WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Haziran 2026

YARGITAY 9. CEZA DAİRESİ

A- A A+

9. Ceza Dairesi         2022/14719 E.  ,  2024/2761 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/1512 E., 2021/1970 K.
SUÇLAR : Nitelikli cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî onama

Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna ilişkin temyiz istemi yönünden: İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hükmolunan cezanın tür ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen düzeltilerek esastan ret kararları dikkate alındığında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca anılan hükmün temyizinin mümkün olmadığı anlaşılmıştır.

Nitelikli cinsel saldırı suçuna ilişkin temyiz istemleri yönünden: İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanık müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, İlk Derece Mahkemesinde silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda savunmaya yeterli imkânın sağlanması ve bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunmayı kullanabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanun'un 94 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ- OLAY VE OLGULAR
1. Sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve nitelikli cinsel saldırı suçlarını işlediği iddiası ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, İstanbul 41. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.06.2021 tarihli ve 2020/155 Esas, 2021/278 Karar sayılı kararı ile;
a) Sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin ikinci ve beşinci fıkraları ile aynı Kanun'un 62 nci maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
b) Sanığın nitelikli cinsel saldırı suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 102 nci maddesinin ikinci fıkrası ile aynı Kanun'un 43 ve 62 nci maddeleri uyarınca 12 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
karar verilmiştir.

2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 12.10.2021 tarihli ve 2021/1512 Esas, 2021/1970 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında atılı suçlardan İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık müdafii, katılan mağdure vekili ile katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca katılan Bakanlık lehine vekalet ücreti eklenmesi suretiyle düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafilerinin Temyiz İstemleri
Özetle; katılan beyanlarının çelişkili olduğuna, eksik araştırmayla karar verildiğine, olayın sübut bulmadığına, kabul etmemek kaydıyla suç vasfının yanlış tayin edildiğine, katılanın sonradan verdiği dilekçe ile gerçekleri anlattığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin uygulanarak sanık hakkında atılı suçlardan beraat kararları verilmesi gerektiğine ilişkindir.

B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Özetle; alt sınırdan ve takdiri indirim uygulanarak verilen hükümlerin hukuka aykırı olması sebebiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması gerektiğine ilişkindir.

III. GEREKÇE
A. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
İlk Derece Mahkemesince hükmolunan cezanın tür ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen düzeltilerek esastan ret kararları nazara alınarak 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık müdafileri ile katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemlerinin aynı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.

B. Nitelikli Cinsel Saldırı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1.Olayın intikal şekli ve zamanı, katılanın aşamalardaki çelişkili anlatımları ve eylemin gerçekleşmediğine dair Mahkemeye sunmuş olduğu dilekçe içerikleri, doktor raporunun olayın üzerinden üç gün geçtikten sonra alınması, rapora göre organ sokmaya dair herhangi bir bulgu bulunmaması, katılanın yanında cep telefonu olduğu halde sabaha kadar sanığın evinde kalıp bu süreçte imkanı olmasına rağmen herhangi bir adli merciye başvurmaması ve sanık ile katılan arasındaki mesaj içerikleri ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sanığın eylemini katılanın rızası dışında gerçekleştirdiğinin şüphede kalması nedeniyle atılı suçtan beraat kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması karşısında istinaf başvurularının kabulü yerine düzeltilerek esastan reddine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

2. Aynı gerekçelerle Tebliğnamede onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.

IV. KARAR
A. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hükmün İncelemesinde
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 12.10.2021 tarihli ve 2021/1512 Esas, 2021/1970 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafileri ile katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Nitelikli Cinsel Saldırı Suçundan Kurulan Hükmün İncelemesine Gelince
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafileri ile katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 12.10.2021 tarihli ve 2021/1512 Esas, 2021/1970 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, Başkan ... ve Üye ...'nun karşı oyları ve oy çokluğuyla BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca İstanbul 41. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.03.2024 tarihinde karar verildi.

