9. Ceza Dairesi 2022/14645 E. , 2023/3357 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/1106 E., 2022/1880 K.
SUÇ : Sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz
dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından tanzim edilen 17.04.2019 tarihli ve 2019/9775 Esas sayılı iddianame ile sanık hakkında mağdureler ..., ..., ... ile ...'a yönelik çocuğun cinsel istismarı suçundan ve 28.05.2019 tarihli ve 2019/12969 Esas sayılı iddianamesi ile de mağdureler ..., ..., ..., ..., ... ..., ..., ... ..., ... ..., ... ..., ...' e yönelik çocuğun cinsel istismarı suçundan kamu davaları açılmıştır.
2. Gaziantep 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.12.2019 tarihli ve 2019/341 Esas, 2019/577 Karar sayılı kararı ile sanığın mağdurelere yönelik ayrı ayrı sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçlarından, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci ve üçüncü cümlesi, üçüncü fıkrasının (d) bendi ve 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 7 yıl 9 ay 22 gün hapis cezaları ile cezalandırılmasına karar verilmiştir
3. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 06.06.2022 tarihli ve 2022/1106 Esas, 2022/1880 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık müdafii, katılan mağdureler ..., ... ..., ..., ... ..., ... vekili, katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Sanığa isnat edilen suçun işlendiği yerin cinsel suçun işlenmesine imkansız olduğuna, sanığın cezalandırılmasına yeterli delil bulunmadığına, ilişkindir.
B. Katılan Mağdureler ..., ... ..., ..., ... ..., ... Vekilinin Temyiz İstemi
Sanığın en üst sınırdan cezalandırılması gerektiğine, takdiri indirim uygulamasının yerinde olmadığına, eylemin sarkıntılık sınırını geçtiğine, ilişkindir.
C. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Üst sınırdan ceza verilip takdiri indirim uygulanmaması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Mahkemece "Sanık ... ****'in ... ... Sanat Merkezinde mozaik eğitmeni olarak görev yaptığı, on iki yaşından küçük oldukları anlaşılan mağdurların sanığın öğrencisi oldukları, okullarının düzenlediği etkinlik kapsamında haftanın belirli günleri eğitim amacıyla sanat merkezinde ders aldıkları, sanık ... **** in yapıştırıcı yapıştırma bahanesi ile katılan mağdur çocukların yanına yaklaştığı ve bu esnada bir eli masanın üzerinde diğer eli de baş parmağı masanın üzerinde diğer parmakları masanın altında olacak vaziyette mağdur çocukların bacaklarına elbise üzerinden okşama biçiminde dokunmak suretiyle birden fazla kez istismarda bulunduğu anlaşılmıştır. Her ne kadar sanık üzerine atılı suçlamayı reddetmişse de mağdurlar farklı okullardan ve farklı sınıflardan olduğu gibi farklı günlerde sanığın sınıfında eğitim görmüş olmaları, mağdur çocukların hepsinin benzer şekilde sanığın kendilerine birden fazla kez istismar eyleminde bulunduğunu belirtmeleri, mağdurların soruşturma ve kovuşturma aşamasında alınan beyanlarının uyumlu olması, tanık ... ****'in sanığın bu eylemini gördüğünü beyan etmesi, ayrıca bir kısım mağdur çocukların diğer mağdur çocuklara yapılan eylemi gördüklerini beyan etmeleri, ayrı ayrı veya hep birlikte velileri ile birlikte iffetlerini ortaya koyup sanığa iftira atmaları için hiçbir şüphe ve husumet bulunmaması, mağdurların yaş ve gelişim itibariyle böylesi nitelikte eylemleri kendiliğinden kurgulayıp ve anlamlandırıp öğretmenlerine anlatmalarının mümkün olmaması hususları birlikte değerlendirildiğinde sanığın savunmalarının suçtan kurutulmaya yönelik olduğu kanaatine varılarak itibar edilmemiş, mahkememizce sanığın mağdurların anlattığı biçimde yani devamlılık arzetmeyen, ani ve