9. Ceza Dairesi 2022/14306 E. , 2024/1472 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/242 E., 2022/426 K.
SUÇLAR : Sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ, OLAY VE OLGULAR
1. Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, dördüncü fıkrası (2 kez) uyarınca açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Mersin 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.02.2020 tarihli ve 2019/586 Esas, 2020/92 Karar sayılı kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi ile katılan mağdur ...'e yönelik çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 18 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; katılan mağdur ...'e yönelik çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının üçüncü cümlesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; katılan mağdurlar ... ve ...'e yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına dair verilen kararın katılan mağdurlar vekilleri, sanık ve müdafii, katılan Bakanlık vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin kararı ile istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
2. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesi kararının katılan mağdur ... vekili, katılan Bakanlık vekili, sanık müdafii ve bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 07.03.2022 tarihli ve 2021/19438 Esas, 2022/1961 Karar sayılı kararı ile "Sanık hakkında, mağdurlardan ...’e yönelik çocuğun cinsel istismarı eylemi açıklanıp TCK'nın 103/1-1. cümle ve 4. maddeleri gereğince cezalandırması istemiyle dava açıldığı, çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçuna ilişkin bir anlatım ve usulüne uygun açılmış bir dava bulunmadığı gibi esasen bu eksikliğin de ancak yeni bir kamu davası açılması suretiyle giderilebileceği nazara alınmadan, mevcut iddianameye istinaden ek savunma hakkı verilerek sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan hüküm kurulması suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 225. maddesine muhalefet edilmesi karşısında anılan hükümlere yönelik istinaf başvurularının kabulü yerine esastan reddedilmesi, Kabule göre de; İlk derece mahkemesince beyanları alınan tanık ve mağdurların beyanlarının arasında çelişkilerin giderilmesi, olay yerinde keşif yapılarak tanıkların bulundukları yer itibari ile iddia konusu eylemleri görüp göremeyecekleri hususu netleştirildikten sonra sanığın hukuki durumunun tayini ve takdiri gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hükümler kurulması karşısında, anılan hükümlere yönelik istinaf başvurularının kabulü yerine esastan reddedilmesi" nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
3. Mersin 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.06.2022 tarihli ve 2022/242 Esas, 2022/426 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında (Mağdur sayısınca) sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının üçüncü cümlesi ve 53 üncü madde uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası ve 53 üncü madde uyarınca 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmekle, 5271 sayılı Kanun'un 307 nci maddesinin üçüncü fıkrasında yer verilen; "Yargıtaydan verilen bozma kararına uyulması hâlinde ilk derece mahkemesi tarafından verilen karara karşı, istinaf veya temyiz sınırlarına bakılmaksızın sadece temyiz yoluna başvurulabilir." hükmü uyarınca dava dosyası doğrudan temyiz merciine gönderilmiştir.
4. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 06.11.2022 tarihli ve 9-2022/120611 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemi
Sanığın mağdur ...'e yönelik eyleminin nitelikli cinsel saldırı suçunu, katılan mağdur ...’e yönelik eyleminin de çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturmasına, yaşı küçük olan katılan mağdurların olaya yakın tarihte verdikleri ayrıntılı ifadelerinde olayı detaylarıyla anlatmalarına rağmen, bozma sonrası alınan ve yaşlarının çok küçük olması nedeniyle unutmaya çalıştıkları anlaşılan eylemi detaylandıramadıkları veya detaylandırmak istemedikleri halde dahi alınan ifadelerindeki anlatımlarına göre eylemlerin sarkıntılık boyutunu aşmasına rağmen eylemin sarkıntılık düzeyinde kaldığından bahisle, hüküm kurulmasına ilişkindir.
B. Katılan ... Vekilinin Temyiz İstemi
Mahkemece beş ve altı yaşlarındaki mağdurların üç yıl sonra alınan beyanlarındaki çelişki esas alınarak sanığın çocuğun nitelikli cinsel istismarı yerine sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan cezalandırılmasına karar verilmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
C. Katılan ... Vekilinin Temyiz İstemi
Katılan mağdur çocuklar ve tanık çocukların olayın hemen akabinde sıcağı sıcağına verdikleri beyanların en doğru ve samimi beyanlar olmaları nedeniyle hükme esas alınması gerekirken olaydan üç yıl sonra ayrıca unutmak için psikolojik tedavi gördükten sonra verdikleri beyanlarında olayı ayrıntılarıyla anlatmaları beklenemeyeceğinden hükme esas alınmaması gerektiğine, tanık çocukların beyanlarında hem uzun zaman geçmesi hem de çevre ve aile baskısı, yönlendirmesi ile farklılıklar bulunduğuna, sanığın eyleminin sarkıntılığı aştığına ilişkindir.
D. Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Sanığın suç teşkil eden fiillerinin sarkıntılık boyutunu aştığına, sanığın üst sınırdan cezalandırılması gerektiğine ve lehlerine vekalet ücretine hükmedilmesi istemine ilişkindir.
E. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Sanığın para vermek bahanesiyle katılan mağdurları cinsel istismar eylemini gerçekleştirmek için evinde alıkoyduğu anlaşıldığından hile ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan her iki katılan mağdur yönünden ayrı ayrı ceza verildiğine, sanığa verilen cezanın alt sınırdan uzaklaşarak verildiğine, sanığın yargılama aşamasında samimi ikrarda bulunduğuna ve çocuklara yalnızca dede sevgisiyle yaklaştığını beyan ettiğine, aynı mahallede yaşadıkları için aralarında dede torun ilişkisi kurduklarına, sanığın cezalandırılabilmesi için dosyada delil de olmadığına, verilen cezanın hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
III. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olduğu, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, anlaşıldığından hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Mersin 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.06.2022 tarihli ve 2022/242 Esas, 2022/426 Karar sayılı kararında katılan mağdurlar vekilleri, katılan Bakanlık vekili, sanık müdafii ve Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca Mersin 10. Ağır Ceza Mahkemesine, gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.02.2024 tarihinde karar verildi.
...
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!