9. Ceza Dairesi 2022/13189 E. , 2024/2983 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/301 E., 2022/83 K.
SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii, katılan Bakanlık vekili
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine verilen kararın, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, İlk Derece Mahkemesinde silahların eşitliği ve çekişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda savunmaya yeterli imkânın sağlanması ve bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunmayı kullanabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanun'un 94 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ - OLAY VE OLGULAR
1. Sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve 43 üncü maddesi uyarınca açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda Bakırköy 11. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.12.2019 tarihli ve 2019/143 Esas, 2019/431 Karar sayılı kararı ile; sanığın çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 43, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 16 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına dair kararının katılan Bakanlık vekili, o yer Cumhuriyet savcısı, sanık ... müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 19.02.2020 tarihli ve 2020/215 Esas, 2020/454 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 19.02.2020 tarihli ve 2020/215 Esas, 2020/454 Karar sayılı kararının katılan Bakanlık vekili ile sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay kapatılan 14. Ceza Dairesinin 21.06.2021 tarihli ve 2020/4217 Esas, 2021/4383 Karar sayılı kararı ile "İlk derece mahkemesi tarafından gerçekleştirilen yargılama sırasında mağdure ile sanığın ifadelerinde geçip, olaya ilişkin bilgisi olduğu anlaşılan tanık ...’nun teminiyle dinlenilmesinden sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması karşısında, anılan karara yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine düzeltilerek esastan reddedilmesi..." gerekçesiyle bozulmasına ve dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
3. Yargıtay kapatılan 14. Ceza Dairesinin bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda Bakırköy 11. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.03.2022 tarihli ve 2021/301 Esas, 2022/83 Karar sayılı kararı ile sanığın çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 43, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 16 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Cinsel muayene raporlarında mağdurenin istismara uğradığına dair bulguya rastlanmadığı, mağdure ile tanık Arif arasında duygusal birlikteliğin söz konusu olduğu, mağdure ile tanık Arif'in hem kendi içinde hem de birbiriyle çelişen anlatımlarda bulundukları, Mahkemeye sunulan mesaj içerikleri incelendiğinde mağdurenin tüm yaşananların yanlış anlaşılmadan ibaret olduğunu belirttiğinin görüldüğü, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği sanığın beraat etmesi gerektiğine ilişkindir.
B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Takdiri indirim hükümlerinin uygulanması ve alt sınırdan ceza verilmesinin hukuka aykırı olduğu, kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
Sanık hakkında kurulan hükümde, olayın intikal şekli ve zamanı, katılan mağdure ve tanık Arif'in hem kendi içinde hem de birbiriyle çelişen beyanları, tanık anlatımları, dosya kapsamındaki mevcut adli raporlar, savunma ve tüm dosya kapsamına göre sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair cezalandırılmasına yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilerek beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi nedeniyle hukuka aykırılık bulunmuştur. Belirtilen gerekçeyle Tebliğnamedeki onama görüşüne iştirak edilmemiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Bakırköy 11. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.03.2022 tarihli ve 2021/301 Esas, 2022/83 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca Bakırköy 11. Ağır Ceza Mahkemesine, gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.04.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!