WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 10 Temmuz 2026

YARGITAY 9. CEZA DAİRESİ

A- A A+

9. Ceza Dairesi         2022/15375 E.  ,  2023/4976 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/199 E., 2022/216 K.
SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ordu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.12.2020 tarihli ve 2020/155 Esas, 2020/302 Karar sayılı kararı ile sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun)

103 üncü maddenin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (c) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddeleri uyarınca 12 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 10.03.2021 tarihli ve 2021/399 Esas, 2021/571 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

3. Samsun Bölge Adliyesi Mahkemesi 3. Ceza Dairesi kararının, sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 23.03.2022 tarihli ve 2021/21593 Esas, 2022/2795 Karar sayılı kararı ile temel cezanın zincirleme suça ilişkin 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ile artırılması karşısında, söz konusu hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulü gerekirken esastan reddedilmesi nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

4. Ordu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.09.2022 tarihli ve 2022/199 Esas, 2022/216 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında cinsel istismar suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrası, 103 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (c) bendi, 61 inci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilerek dava dosyası, 5271 sayılı Kanun'un 307 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca doğrudan temyiz merciine gönderilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteminde Özetle
Sanık, üzerine atılı suçlamaların soyut bir iddia olduğunu, mağdurenin beyanlarını destekler nitelikte dosyada delil olmadığını, mağdurenin beyanlarının çelişkili olduğunu, sanığın bu suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak kesin bir delil, aleyhe bir tanık beyanı bulunmadığını, kararın bozulmasını talep etmiştir.

