9. Ceza Dairesi 2022/12081 E. , 2023/3766 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/438 E., 2022/346 K.
SUÇLAR : Reşit olmayanla cinsel ilişki, kasten yaralama
HÜKÜMLER : Düşme (ayrı ayrı)
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim edilen 12.02.2019 tarihli ve 2019/10732 Esas sayılı iddianame ile sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı (3kez) ile kasten yaralama suçlarından dava açılmıştır.
2. İstanbul Anadolu 11. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.03.2020 tarihli ve 2019/92 Esas, 2020/94 sayılı kararı ile sanığın çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan mahkumiyeti ile kasten yaralama suçundan hüküm kurulmasına yer olmadığı kararı verilmiştir.
3. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 06.10.2020 tarihli ve 2020/1123 Esas, 2020/1263 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçuna yönelik sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
4. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesi kararının, sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 10.03.2022 tarihli ve 2021/17671 Esas, 2022/2205 Karar sayılı kararı ile olayda 5237 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinde düzenlenen hata hükümlerinin uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığı tartışıldıktan sonra karar verilmesi gerekirken bu konuda herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın eksik gerekçe ile yazılı şekilde mahkumiyet hükümleri kurulması suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 230 uncu maddesine muhalefet edilmesi ve kabule göre sanığın on beş yaşından küçük mağdureye yönelik değişik tarihlerde anal yoldan cinsel ilişkiye girme eylemlerini zorla gerçekleştirdiğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeden atılı suçtan belirlenen temel cezanın 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin dördüncü fıkrası ile artırılması nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
5. İstanbul Anadolu 11.Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.06.2022 tarihli ve 2022/438 Esas, 2022/346 Karar sayılı kararı ile sanığın mağdurenin yaşında hataya düştüğü anlaşılması karşısında 5237 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesi dikkate alındığında değişen suç vasfına göre sanığın üzerine atılı reşit olmayanla cinsel ilişki ile kasten yaralama eylemlerinin şikayete tabi olduğu, kovuşturma aşamasından mağdurenin vaki şikayetinden vazgeçtiği anlaşıldığından; sanık hakkında açılan kamu davalarının 5237 sayılı Kanun'un 73 üncü maddesinin dördüncü fıkrası ve 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca ayrı ayrı düşürülmesine, karar verilmiştir.
6. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 06.09.2022 tarihli ve 9-2022/108432 sayılı, bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Suç vasfına, sanıktan şikayetçi olmayan mağdurun yaşı konusunda sanığa gerçek yaşını söylediğini beyan etmesine rağmen sanığın hataya düştüğünün kabul edilmesi, mağdurun soruşturma aşamasında
alınan beyanlarına itibar edilmemesi, uzun süren yargılama ve sanığın yakınları tarafından tehdit edilen ve de bu sebeplerle şikayetinden vazgeçmek zorunda kalan mağdurenin korkması sebebiyle değişen ifadeleri nedeniyle suçun 5237 sayılı Kanun'un 104 üncü maddesi kapsamında değerlendirilmesi, mağdurenin yaşını ve gittiği okulu bilen mağdurla uzun süredir aynı mahallede oturan sanığın suçtan kurtulmaya yönelik beyanları doğrultusunda hataya düştüğünün kabul edilmesi, bozma öncesi verilen yerel mahkeme kararında ayrıntılı olarak belirtildiği üzere ilişkinin rıza dışı gerçekleşmesine rağmen ilişkinin rızayla gerçekleştiğinin kabul edilmesi ve bu hususun gerekçelendirilmemesi, sanıktan şikayetçi olmayan mağdurenin ilişkiye rıza göstermediğini ısrarla beyan etmesine rağmen rızanın varlığının kabul edilmesi hukuka aykırı olup bozmayı gerektirdiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Mağdurenin facebook internet sitesi üzerinden tanışıp arkadaş olduğu sanık ile 2018 yılı Ağustos ayında asker olduğu dönemde dağıtım izni için İstanbul'a geldiğinde buluştuğu, daha önce birlikte gittikleri ormanlık alana geldiklerinde sanığın burada mağdureye yakınlaşıp kıyafetlerini çıkarmaya başladığı, mağdure karşı koymaya çalışsa da ağzını kapatarak ve yumruk vurmak sureti ile ona engel olduğu, akabinde mağdureyi yere doğru yatırarak anal yoldan cinsel ilişkiye girdiği, sanığın bu olaydan sonra mağdureyi aramaya devam ederek buluşmayı ve çıplak fotoğraflarını göndermesini istediği, bu şekilde birkaç defa daha cinsel ilişkiye girdikleri iddia olunmuştur.
2. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada, sanığın hataya yönelik savunması bakımından olaya bakıldığında; Adli Tıp 6.İhtisas Kurulunca düzenlenen 18.12.2019 tarihli rapora göre mağdurenin suç tarihinde on beş yaşını henüz bitirmediği, suç tarihinde on dört yaş on bir ay içerisinde olduğu, on beş yaşını bitirmesine bir ay kaldığı tespit edilmiş, mağdurenin duruşmada gözlemlenen fiziksel durumu, dosyadaki sunulu ve olaydan yakın zaman öncesine ait fotoğraflar ile sanığın savunması birlikte değerlendirildiğinde sanığın olay tarihinde mağdurenin on beş yaşından büyük olduğunu zannettiğine ve hataya düştüğüne ilişkin savunmasının inandırıcı ve yerinde olduğu kanaatine varılmıştır.
3. Kasten yaralama iddiası bakımından olay değerlendirildiğinde, mağdurenin ablası olan S.Ç ifadesinde; cinsel saldırı olayını kardeşinin ilk olarak kendisine anlatmasıyla öğrendiğini, bunun üzerine annesine bu olaydan bahsettiğini, sanık ile görüştüğü dönemde kardeşinin vücudunda morluklar gördüğünü beyan etmiş, ise de sanığın yargılama aşamasında cinsel ilişki iddiasını inkar etmesi ve diğer yandan bu doğrultuda cinsel istismar eyleminde cebir kullanıldığına ilişkin delil olmadığı anlaşılmış, 5237 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesi dikkate alındığında sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 104 üncü maddesinin birinci fıkrası kapsamında kaldığı görülmüş ayrıca, mağdurenin son celse sanık hakkındaki şikayetinden vazgeçtiği, bu hali ile sanık hakkında cinsel istismar ve basit yaralama suçlarından açılan kamu davasının düşürülmesine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
1. İstanbul Anadolu 11.Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.06.2022 tarihli ve 2022/438 Esas, 2022/346 Karar sayılı kararında, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı,
eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığının anlaşılması karşısında, eyleme uyan suç vasıfları ile hata hükümlerinin uygulama koşullarının bulunduğu nazara alınarak şikayettten vazgeçme nedeniyle verilen düşme kararlarında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Onama sebebine uygun olarak Tebliğnamede bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Anadolu 11.Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.06.2022 tarihli ve 2022/438 Esas, 2022/346 Karar sayılı kararında katılan Bakanlık vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, katılan Bakanlık vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
01.06.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!