WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 09 Temmuz 2026

YARGITAY 9. CEZA DAİRESİ

A- A A+

9. Ceza Dairesi         2022/13740 E.  ,  2023/6795 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/364 E,. 2021/974 K.
SUÇLAR :Reşit olmayanla cinsel ilişki, çocuğun kaçırılması ve alıkonulması
HÜKÜMLER : Düşme
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî onama

Katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemi yönünden; usulüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı temyiz sebebi içermeyen dilekçe ile temyiz isteminde bulunduğu belirlenmiştir.

Mağdure vekilinin temyiz istemi yönünden; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kamu davasında katılan sıfatının bulunmadığının anlaşılması karşısında, hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı belirlenmiştir.

Sanık müdafiinin temyiz istemi yönünden; İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından kurulan hükümlerin; 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul Anadolu 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.12.2020 tarihli ve 2020/242 Esas, 2020/440 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 43 üncü maddesi ile 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 16 yıl 8 ay hapis, 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fırkasının (f) bendi ve beşinci fıkrası ile 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin, 31.05.2021 tarihli ve 2021/364 Esas, 2021/974 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık müdafii, mağdure vekili ile katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında değişen suç vasfı ile reşit olmayanla cinsel ilişki ve çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçlarından, sanığın mağdurenin yaşı hususunda hataya düştüğünün kabulü ile mağdure ve anne-babasının da şikayetlerinden vazgeçmeleri gözönüne alınarak sanık hakkında açılan kamu davasının şikayet yokluğu nedeniyle düşürülmesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Sanık hakkında beraat hükmü kurulması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Bölge Adliye Mahkemesince; "Her ne kadar sanık hakkında 15 yaşını ikmal etmeyen mağdur ile cinsel ilişkiye girerek ve onu alıkoyarak müsnet suçları işlediği iddiasıyla atılı suçlardan dolayı cezalandırılması için mahkememize kamu davası açılmış ise de,
Sanığın tüm aşamalarda atılı suçlamayı kabul etmeyerek mağdurun yaşının küçük olduğunu bilmediğini, mağdurun yaşını kendisine büyük olarak söylediğini ve görüntü itibariyle de büyük göründüğünü beyan etmesi, mağdurun tüm aşamalardaki beyanlarında sanığa yaşını büyük olarak söylediğini gerçek yaşınında kayıtta yazılandan büyük olduğun beyan etmesi, sanığın ve mağdurun bu beyanlarının aksini gösteren delilerin mevcut olmaması karşısında,
Sanığın aşamalarda değişmeyen ve aksi sabit olmayan mağdurenin kendisine yaşının büyük olduğunu söylediği yönündeki savunması ile bunu destekler mahiyette mağdurenin ifadesinde sanığa yaşının büyük olduğunu söylediğini belirtmesi ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında, olayda 5237 sayılı TCK'nın 30. maddesinde düzenlenen hata hükümlerinin uygulanma koşullarının bulunduğu nazara alınıp, mevcut haliyle eylemin değişen vasfa göre aynı Kanunun 104.maddesinde düzenlenen reşit olmayanla cinsel ilişki suçunu oluşturduğu ve suçun şikayete tabi olduğu, kovuşturma evresinde sanık hakkında şikayetçi olunmadığı gözetilerek davanın düşmesine karar verilmesi gerekmiş,
Yaşı küçük çocuğu hürriyetinden yoksun kılma suçu açısından bakıldığında ise; mağdurenin sanığa yaşının 15 den büyük olduğunu ifade ettiği yine sanığın da mağdurenin yaşının büyük olduğunu bildiği yönündeki aksi sabit olmayan savunması dikkate alındığında olayda hata halinin mevcut olduğu, bu haliyle eylemin TCK'nun 30. maddesi delaletiyle TCK'nun 234/3 maddesinde yazılı çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçunu oluşturacağı, bu suçun şikayete tabi olduğu, velayet hakkına sahip olan anne ve babanın ve mağdurenin de şikayetlerinden vazgeçmeleri gözününe alındığında bu suç yönünden de düşme kararı verilmesi gerekmekle'' şeklindeki gerekçe ile sanık hakkında reşit olmayanla cinsel ilişki ve çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçlarından şikayet yokluğu nedeniyle kamu davasının düşürülmesine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz Talebinin İncelenmesinde
5271 sayılı Kanun'un 294 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır.” şeklindeki düzenleme de gözetilerek yapılan değerlendirmede, katılan Bakanlık vekilinin temyiz dilekçesinde herhangi bir temyiz sebebi göstermediği anlaşıldığından, vaki temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.

B. Mağdure Vekilinin Temyiz Talebinin İncelenmesinde
Mağdurenin 26.10.2020 tarihli duruşmada sanıktan şikayetçi olmadığını beyan ettiği ve yaş küçüklüğü nedeniyle atanan mağdure vekili hakkında usulünce verilmiş katılma kararı da bulunmadığı, 5271 sayılı Kanun'un 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kamu davasında katılan sıfatının bulunmadığı anlaşılmakla, aynı Kanun'un 260 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği sanık hakkındaki isteğinin 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi gereğince reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.

C. Sanık Müdafiinin Temyiz Talebinin İncelenmesinde
Sanık hakkında kurulan hükümlerde, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırılarak vicdani kanıya ulaşıldığı anlaşılmakla, sanık hakkında kurulan hükümlerde hukuka aykırılık görülmemiştir.

V. KARAR
A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz Talebinin İncelenmesinde
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle katılan Bakanlık vekilinin temyiz dilekçesinde herhangi bir temyiz sebebi göstermediği anlaşıldığından, vaki temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle, REDDİNE,

B. Mağdure Vekilinin Temyiz Talebinin İncelenmesinde
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin, 31.05.2021 tarihli ve 2021/364 Esas, 2021/974 Karar sayılı kararına yönelik yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen vekilin temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

C. Sanık Müdafiinin Temyiz Talebinin İncelenmesinde
Gerekçenin (C) bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin, 31.05.2021 tarihli ve 2021/364 Esas, 2021/974 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul Anadolu 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

26.10.2023 tarihinde karar verildi.