarihli ve 2022/2 Esas, 2022/203 Karar sayılı kararıyla mevcut delillerin değerlendirilmesi ile sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Kanun'un 6545 sayılı Kanun ile değişiklik sonrası 103 üncü maddesinin birinci fıkrası, 103 üncü maddesinin dördüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan aynı Kanun'un 109 uncu maddesinin; birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, tehdit suçundan aynı Kanun'un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi ve 62 nci maddesi uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
3. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği
Mağdurenin beyanlarının çelişkili olduğuna ve bu beyanları destekleyen herhangi bir delil olmadığına, iddiaların hayatın olağan akışına aykırı olduğuna, eksik araştırma ile hüküm kurulduğuna, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin nazara alınması gerektiğine, kabul anlamına gelmemekle birlikte mağdurenin ruh sağlığındaki bozulmanın derecesi ve dosya ile nedensellik içerisinde olup olmadığı tespit edilemeyeceğinden 6545 sayılı Kanun değişikliğinden önceki maddelerin sanık lehine olduğuna, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara yöneliktir.
III. GEREKÇE
A. Sanık Hakkında Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Sanık Hakkında Tehdit Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Oluşa uygun kabule göre sanığın işlediği tehdit suçunun 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde düzenlenip, belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü ve suç tarihi olan 12.11.2011 tarihinden temyiz incelemesi tarihine kadar, 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
2. Belirtilen gerekçeyle Tebliğnamedeki onama düşüncesine iştirak edilmemiştir.
C. Sanık Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
5271 sayılı Kanun'un 225 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan ''Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir" şeklindeki düzenleme nazara alınarak yapılan değerlendirmede Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 07.02.2012 günlü iddianamede sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun işlenme şekli ile eylemin delillerle ilişkilendirilmesine dair herhangi bir tespite dayalı anlatım ve buna göre usulüne uygun açılmış dava bulunmadığı nazara alınmadan mevcut iddianameye göre hüküm kurulması suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 225 inci maddesine muhalefet edilmesi, hukuka aykırı bulunmuş, aynı gerekçeyle Tebliğnamede onama isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
IV. KARAR
A) Sanık Hakkında Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle Adana 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.05.2022 tarihli ve 2022/2 Esas, 2022/203 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanık Hakkında Tehdit Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle Adana 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.05.2022 tarihli ve 2022/2 Esas, 2022/203 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
C. Sanık Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (C) bölümünde açıklanan nedenle Adana 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.05.2022 tarihli ve 2022/2 Esas, 2022/203 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.02.2024 tarihinde karar verildi.
...
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!