WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 24 Haziran 2026

YARGITAY 9. CEZA DAİRESİ

A- A A+

9. Ceza Dairesi         2022/14568 E.  ,  2023/5519 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/2303 E., 2022/140 K.
SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan düzeltilerek esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî düzelterek onama

Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen beraat hükmüne ilişkin Bölge Adliye Mahkemesince kurulan esastan ret kararı, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendi uyarınca kesin olup, söz konusu karara ilişkin katılan vekili ile katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemlerinin reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.

İlk Derece Mahkemesince sanığın mağdureye yönelik çocuğun cinsel istismarı suçuna ilişkin kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bursa 15. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.07.2020 tarihli ve 2019/81 Esas, 2020/185 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında mağdura yönelik çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının üçüncü cümlesi ile 53 ve 62 nci maddeleri uyarınca 12 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.

2. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 01.02.2022 tarihli ve 2020/2303 Esas, 2022/140 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik yapılan inceleme neticesinde çocuğun cinsel istismarı suçundan verilen mahkumiyet hükmü kaldırılarak sanığın 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraatine, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen beraat kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
Sanığın beraat etmesi nedeniyle vekalet ücreti takdir edilmesine ilişkindir.

B. Katılan Vekili ve Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz Sebepleri
Sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu açısından Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı ile sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan verilen mahkumiyet hükmünün kaldırılarak beraat kararı verilmesinin usul ve esasa aykırı olmasına, suçların sübut bulmasına ilişkindir.

C. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz Sebepleri
Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılmaksızın verilen mahkumiyet kararının kaldırılarak beraat kararı verilmesinin usul hükümlerine aykırı olmasına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince ''Sanık üzerine atılı Çocuğun Cinsel İstismarı suçuna yönelik yapılan değerlendirmede, katılan mağdur hakkında hazırlanan raporlar, katılan, katılan mağdur, tanıklar ifadeleri ile sanık savunmaları göz önüne alındığında, katılan mağdurun ÇİM'deki ve huzurdaki ifadelerinde sanığı uyandırmak için odasına gittiğinde sanığın yanına çağırdığını ve pijamaları ve külotlarını çıkarak sanığın ön bölgesini poposuna değdirdiğini ve bir kere öptüğünü beyan etmesi, katılan mağdurun ÇİM raporunda, katılan mağdurun anlatımlarının genel olarak kendi içerisinde tutarlı olduğu ve gerçeği yansıttığı yönünde bir izlenim olduğunun, 05/12/2019 tarihli Adli Görüşme Raporunda da katılan mağdurun ifadelerine itibar edilebileceğinin belirtilmesi, katılan ...'in katılan mağdur yanına geldiğinde devamlı ağladığını, neden ağladığını sorduğunda katılan mağdurun 'bir sırrım var ama söylemeye korkuyorum' dediğini ve sonrasında 'sanığın yanına yattığı bir vakit pijamasını indirdiğini ve popo bölgesini kıyafetin içinden dokunduğunu, cinsel organını poposuna değdirdiğini' söylediğini beyan etmesi ile, katılan mağdurun sanığı uyandırmak için sanığın odasına gittiğinin, sanığın mağdureyi yanına çağırdığının ve her ikisinin pijama ile külotunu çıkararak katılan mağdurun sırtı dönükken cinsel organını katılan mağdurun poposuna değdirdiğinin kabulü ile sanığın üzerine atılı suçu işlediği vicdani kanaatine varılmıştır. İddianamede sanığın eylemi olarak gösterilen sanığın mağduru dudağından öpmesi ve farklı bir gün otururken katılan mağduru kucağına oturtarak poposuna vurması hakkında yapılan değerlendirmede ise, sanığın katılan mağduru dudağından öpmesi olayında katılan mağdurun ÇİM'deki ifadesinde sanığın kendisini tanık ...'ın yanında öptüğünü beyan etmesi, tanık ...'ın ise bilgi ve görgüsünün olmadığını beyan etmesi, sanığın katılan mağduru koltukta otururken kucağını alıp poposuna vurduğu olayı ile ilgili olarak da katılan mağdurun bu olayı sadece ÇİM'de bahsetmesi ve huzurda anlatmaması, ÇİM'deki ifadesinde de kucağına oturtturup sadece vurduğunu beyan etmesi göz önüne alındığında, sanığın katılan mağdura yönelik bu iki eylemi gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve gerçekleştirmiş ise bunları cinsel istismar amacıyla yapıp yapmadığı hususunda şüpheye düşülmüş olup bu iki eylem hakkında 'şüpheden sanık yararlanır' ilkesi uygulanmıştır. Sanık üzerine atılı Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma suçuna yönelik yapılan değerlendirmede ise, katılan mağdur hakkında hazırlanan raporlar, katılan, katılan mağdur tanıklar ifadeleri ile sanık savunmaları göz önüne alındığında, Mahkememizce sanığın eylemi olarak kabul edilen katılan mağdurun sanığı uyandırmak için sanığın odasına gittiği, sanığın mağdureyi yanına çağırdığı ve her ikisinin pijama ile külotunu çıkararak katılan mağdurun sırtı dönükken cinsel organını katılan mağdurun poposuna değdirdiği olayda yüklenen suçun unsurları oluşmadığı kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur...'' gerekçesiyle sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan mahkumiyetine ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan beraatine karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince ''Sanık hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
İlk Derece Mahkemesinin kararında ;yapılan yargılamaya ,oluşa,dosya içeriğine,toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, kabul ve gerekçeye göre, usule ve esasa ilişkin her hangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı,delillerde ve işlemlerde her hangi bir eksiklik olmadığı,ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu anlaşıldığından, CMK'nun 280/1a maddesi uyarınca İstinaf Başvurusunun Esastan Reddine,
Sanık hakkında Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Dosya kapsamına göre; sanığın mağdurun dayısı olduğu, eşinden boşandıktan sonra mağdurun ve ailesinin yanına taşındığı, bir yıl sonra mağdurun anne ve babasının da boşandığı, annesi ve dayısı ile birlikte yaşamaya başladığı, bir müddet sonra teyzeleri ... ve Berrakın da eşlerinden boşanarak çocukları ile birlikte yanlarına geldiği ,bu haliyle hep birlikte yaşamaya devam ettikleri, mağdurun aşamalardaki anlatımında; babasının evden ayrılmasından iki gün sonra dayısının işe giderken kapının önünde dudağından öptüğünü, bu esnada ... teyzesinin de yanında olduğunu, annesinin yanına kaçtığını, bu olaydan iki-üç gün sonra kahvaltı için dayısını çağırmaya gittiğinde kendisini yanına çağırıp yatağa yatırdığını, iç çamaşırlarını çıkartarak cinsel organını iki -üç ... boyunca poposunun yan tarafına sürttüğünü, bu olay sonrasında da annesinin yanına kaçtığını, bir gün sonra da kucağına oturtarak poposuna şaplak attığını ,yaşadıklarını annesine veya başka birisine anlatmadığını, 9 . yaş gününde yatmadan evvel babasına anlattığını beyan ettiği,
Ancak kovuşturma aşamasında ikinci olaya ilişkin olarak ; dayısının eylemini alt kıyafetlerini çıkartmadan gerçekleştirdiğini beyan ettiği, çelişki üzerine hatırlatıldığında tekrar alt kıyafetlerini çıkartığını söylediği,
Sanığın aşamalardaki savunmalarında; ısrarla suçlamayı kabul etmediği, yeğenini evladı gibi gördüğünü, şefkatle sevdiğini, kendisine iftira atıldığını, sebebini bilmediğini beyan ettiği,
Katılan ... in aşamalardaki anlatımında; kızının kurban bayramında kendisini ziyarete geldiğini, hal ve hareketlerinde durgunluk olduğunu, içine kapandığını, sürekli ağladığını, sebebini sorduğunda dayısının kendisine cinsel istismarda bulunduğunu söylediğini , konu hakkında bir müddet düşündükten sonra şikayetçi olduğunu beyan ettiği,
Tanık ... in anlatımında; kurban bayramında oğlunun evin içerisinde ağlayarak dolaştığını, sebebini sorduğunda dayısının kızına cinsel istismarda bulunduğunu söylediğini, kendisinin de şikayetçi olması hususunda telkinde bulunduğunu beyan ettiği,
Tanık ... ... anlatımında; mağdurun kızı olduğunu, olayı kurban bayramında eski eşinden öğrendiğini, kızının böyle bir şey olması halinde kendisine söyleyebileceğini, ilişkilerinin iyi olduğunu, keza dayısı ile ilişkilerinin de iyi olduğunu, her hangi bir olumsuzluk sezinlemediğini, dava tarihine kadar da evlerine gelip gittiğini beyan ettiği,
Tanık ... ... anlatımında; mağdur ve sanığın ilişkilerinin iyi olduğunu, hal ve hareketlerinde anormal bir durum sezinlemediğini, kendisinin de boşandığını ve çocuğunun kendileri ile birlikte yaşadığını beyan ettiği,
Tanık ... ... anlatımında; sanık ve mağdur arasında olumsuz bir durum sezinlemediğini, ilişkilerinin iyi olduğunu, kendisinin de boşandığını ve çocuğu ile birlikte yaşadığını, ayrıca mağdurun anlattığı olaylara tanık olmadığını, o tarihte boşanmadığını beyan ettiği anlaşılmakla;
Mağdur anlatımlarının annesi ve teyzesi olan tanıklarca doğrulanmadığı, oluşa ilişkin anlatımlarının da aşamalarda çelişkili olduğu,
Katılan babanın anlatımında; mağdurun olayı kurban bayramında söylediğini beyan ettiği, bu tarihin 11-14 Ağustos 2019 tarihine tekabül ettiği, şikayetin 06.09.2019 tarihinde yapıldığı, katılanın bu süreçte konuyu anlamaya çalıştığını beyan ettiği,
Ancak; mağdurun aşamalardaki anlatımında tutarlı bir şekilde babasına yaşadıklarını 9. yaş gününde yatmadan önce anlattığını söyleyerek, net bir tarih belirttiği, bu tarihin 09.02.2019 tarihine tekabül ettiği, bu bağlamda mağdur ve katılan anlatımları arasında çelişki oluştuğu, mağdur anlatımına itibar edilmesi halinde şikayetin 6-7 aylık süre sonunda yapıldığı, keza aradan geçen süre nazara alındığında katılanın kızının bayramda geldiğinde sürekli ağladığı, içine kapandığı yönündeki anlatımlarının da olağan akışa aykırı olduğu,
Kaldı ki; mağdur ve sanık ile aynı evde yaşayan anne ... ve teyzeler ... ve ... ın anlatımlarına göre mağdur ve sanığın ilişkilerinin iyi olduğu, anormal bir durum sezinlemedikleri, mağdurun davanın açılma sürecine kadar da evlerine gidip geldiği anlaşılmakla;
Yargıtayın yerleşik içtihatlarından da anlaşılacağı üzere cinsel suçların genel itibari ile tanık bulunmayan ortamlarda işlendiği, bu itibarla kendi içerisinde tutarlı ve istikrarlı mağdur anlatımlarına dayalı olarak karar verilebileceği,
Somut olayda; mağdurun olayların oluş şekline ilişkin anlatımlarının kendi içerisinde tutarlı olmadığı, aradan geçen zaman ve yaşına göre kronolojik sıra dahilinde gün gün hatırlamasının da düşündürücü olduğu,
Dosya kapsamındaki delillerin değerlendirilmesi sonucu; sanığın suçu işlediği hususunda şüphe hasıl olduğu, şüphe ve varsayıla dayalı olarak karar verilemeyeceği, şüpheden sanığın yararlanması gerektiği,
Bu bağlamda; suçu sabit olmadığından sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerekirken, ilk Derece Mahkemesince ispat bakımından değerlendirmede hataya düşülerek mahkumiyet kararı verildiğinden;
Bursa 15 Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/81 esas ve 2020/185 karar sayılı, 07.07.2020 tarihli kararı ile ,sanık hakkında Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan kurulan hükmün (1) bendinin tamamen çıkartılarak yerine;"Sanık ... hakkında her ne kadar Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de; yapılan yargılama sonucu toplanan delillere göre suçu sabit olmadığından, CMK''nun 223/2-e maddesi uyarınca BERAATİNE'' karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Beraat kararı verilen suç için düzenlenen hapis cezasının ağırlaştırıcı halleri nazara alınmaksızın üst sınırının on yıldan az olması ve 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendi uyarınca üst sınırı on yıl veya daha az hapis cezasını gerektiren suçlarla ilgili İlk Derece Mahkemesince verilen beraat kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair kurulan hükmün kesin olması nedeniyle katılan vekili ve katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemlerinin aynı Kanun'un 298 inci maddesi gereğince reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir

B. Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Yargılamaya konu olayda tanık beyanları, savunma ve tüm dosya kapsamı gözetilerek, 5271 sayılı Kanun'un 288 ve 294 üncü maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289 uncu maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri ve sanık müdafii, bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı, katılan vekili ve katılan Bakanlık vekilinin temyiz dilekçelerinde belirttiği nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde kurulan hükümlerde esasa ilişkin hukuka aykırılık bulunmamıştır, ancak sanık hakkında kurulan hükümde 02.01.2020 günlü Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13 üncü maddesinin beşinci fıkrasında yer alan "Beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık yararına hazine aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmedilir." şeklindeki düzenleme nazara alındığında kendisini vekaletnameli müdafii ile temsil ettirip, beraatine karar verilen sanık lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
A. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle katılan vekili ve katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle Bursa Bölge Adliye Mahkemesinin, 01.01.2022 tarihli ve 2022/2303 Esas, 2022/140 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi gereği hüküm fıkrasına; "Beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık lehine hüküm tarihlerinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre hüküm tarihinde geçerli olan avukatlık asgari ücret tarifesine göre belirlenen 6.810,00 TL vekalet ücretinin hazineden alınarak sanığa verilmesine,” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bursa 15. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

25.09.2023 tarihinde karar verildi.