9. Ceza Dairesi 2022/15032 E. , 2023/3347 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Trabzon 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.04.2014 tarihli ve 2013/36 Esas, 2014/64 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci ile altıncı fıkraları, 31 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 5 yıl 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Trabzon 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.04.2014 tarihli ve 2013/36 Esas, 2014/64 Karar sayılı kararının suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 14. Ceza Dairesinin 21.04.2021 tarihli ve 2016/12832 Esas, 2021/3132 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında sosyal inceleme raporunun alınması ve Adlî Tıp Kurumu 6. İhtisas Dairesine sevk edilerek 5237 sayılı Kanun'un 31 inci maddesinin ikinci fıkrası kapsamında rapor aldırılmasının gerekmesi nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Trabzon 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.06.2022 tarihli ve 2021/185 Esas, 2022/233 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanun’un 103 üncü maddesinin ikinci ile altıncı fıkraları, 31 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 5 yıl 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İstemi
Dosyanın dava zamanaşımı nedeniyle düşmesi gerektiğini, Adli tıp kurumu raporlarında çelişki olduğunu, mahkumiyet kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği hükmün bozulmasını talep etmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
İlk Derece Mahkemesince;''Olay tarihinde katılan mağdurun ... Köyünde bulunan evlinden su almak amacıyla köy çeşmesine doğru giderken ... Erkek Öğrenci Yurdu'nun yanından geçtiği sırada, yurtta kalan öğrencilerden olan SSÇ'nin pencereden katılan mağdura seslenerek "Buraya gel, sana bir şey vereceğim" dediği, katılan mağdurun yurdun içine girmesi üzerine, SSÇ'nin katılan mağduru önce yurdun birinci katındaki tuvalete, daha sonra ise yurdun üçüncü katındaki yatakhaneye götürdüğü, SSÇ'nin katılan mağdurun pantolununu ve külodunu çıkartıktan sonra mağduru bir yatağın üzerine yüzüstü yatırdığı ve "Yüze kadar say" dedikten sonra cinsel organını katılan mağdurun poposuna soktuğu ve bacaklarını sıktığı, katılan mağdurun bu sırada acı hissettiği, SSÇ'nin bir kez daha 100'e kadar saymasını istediği sırada katılan mağdurun sayı saymayı bırakarak SSÇ'nin kolunu ısırması üzerine SSÇ'nin katılan mağduru bıraktığı, katılan mağdurun külotunda ıslaklık hissettiği, akabinde SSÇ'nin katılan mağdura kivi vereceğini söylediği; ancak katılan mağdurun koşmaya başlayarak yurttan ayrıldığı ve evine giderek olayı ailesine anlattığı anlaşılmıştır.
Her ne kadar SSÇ üzerine atılı suçlamaları kabul etmemişse de, katılan mağdurun aşamalarda istikrarlı ve samimi beyanlarda bulunmuş olması, katılan mağdurun SSÇ'ye iftira atmasını gerektirir bir sebep bulunmaması ve olayın hemen akabinde olayı ailesine anlatarak şikayetçi olması, yine, alınan ATK raporlarına göre mağdurun anal bölgesinin hiperemik olduğunun, saat 12:00 hizasında küçük ekimotik alan bulunduğunun, anal tanusun hafif azaldığının, yine başka bir ATK'ya göre mağdurun anüs çevresinin (çepeçevre) hiperemik olduğunun, başkaca ekimoz, nedbe, taze yırtık saptanmadığının, rektum ve anal sürüntü örneklerinde sperm izine rastlanılmadığının, tıbbi bulgularının mağdurun cinsel istismara uğrama bulguları ile uyumlu olduğunun tespit edilmesi, Jandarma Kriminal Dairesi Başkanlığı tarafından mağdur ve suça sürüklenen çocuğun kıyafetleri ile kan örnekleri üzerinde yapılan moleküler genetik incelemeler sonucunda düzenlenen uzmanlık raporuna göre, mağdurun külodundan, atletinden, alt içliğinden, tişörtünden, alt eşofmanından ve sweat'inden alınan leke numunelerinde meni varlığının tespit edildiğinin, bu leke numunelerinden elde edilen DNA profillerinin suça sürüklenen çocuğun kan numunesinden elde edilen DNA profiliyle benzer olduğunun, mağdurun külodundan alınan bir leke numunesinden ise mağdur ve suça sürüklenen çocuğa ait karışım halinde DNA profili elde edildiğinin belirlenmesi birlikte değerlendirildiğinde SSÇ'nin kendisini suçtan kurtarmaya yönelik savunmalarına itibar edilmemiştir.
SSÇ'nin olay tarihinde 12-15 yaş arasında olması nedeniyle fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp algılayamadığına yönelik olarak, mahkememiz dosyasında alınan 15/02/2012 Tarihli Ordu Devlet Hastanesi Raporu ile suç tarihinde 15 yaşını bitirmeyen sanığın fiilinin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmiş olduğunun belirlendiği, SSÇ'nin 10.06.2012 tarihinde başka bir mağdura karşı işlediği çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından dolayı Giresun Ağır Ceza Mahkemesince gerçekleştirilen yargılama sırasında İstanbul Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulundan aldırılan 18.06.2014 günlü, 3131 sayılı raporda kendisinde sınır-hafif derecede zeka geriliği saptanan suça sürüklenen çocuğun, yaşı itibarıyla iddia olunan fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmediğinin belirtildiği, iki rapor arasında çelişki olması nedeniyle mahkememizce 08.11.2021 Adli Tıp Kurumu 6.ihtisas Kurulunca SSÇ Tolga *** Hakkında Raporu aldırılmış, raporda SSÇ'nin 11/12/2011 tarihinde işlediği (Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma, Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı) fiilinin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmiş olduğunun belirlendiği, İstanbul Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulunun aynı SSÇ hakkında suç tarihi dana önce olan mahkememiz dosyasında SSÇ'nin ceza ehliyetinin tam olduğu belirtilmesine karşın Giresun Ağır Ceza Mahkemesinin dosyasında işlediği suçun farik ve mümeyyizi olmadığının rapor edildiği, bu sebeple İhtisas Dairesinin her iki dosyadaki aynı SSÇ ile ilgili her iki raporu arasında çelişki olması nedeniyle mahkememizce 19/04/2022 Tarihli Adli Tıp Birinci Üst Kurulu Raporu alınmış, alınan raporda SSÇ Tolga ***’ın 11.12.2011 tarihinde işlediği (Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma, Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı) fiilinin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmiş olduğunun belirtildiği anlaşılmakla, mahkememizce Adli Tıp Birinci Üst Kurulu'nun raporu ile SSÇ hakkında alınan SİR raporu, SSÇ'nin duruşmada kendini ifade edebilecek nitelikte olduğu da birlikte değerlendirilerek Adli Tıp Birinci Üst Kurulu'nun raporu hükme esas alınmış'' şeklindeki gerekçe ile hüküm kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, suça sürüklenen çocuk müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Trabzon 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.06.2022 tarihli ve 2021/185 Esas, 2022/233 Karar sayılı kararında suça sürüklenen çocuk müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.05.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!