B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteminde Özetle
Sanık hakkında üst sınırdan ceza verilmesini, takdiri indirim uygulanmamasını, sanık hakkında mağdureye karşı birden fazla kez cinsel eylemde bulunmasından dolayı 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddenin uygulanması gerektiğini, ayrıca Bakanlık lehine vekalet ücretine hükmedilmesini talep etmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR
İlk Derece Mahkemesince "Mağdur ...’nin sanığın yeğeni olduğu, sanığın kardeşi olan ve mahkememizce tanık sıfatıyla dinlenilen ... ve ...'ın gayriresmi eşi olan tanık ... ile birlikte yaşadığı, mağdur ...'nin zaman zaman sanığın da birlikte yaşadığı dayısı ...'ın evine gittiği ve geceleri de orada kaldığı, olay günü olan 28.12.2019 tarihinde de mağdur ...'nin bu eve gittiği, tanık ...'in hamile olması ve rahatsızlanması nedeniyle gayriresmi eşi olan ...'ı aradığı, ...'ın da işte olması nedeniyle hemen eve gelemediği bu nedenle eşini hastaneye götürmesini sanıktan istediği, sanığın tanık ...'i alarak hastaneye götürdüğü, bir süre sonra sanığın kardeşi olan ...’ın da hastaneye geldiği, sanığın kardeşi tanık ...'ın sanığa eve gitmesini söylemesi üzerine sanığın eve geldiği ve evde bulunan mağdura sigara içtiğini bildiğini, bunu anne ve babasına söyleyeceğini, evdeki kameranın sigara içtiğini çektiğini söylemek suretiyle onu tehdit ederek mağduru kendisinin kaldığı odadaki yatağa götürdüğü, mağdurun altına giydiği taytını ve iç çamaşırını dizlerine kadar indirdiği, kendisinin de pantolonunu ve iç çamaşırını dizlerine kadar indirdiği, sonrasında mağdurun üzerine doğru yatarak mağdurun kollarından tuttuğu ve 5-6 dakika boyunca cinsel organını mağdurun cinsel organına sürttüğü, nitekim sanığın da savunmalarında bu eylemi kabul ettiği, ayrıca bir süre sonra eve gelen tanık ... ve ...’in, her ne kadar kovuşturma aşamasında beyanlarını değiştirmiş olsalar da soruşturma aşamasında alınan, eve geldiklerinde sanık ve mağdur ...'nin aynı yatakta alt kısımları battaniye ile örtülmüş şekilde gördüklerine dair beyanlarıyla da sabit olduğu, tanıkların soruşturma aşamasındaki beyanlarının ayrıntılı olması ve dosyadaki mevcut delillerle uyumlu olması hususları birlikte değerlendirildiğinde sanığı suçtan ve cezadan kurtarma amacıyla beyanlarını değiştirdiklerine kaanat getirildiği, yargılamaya konu olayın bu şekilde gerçekleştiği kabul edilmiştir.
Mağdurun 28.12.2019 tarihli olaya ilişkin Ordu Üniversitesi Tıp Fakültesi Eğitim ve Araştırma Hastanesinde genital muayenesi yapılırken olay günü de üzerinde bulunan iç çamaşırından alınan örnekler ile sanığın vücudundan alınan örnekler karşılaştırılmış ve Trabzon Adli Tıp Grup Başkanlığı’nca düzenlenen 18.03.2020 tarihli rapora göre mağdurun külotundan alınan örneklerin incelemesinde sperm hücresinin görüldüğünün, ayrıca yine alınan örneklerde en az biri erkek karışık DNA profillerinin karışık halde bulunduğunun, söz konusu karışık DNA profilinin mağdur ...’ye ait olan DNA profili ile sanığa ait DNA profilini birlikte içerdiğinin tespit edildiği anlaşılmıştır.
Yukarıda açıklanan hususlar, mağdur beyanı, mağdur beyanını doğrular nitelikte Trabzon Adli Tıp Grup Başkanlığının, 28.12.2019 tarihli olaya ilişkin tanık ...'ın hastaneden döndüklerinde mağdur ile sanığı aynı yatakta gördüğüne ilişkin beyanı birlikte değerlendirildiğinde sanığın üzerine atılı yeğenine karşı cinsel istismar suçunu işlediği kanaatine varılmış ve sanığın sabit kabul edilen eylemi nedeniyle eylemine uyan Cinsel İstismar suçundan 5237 sayılı Yasanın 103/1. maddesi gereğince alt sınırdan ceza tayin edilmesine, sanığın mağdurun dayısı olduğu anlaşıldığından 5237 sayılı yasanın 103/3-c maddesi gereğince cezasının yarı oranında arttırılmasına, sanığın duruşmalardaki tutum ve davranışları lehine indirim nedeni kabul edilerek 5237 sayılı yasanın 62. maddesi gereğince cezasından 1/6 oranında indirim yapılarak sanığın netice olarak 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, yasal şartları oluşmadığından hakkında 5237 sayılı TCK'nın 50, 51 ve 5271 sayılı CMK'nın 231.maddesinin uygulanmasına yer olmadığına dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Her ne kadar sanık hakkında suç tarihi olan 28.12.2019 tarihinde iki hafta öncesinde mağdurun sanığın da yaşadığı dayısının evine gittiğinde, sanığın babasının da (mağdurun dedesi) bu evde olduğu, sanık ile babasının tartışması nedeniyle sanığın moralinin bozulduğu, mağdurun da sanığın bu durumuna üzülerek onu (aynı odada ayrı ayrı yataklarda yatmayı kastederek) birlikte yatmaya çağırdığı ancak sanığın mağdurun yatağına onun yanına yattığı, mağdurun uyuması üzerine sanığın mağdurun altında bulunan eşofmanı dizlerine kadar indirdiği, kendi cinsel organını da çıkarak kendisinin ön cinsel organına sürtüğü, mağdurun bu durumu uykulu halde hissetmesine rağmen uyanamadığı, sabah uyandığında ise sanığın mağdurun yanında olmadığı ve mağdurun iç çamaşırında beyazımsı bir sıvı (sperm) bulunduğu iddiasıyla sanığın bu eylemi nedeniyle Cinsel İstismar suçundan zincirleme şeklinde cezalandırılması talep edilmişse de; sanığın bu eylem açısından cinsel istismarda bulunduğuna dair mağdurun başka delillerle desteklenemeyen soyut beyanları dışında her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından sanığın bu eylemi sabit kabul edilmeyerek hakkında sanığın bu eylemi nedeniyle zincirleme suç hükümleri uygulanmamıştır'' şeklinde hüküm kurulmuştur.

IV. GEREKÇE
1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

2. Bakanlığın davaya katılması doğrudan Anayasa ve kanundan kaynaklanan koruma görevine ilişkin olup, Bakanlığa yüklenen bir kamu görevidir. Bu kapsamda değerlendirme yapıldığında 5271 sayılı Kanun'un 237 ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan zarar görme şartı katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı ve vekili lehine koşulları sağlanmadığından vekalet ücretine hükmedilmemesi, hukuka aykırı bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ordu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.09.2022 tarihli ve 2022/199 Esas, 2022/216 Karar sayılı kararında sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca Ordu 1. Ağır Ceza Mahkemesine, gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

11.09.2023 tarihinde karar verildi.