KARŞI OY

Sanık ile katılanın sosyal medya uygulamasından tanıştıkları, yargılama konusu olayın gerçekleştiği 01.11.2019 tarihi öncesinde sanık ve katılanın birkaç kez yüz yüze de görüştükleri, olayın gerçekleştiği gün sanık ile katılanın eğlence mekanında bir süre oturdukları, mekandan ayrıldıktan sonra birlikte sanığın ikametine gittikleri, sanığın ikamete girdikten sonra alkollü olacak şekilde katılana yaklaşmaya başladığı, sanığın katılanın dudağından öpmeye, kıyafetlerini çıkarmaya başladığı, katılanın sanığa direndiği ancak karşı koyamadığı, sanığın bu esnada katılanan yüzüne tokat attığı ve saçını çektiği, cinsel organını tutmasını istediği, katılanın kabul etmediği, sanığın katılanı zorla yatağına götürdüğü, cinsel organını katılanın cinsel organına sürttüğü, sonrasında almış olduğu alkolün de etkisiyle eylemini tamamlayamadan uyumaya başladığı, sanık uyuduktan sonra katılanın ikametin kapılarının kilitli olması nedeniyle ikametten çıkamadığı, ikametin salonunda bulunan kanepede beklediği, sanığın sabah uyandığı, uyandıktan sonra katılanın ellerini arkadan tutarak cinsel organını katılanın anal bölgesine sokmak suretiyle katılana cinsel saldırıda bulunduğu, sanığın bu esnada kayganlaştırıcı jel kullandığı, bir süre sonra katılanın bel bölgesine boşaldığı, sanığın bu esnada katılanın kalçasına ve bacaklarına vurduğu, sanığın eylemini tamamladıktan sonra katılanı ikametinden kovduğu anlaşılan olayda, katılanın korkması nedeniyle olay günü şikayette bulunmadığı, ikametine gittikten sonra duş aldığı, olay günü üzerinde bulunan iç çamaşırlarının yıkandığı, katılanın olayın üzerinden makul olarak kabul edilebilecek şekilde üç gün sonra şikayetçi olduğu, olay günü giymiş olduğu dış kıyafetlerini incelenmek üzere teslim ettiği, katılana ait 03.11.2019 tarihli raporda sağ kol ön, sol kol biceps bölgesinde 3 santimlik morluğun, sağ gluteal bölgede 5 santim civarında morlukların, sağ bacak ön yüzde morluk ve çiziklerin, sağ göğüs çevresinde 3 santimlik morluk ve çiziklerin, her iki kolda çiziklerin mevcut olduğu, her 4 ekstremitede ve göğüs bölgesinde darp ve cebir izi ile uyumlu görünümlere rastlandığının tespit edildiği, katılana ait 04.11.2019 tarihli raporda üst dudak iç tarafta şişlik kızarıklık, sağ kol dirsekten yaklaşık 10 cm yukarıda iç tarafta morluk, sol kol dirsekten yaklaşık 10 cm yukarıda dış tarafta morluk, sağ bacakta dizden yaklaşık 10 cm yukarıda ön tarafta iki adet morluk, sağ dizden yaklaşık 5 cm aşağıda ön tarafta morluk, sol bacakta dizden 10 cm yukarıda ön tarafta morluk tespit edildiği, söz konusu rapor içeriklerinin katılanın beyanlarıyla uyumlu olduğu, katılanın anal bölgesinde herhangi bir lezyon izlenmese de 09.03.2020 tarihli Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Biyoloji İhtisas Dairesi Raporu ile katılan ait olduğu bildirilen tayttan alınan leke örneklerinden hazırlanan preparatların mikroskobik incelemelerinde sperm hücresinin görülmekle katılan ait olduğu bildirilen tayttan alınan leke örneklerinden elde edilen en az birisi erkek birden fazla şahsa ait olabilecek karışık DNA tiplemelerinin majör yoğunlukta sanığa ait DNA profilini içerdiği, yargılama aşamasında beyanı alınan tanık ...'in anlatımları değerlendirildiğinde, tanığın katılan ile yargılama konusu olayın akabinde telefonda görüştüklerine, katılanın olay sonrasında konuşamayacak halde olduğuna, katılana olay sonrasında iki gün ulaşamayınca yanına gittiğine, burada katılanın kendisine olayı anlattığına ve kendisinin desteği ile birlikte karakola gittiklerine yönelik beyanlarının katılanın beyanları ile yine aynı doğrultuda olduğu, sanığın aşamalardaki savunmalarında katılana ait taytta kendi sperm örneklerinin bulunmasını hayatın olağan akışına uygun bir şekilde açıklayamadığı gibi eylemin rızayla gerçekleştiğine dair bir savunmada da bulunmadığı, katılanın sonradan vermiş olduğu dilekçelerin içerik itibariyle sanığı suçlamalardan kurtarmaya yönelik olduğu ve maddi gerçeği değiştirmediği anlaşıldığından sanığın eyleminin sübut bulması sebebiyle sayın çoğunluğun bozma gerekçelerine katılmamakla birlikte aynı gece ve ertesi sabah meydana gelen sanığın eylemleri arasına uzunca bir zaman girmemesi, eylemlerin aynı evde gerçekleşip mekan değişikliğinin olmaması, aynı gece ve ertesi sabah gerçekleşen cinsel eylemin mahiyeti itibariyle süreklilik arz etmesi sebepleriyle sanığın eylemlerinin tek fiil olarak kabul edilmesi gerekirken sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanması sebebiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması gerektiği görüşüyle sayın çoğunluğun bozma gerekçelerine iştirak etmiyoruz.