kesik hareketlerle cinsel amaçla mağdurlara dokunduğu kabul edilmiştir. Mahkememizce sanığın eyleminin sarkıntılık düzeyinde kalıp kalmadığı hususunun tartışılması gerekmektedir. Yargıtay 14. C.D.'nin 2014/5219 esas ve 2014/11731 karar sayılı ilamında sarkıntılık eylemi; "belirli bir kimseye karşı cinsel arzuları tatmin amacıyla işlenen, vücut dokunulmazlığını ihlal eden, ani ve kesiklik gösteren devamlılık arzetmeyen hareket ya da hareketler" olarak tanımlanmaktadır. Bu suçun maddenin birinci fıkrasında düzenlenen basit hali, çocuğa karşı gerçekleştirilen cinsel davranışın organ ya da sair bir cisim sokulmaksızın vücut dokunulmazlığının ihlali şeklinde işlenmesi ve failde oluşan kastın da cinsel arzuları tatmin amacına yönelmesi bakımından ikinci fıkrada hüküm altına alınan nitelikli halinden ayrılır. Somut olayda sanığın mağdurlara farklı zamanlarda birden fazla kez mağdurlara cinsel amaçla dokunduğu, sanığın bu eylemlerinin devamlılık içermediği, çok kısa bir süre içerisinde gerçekleştiği, ani ve kesiklik gösterdiği göz önünde bulundurulduğunda sanığın eylemlerinin bir bütün halinde değerlendirildiğinde sarkıntılık düzeyinde kaldığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce sanığın eylemlerinin on iki yaşını tamamlamamış olan katılan mağdur çocuklara karşı sarkıntılık düzeyinde kalacak şekilde çocuğun cinsel istismarı suçu kapsamında kaldığı kanaatine varılarak eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nın 103/1. Maddesinin 2 ve 3. cümleleri gereğince her bir katılan mağdur çocuk bakımından ayrı ayrı cezalandırılmasına, sanığın çocuğun cinsel istismarı suçunu katılan mağdur çocuğun eğiticisi olarak işlemesi nedeniyle sanık hakkında hükmedilen cezaların 5237 sayılı TCK'nın 103/3-d maddesi gereğince yarı oranında arıtılmasına, sanığın bir suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda katılan mağdur çocuklara karşı aynı suçu birden fazla kez işlediği anlaşıldığından cezasından 5237 sayılı TCK'nın 43/1. maddesi gereğince sanığın eylemlerinin sayısı göz önünde bulundurularak her bir suç yönünden ayrı ayrı takdiren 1/4 oranında arttırım yapılmasına ve yargılama sırasında sanığın olumsuz bir davranışına rastlanmaması ve cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası olumsuz etkileri sanık lehine takdiri indirim sebebi sayılarak sanık hakkında hükmedilen cezalardan 5237 sayılı TCK'nın 62. maddesi gereğince takdiren ayrı ayrı 1/6 oranında indirim yapılmasına karar verilmiştir. Tüm bu gerekçelerle sanık hakkında aşağıda belirtilen şekilde hüküm kurulmuştur." şeklindeki gerekçeyle kabul edilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Kabul edilebilir bir temyiz başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesinde;
Yargıtayın denetim işlevini yerine getirebilmesi için temyiz incelemesine konu hükmün gerekçe bölümünde, iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi ve ulaşılan kanaatin, suç oluşturduğu sabit görülen fiilin ve bunun nitelendirmesinin belirtilmesi, delillerle sonuç arasında bağ kurulması ve bu şekilde cezanın şahsîleştirilmesi gerekirken, açıklanan ilkelere uyulmadan hüküm kurulması, 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi kapsamında hukuka kesin aykırılık hâli olarak saptanmıştır.
V. KARAR
Başkaca yönleri incelenmeyen Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 06.06.2022 tarihli ve 2022/1106 Esas, 2022/1880 Karar sayılı kararının, gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye farklı gerekçeyle uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Gaziantep 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.05.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!