WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Temmuz 2026

YARGITAY 9. CEZA DAİRESİ

A- A A+

9. Ceza Dairesi         2022/15459 E.  ,  2024/1360 K.
"İçtihat Metni"...
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/279 E., 2022/240 K.
KATILANLAR : ..., ...
KATILAN MAĞDUR : ...
SUÇLAR : Sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden
yoksun kılma
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii, katılan mağdur vekili, katılan ...
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında bozma üzerine verilen kararın, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilerek gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ - OLAY VE OLGULAR
1. Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, aynı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fırkasının (f) bendi, beşinci fıkrası uyarınca açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda Alanya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.01.2021 tarihli ve 2020/194 Esas, 2021/2 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi, dördüncü fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ise 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi ile beşinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 9 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına dair kararının o yer Cumhuriyet savcısı ile sanık müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 21.04.2021 tarihli ve 2021/750 Esas, 2021/775 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

2. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 21.04.2021 tarihli ve 2021/750 Esas, 2021/775 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Dairemizin 23.05.2022 tarihli ve 2021/23664 Esas, 2022/4738 Karar sayılı kararı ile "İlk derece mahkemesince sanığın olay günü on beş yaşından küçük mağdura yönelik eylemini cebir ve tehditle gerçekleştirdiğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığının tüm dosya içeriğinden anlaşılması karşısında müsnet suçtan belirlenen temel cezanın TCK'nın 103/4. maddesi ile artırılması, Sanığın olay günü on dört yaşındaki mağduru süt alacağını beyanla motosikletine bindirip gittikleri marketlerde süt bulunmadığını öğrenince ormanlık alana götürerek cinsel maksatla alıkoyması şeklinde gerçekleşen eylemde 5237 Sayılı TCK’nın 109/2. maddesinde düzenlenen hile unsurunun gerçekleşmediği gözetilerek eylemine uyan aynı kanunun 109/1, 109/3-f, 109/5 maddelerinin uygulanması yerine suç vasfının tayininde yanılgıya düşerek yazılı şekilde hüküm kurulması karşısında, söz konusu karara yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine düzeltilerek esastan reddedilmesi, Kabule göre de; 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesi gereğince temel ceza belirlenirken söz konusu maddenin birinci fıkrasında yedi bent halinde sayılan hususlar ile aynı Kanunun 3. maddesinin birinci fıkrasındaki "suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur" şeklindeki kanuni düzenlemeler nazara alınarak yapılan değerlendirmede ilk derece mahkemesince sanık hakkında atılı suçlardan temel cezalar belirlenirken kanunda yer alan bir kısım ifadelerin tekrarlanması şeklindeki yetersiz gerekçelerle teşdit uygulanması karşısında, söz konusu hükümlere yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine düzeltilerek esastan reddedilmesi..." gerekçesiyle bozulmasına ve dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

3. Yargıtay 9. Ceza Dairesinin bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda Alanya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.08.2022 tarihli ve 2022/279 Esas, 2022/240 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ise 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi ile beşinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Katılan mağdurun gerçek yaşının araştırılmadığı, suçun kurucu unsurlarının maddi ve manevi yönünden eksik olduğu, atılı suç yönünden teşebbüsün varlığından söz edilebileceği, deliller değerlendirilirken hatalı değerlendirme yapıldığı, alıkoyma eylemi yönünden suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığı, katılan mağdur beyanına göre eylemin sona ermesinin sanığın katılan mağdurun

gitmesine izin vermesi ile olduğu, sanığın atılı suçlardan beraat etmesi gerektiği, Mahkeme aksi kanaatte ise fazla ceza verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

B. Katılan Mağdur Vekilinin Temyiz İstemi
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sanığın 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin dördüncü fıkrası ve 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca cezalandırılması, ayrıca sanık hakkında atılı suçlardan teşdit hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.

C. Katılan ...'ın Temyiz İstemi
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sanığın 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin dördüncü fıkrası ve 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca cezalandırılması, ayrıca sanık hakkında atılı suçlardan teşdit hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.

III. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan mağdur vekili, katılan ... ve sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Alanya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.08.2022 tarihli ve 2022/279 Esas, 2022/240 Karar sayılı kararında katılan mağdur vekili, katılan ... ile sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

Dava dosyasının 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca Alanya 1. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

20.02.2024 tarihinde karar verildi.

...