WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Temmuz 2026

YARGITAY 9. CEZA DAİRESİ

A- A A+

9. Ceza Dairesi         2022/13365 E.  ,  2023/6857 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2017/1768 E., 2018/300 K.
SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Temyiz dilekçesinin içeriği incelendiğinde; çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan hükmün temyiz edildiği anlaşıldığından temyiz incelemesinin anılan hükümle sınırlı yapılmasına karar verilmekle, yapılan ön inceleme neticesinde;

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Karabük Ağır Ceza Mahkemesinin 10.05.2017 tarihli ve 2016/244 Esas, 2017/87 Karar sayılı kararı ile; sanığın üzerine atılı çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işlediğinin sabit olmadığı gerekçesiyle 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
2. Anılan karara karşı o yer Cumhuriyet savcısının istinaf yoluna başvurması üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 21.02.2018 tarihli ve 2017/1768 Esas, 2018/300 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkındaki hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde 5271 sayılı Kanun'un 280 ıncı maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesince kurulan hükmün kaldırılarak sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 6545 sayılı Yasa ile değişik 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 16 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 04.10.2022 tarihli ve 9-2022/120591 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Mağdurenin kemik yaşı tespitine dair 14.02.2017 tarihli raporda radyolojik kemik yaşının on dokuz yaş ile uyumlu olduğunun belirtilmesi, anılan rapor ile uyumlu beyanlar, mağdurenin fiziki görünümü karşısında sanığın yaş hususunda hataya düşmüş olduğuna, hamilelik tarihinin eldeki verilerle kesin olarak bilinemeyeceği ve mağdurenin on beş yaşını doldurmasına çok yakın bir zaman kalmış olması birlikte gözetilerek şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Hastane doğumlu olup kayda göre 21.12.1999 doğumlu olan mağdure ile sanığın 2014 yılı içinde tanışarak görüşmeye başladıkları ve devam eden süreçte 14.04.2014 tarihinde yapılan düğün merasimi ile adı geçenlerin gayri resmi bir birliktelik dahilinde birlikte yaşamaya başladıkları ve anılan tarihten itibaren rıza dahilinde vajinal yoldan birden çok kez cinsel ilişki yaşandığı, 30.03.2015 tarihinde mağdurenin sağlık kuruluşundaki muayenesi sırasında yirmi bir haftalık gebe olduğunun anlaşılması ile kolluk kuvvetlerine intikalin gerçekleştiği iddiasıyla görülmekte olan yargılama neticesinde mahkemesince sanığın mağdureyi on sekiz yaşında bildiğine dair savunması, alınan adli raporlarda cinsel ilişki tarihinin kesin olarak bilinemeyeceğinin bildirilmesi karşısında suç tarihi itibariyle mağdurenin on beş yaşını doldurmuş olma ihtimalinin bulunması, mağdurenin dış görünüşü, mahkemece yapılan gözlem ve duruşmada dinlenen sosyal çalışmacının beyanları ile sabit olduğu üzere yaşından büyük göstermesi, cinsel ilişkilerin rıza dahilinde yaşanması ve dosya kapsamı itibariyle sanığın üzerine atılı suçları işlediğinin sabit olmadığı gerekçesiyle beraat kararı verildiği anlaşılmıştır.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince duruşmalı yapılan inceleme neticesinde mağdurenin gebe kalmış olabileceği zamana dair alınan adli raporlarda belirtilen 09.11.2004 ila 02.12.2004 tarihleri ve 29.10.2014 ila 30.11.2014 tarihleri arasında mağdurenin on beş yaşını ikmal etmemiş olması, mağdure ve sanık beyanları ile düğün merasiminin 14.04.2014 tarihinde yapılarak birlikte yaşama halinin başlaması karşısında cinsel ilişki yaşadıkları açık bir şekilde anlaşılması karşısında, sanığın mağdurenin yaşı hususunda hataya dair savunmasına adı geçenlerin iki yıl süren arkadaşlıkları ve dokuz ay nişanlı kalıp mağdurenin yaşının küçük olması nedeniyle resmi nikah yapamamaları sebebiyle itibar edilmeyerek mevcut beyanlar itibariyle 2014 yılı Nisan ayında dini nikah ile birlikte yaşamaya başlayan sanık ile mağdurenin birçok kez cinsel ilişkiye girdiklerinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesince kaldırılan beraat hükmünün kaldırılarak sanığın mahkumiyetine dair hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
1. Sanığın aşamalarda mağdurenin on sekiz yaşında olduğunu bildiğine dair istikrarlı savunması ile mağdurenin sanığın savunmalarını destekleyecek şekilde on sekiz yaşında olduğunu bildiği şeklindeki beyanı, mağdurenin İlk Derece Mahkemesindeki ifadesi sırasında huzurda bulunan sosyal çalışmacının mağdurenin dış görünümüyle alakalı olarak on sekiz - on dokuz yaş aralığında göründüğüne dair değerlendirmesi, mağdurenin heyetçe izlenen görüntülü ifadesindeki fiziksel özelliklerinin savunmayı doğrulaması ve tüm dosya içeriği karşısında, mağdurenin hastane doğumlu olmasının 5237 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinde düzenlenen hata hükümlerinin uygulanmasına engel teşkil etmeyeceği gözetilip, mevcut haliyle olayda hata hükümlerinin uygulanma koşullarının bulunduğu nazara alınmaksızın, hatalı değerlendirmeyle sanığın müsnet suçtan mahkumiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

2. Bozma gerekçesine göre, Tebliğname'de onama isteyen düşünceye iştirak olunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 21.02.2018 tarihli ve 2017/1768 Esas, 2018/300 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden kararın 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca takdiren Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

30.10.2023 tarihinde karar verildi.