WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 06 Temmuz 2026

YARGITAY 9. CEZA DAİRESİ

A- A A+

9. Ceza Dairesi         2022/13297 E.  ,  2023/5125 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/354 E., 2021/827 K.
SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.12.2019 tarihli ve 2018/217 Esas, 2019/538 Karar sayılı kararı ile sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci ve üçüncü cümleleri, üçüncü fıkrasının (c) bendi, 43 üncü ve 53 üncü maddeleri uyarınca 18 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin, 29.04.2021 tarihli ve 2020/354 Esas ve 2021/287 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan Bakanlık vekili ile sanık müdafiinin aleyhe istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanığın 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereğince beraatine karar verilmiştir.

3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 05.10.2022 tarihli ve 9-2021/114448 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılanlar Vekilinin Temyiz İstemi
Husumete konu edilen mağdurenin annesine sanık tarafından yapılan ev ve araba devrinin suç tarihinden yıllarca önce yapıldığına, bu malların elden gitme durumu olmadığına, zaten mağdurenin annesi ile sanık arasında resmî nikah olmadığına, böyle bir durumun iftira sebebi olamayacağına, annenin velayeti almak amacı olsaydı doğrudan karakola gideceğine, ancak karakol yerine mağdurenin sağlığından endişe ederek hastaneye başvurduğuna ve hastanenin ihbarı üzerine intikalin gerçekleştiğine, kızını çok ... bir annenin onun onurunu zedeleyemeyeceğine, kaldı ki sanığın evlilik dışı yaşadığı eşine karşı şiddet gösterdiğine, annenin kızını kullanmasına gerek olmadığına, mağdurenin intikal sonrasında psikiyatri polikliniğinde tedavi olduğu nazara alındığında ruh sağlığının bozulduğunun ortada olduğuna, mağdurenin istikrarlı beyanlarının suçun varlığının açık delili olduğuna, mağdurenin günlüğünde sanığa karşı duyduğu güvensizliği şiir yazarak dile getirdiğine, istismarı açıkça yazmasının kendisinden beklenemeyeceğine, sanığın cezalandırılması gerektiğine ilişkindir.

B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Dosya kapsamından sanığın mağdureyi zincirleme şekilde istismar ettiğinin kesin olarak anlaşıldığına, mağdurenin beyanlarının istikrarlı olduğuna, sanığın aynı evde yaşamanın ve baba-çocuk ilişkisinin sağladığı güvenle istismarı gerçekleştirdiği gözetilmeden hakkında beraat kararı verildiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesi, "...olay gün ve saati ile takip eden bir ay içinde, birden fazla kez, sanığın öz kızı olan mağdureye yönelik, yanına yatarak mağdurenin belinden sarıldığı, bacağını mağdurenin bacağının arasına koyduğu, mağdurenin özel bölgelerini ellediği, bu kapsamda mağdurenin beyanında geçen şekilde sanığın kızına yönelik olarak şehevi arzuları tatmin amaçlı ancak ileri boyuta varmayan şekilde çocuğun edep bölgelerin dokunduğu, bu dokunmanın mağdur beyanlarında kendisini rahatsız edecek şekilde baba sevgisiniaşacak nitelikte, şehevi ... amaçlı olduğu kanaatine varıldığı, mağdurenin babasına iftira atması için bir sebebin olmadığı, olayın mağdurenin babasına karşı hırçın ve farklılaşan davranışları nedeniyle annesinin, oyun oynuyormuş gibi kızından sanık olan babasının davranışları göstermesini istemesi üzerine öğrendiği ve mağdureye tıbbi destek alabilmek için hastaneye götürdüğü, hastanede mağdurenin anlattıkları üzerine düzenlenen raporlarla durumun savcılığa intikal ettiği bir bütün olarak değerlendirildiğinde iddianamede yazılı fiillerin mağdureye karşı sanık tarafından gerçekleştirildiği, bu kapsamında mağdurenin vücut ve edep bölgelerine dokunduğu, bu yönde mağdurenin ve müdahil annenin beyanları olay ve oluş itibariyle sübut açısından vicdani kanaat getirildiği..." şeklindeki kabul ve gerekçesiyle sanığın mahkumiyetine karar vermiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesi , "...İddia, yapılan yargılama taraf beyanları, mağdure vekilinin sunduğu mağdure tarafından yazılmış günlük fotokopileri ve tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde her ne kadar sanık hakkında kızı mağdureye yönelik değişik zamanlarda evde özel bölgelerine dokunduğu iddiasıyla kamu davası açılmış ve yerel mahkemece mahkumiyet hükmü tesis edilmiş ise de olayın adli makamlara yaklaşık 4 ay sonra intikali, sanık ve gayri resmi birlikte yaşadığı mağdurenin annesi arasında süregelen kavga ve darp olayları neticesinde ... husumet, mağdurenin yazdığı günlükte cinsel istismara ilişkin içerik olmaması sürekli annesi ve kendisine babasının kızıp bağırıp kötü davrandığına ilişkin anlatımlar barındırması değerlendirildiğinde soyut beyan ve iddialar dışında sanığın cezalandırılmasına yeterli, kesin, somut, inandırıcı ve her türlü şüpheden uzak kanıt elde edilememesi..." şeklindeki gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi hükmünü kaldırarak sanığın beraatine karar vermiştir.

IV. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesinin birinci fıkrasında “Hâkim, kararını ancak duruşmaya getirilmiş ve huzurunda tartışılmış delillere dayandırabilir. Bu deliller hâkimin vicdanî kanaatiyle serbestçe takdir edilir” ve aynı Kanun'un 210 uncu maddesinin birinci fıkrasında ise "Olayın delili, bir tanığın açıklamalarından ibaret ise, bu tanık duruşmada mutlaka dinlenir. Daha önce yapılan dinleme sırasında düzenlenmiş tutanağın veya yazılı bir açıklamanın okunması dinleme yerine geçemez" hükümlerine yer verilmiş olup, bu kapsamda Bölge Adliye Mahkemesince olayın tek tanığı konumunda bulunan mağdurenin duruşmaya getirilerek iddiaya konu hususlarla ilgili dinlenip, bunun mümkün olmaması halinde ise Çocuk İzlem Merkezinde ve İlk Derece Mahkemesinde kaydedilen görüntülerinin duruşmada taraflarla birlikte izlenerek beyanlarının alınmasından sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken ara kararla dinlenilmesinden vazgeçilen mağdurenin Çocuk İzlem Merkezinde alınan görüntülü ifade CD'si ile İlk Derece Mahkemesinde verdiği ifadesini içeren SEGBİS kaydı duruşmada izlenmeksizin yazılı şekilde beraat kararı verilmesi, hukuka aykırı görülmüştür.

2. Bozma sebebine uygun olarak Tebliğnamede onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle katılanlar vekili ile katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin, 29.04.2021 tarihli ve 2020/354 Esas, 2021/827 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca takdîren İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

13.09.2023 tarihinde karar verildi.