9. Ceza Dairesi 2022/11694 E. , 2023/4593 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2019/522 E., 2022/113 K.
SUÇ : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞ : Bozma
İlk Derece Mahkemesince bozma üzerine verilen hükmün sanıklar müdafileri, katılan Bakanlık vekili ile katılan mağdure vekili tarafından temyiz edilmesi ve sanık müdafilerince incelemenin duruşmalı yapılmasının talep edilmesi üzerine, dosya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından Tebliğname ile Daireye gönderilmekle, belirlenen tarihte sanık müdafilerinin yerinde görülen talebine istinaden duruşmalı yapılan değerlendirmede başvurunun muhtevası ve inceleme tarihine kadar getirilen kanuni düzenlemeler nazara alınarak dosya tetkik edildi, gereği görüşüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
T.C. Anayasasının "Ailenin Korunması ve Çocuk Hakları" başlıklı 41 inci maddesinde ailenin huzur ve refahı ile özellikle anne ve çocukların korunmasına yönelik olarak her türlü istismar ve şiddete karşı çocukları koruyucu tedbirleri alma görevinin Devlete ait olduğu açıkça belirtilmiştir. Aile ve çocukların korunması hakkı Anayasa ile güvence altına alınmış bir haktır. 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanunun amaç ve temel ilkelerinin belirlenmesine ilişkin birinci maddesinden anlaşılacağı üzere bu kanun anayasa ve uluslararası sözleşmelere uygun olarak çıkarılmış bir kanundur. Kanun'un 20 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının kadın, çocuk ve aile bireylerine yönelik olarak uygulanan şiddet veya şiddet tehlikesi nedeniyle açılan davalara katılabileceği belirtilmiştir. Tüm bu kanuni düzenlemeler dikkate alındığında Bakanlığın davaya katılması doğrudan Anayasa ve kanundan kaynaklanan koruma görevine ilişkin olup Bakanlığa yüklenen bir kamu görevidir. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 237 ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan zarar görme şartı katılan Bakanlık için söz konusu olmamasına rağmen koşulları oluşmadığı halde katılan Bakanlık vekili lehine vekalet ücretine hükmedilmesi,
Uygulamaya göre de,
Sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası ile tayin edilen cezanın, aynı Kanun'un 43 üncü maddesi gereğince 1/4 oranında arttırılmasıyla bulunan arttırım miktarının 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin altıncı fıkrasına göre belirlenen cezaya eklenmesi ve bu sıraya uyularak sonuç cezanın belirlenmesi yerine, aynı Kanun'un 61 inci maddesinin beşinci fıkrasında öngörülen sıralamaya aykırı olacak şekilde 103 üncü maddesinin altıncı fıkrası ile belirlenen 15 yıl hapis cezası üzerinden 43 üncü maddesinin birinci fıkrasının tatbiki ve sonrasında aynı Kanun'un 62 nci maddesinin de belirlenen bu ceza üzerinden yapılarak fazla ceza tayini,
Kanuna aykırı, sanık müdafileri, katılan Bakanlık vekili ile katılan mağdure vekilinin temyiz itirazları ile sanık müdafilerinin duruşmalı inceleme sırasındaki savunmaları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu hususun yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun'un 322 nci maddesinin verdiği yetkiye istinaden düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükümde yer alan katılan Bakanlık lehine vekalet ücreti verilmesine ilişkin bölümün karardan çıkarılması ve yine hükümdeki 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin uygulandığı fıkranın tamamının ve aynı Kanun'un 62 nci maddesinin uygulandığı fıkradan ise " ....15 yıl 7 ay 15 gün..." ibaresinin çıkartılarak hükme "Sanık hakkında TCK'nın 103/2. maddesi ile tayin edilen cezanın, aynı Kanun'un 43. maddesi gereğince 1/4 oranında arttırılmasıyla bulunan arttırım miktarı olan 2 yıl hapis cezasının, TCK'nın 103/6. maddesine göre belirlenen 15 yıl hapis cezasına eklenmesi suretiyle sanığın 17 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına," ve 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin uygulandığı kısıma "...14 yıl 2 ay..." ibarelerinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan re'sen de temyize tabi hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Oy birliğiyle 04.07.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!