WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Haziran 2026

YARGITAY 9. CEZA DAİRESİ

A- A A+

9. Ceza Dairesi         2022/11419 E.  ,  2023/4262 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, hükmedilen ceza miktarına göre 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 318 inci maddesi uyarınca reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Afyonkarahisar Cumhuriyet Başsavcılığının 13.02.2009 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kamu davası açılmıştır.

2. Afyonkarahisar 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.03.2014 tarihli ve 2009/55 Esas, 2014/65 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından, 6545 sayılı Kanun ile değişiklikten önceki 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası ile 43, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ve hak yoksunluklarına; 109 uncu maddesinin birinci, üçüncü fıkraları, beşinci fıkrasının (f) bendi ile 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

3. Afyonkarahisar 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.03.2014 tarihli ve 2009/55 Esas, 2014/65 Karar sayılı kararının sanık müdafileri tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesinin 28.09.2020 tarihli ve 2016/9204 Esas, 2020/3513 Karar sayılı kararı ile mağdure hakkında Afyonkarahisar Devlet Hastanesi sağlık kurulunca düzenlenen 11.05.2010 tarihli raporda kemik yaşının eylem tarihi olan Ekim 2008 itibarıyla on beş-on altı yaş ile uyumlu olduğu bildirilmesine rağmen İstanbul Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulundan alınan 13.08.2010 günlü raporda mağdurenin Ekim 2008 olan olay tarihinde on dört yaşını bitirmiş olup, on beş yaşı içerisinde olduğu ve on beş yaşını bitirmediğinin belirtilmesi karşısında, mevcut haliyle mağdurenin yaşıyla ilgili raporlar arasında çelişki bulunduğu nazara alınıp, dosyayla birlikte İstanbul Adli Tıp Kurumu Üst Kuruluna sevkiyle olay tarihi dönemde kaç yaşında olduğu tespit edildikten sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

4. Afyonkarahisar 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.04.2022 tarihli ve 2020/516 Esas, 2022/301 Karar sayılı kararı ile sanığın çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından, 6545 sayılı Kanun ile değişiklikten önceki 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası ile 43, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ve hak yoksunluklarına, 109 uncu maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları, beşinci fıkrasının (f) bendi ile 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 03.08.2022 tarihli ve 9-2022/99035 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği
Özetle; mağdurenin yaşına ilişkin raporlar arasındaki çelişkinin sanık aleyhine yorumlanarak değerlendirildiği, eksik araştırmayla karar verildiği, sanık hakkında hata hükümlerinin uygulanma koşullarının bulunduğu, kararın usule, kanuna ve hakkaniyete aykırı olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Bozma sonrası yapılan yargılama neticesinde Mahkemece; ''Mağdurenin babası ... ile birlikte Manisa ili ... ilçesinde ikamet ettikleri, mağdure ...'in 2008 yılı Eylül ayı sonunda, babasından habersiz ... ilçesinden Afyonkarahisar'da bulunan ve akrabaları olan sanıkların ... Mahallesi *** Sokak No.15 Sayılı yerdeki evine geldiği, burada kalmaya başladığı, 2008 yılı Ekim ayında mağdure ...'in, sanık ... *** ile evde, kendi rızası ile cinsel ilişkiye girdiği ve takip eden günlerde de defalarca cinsel ilişkiye girdikleri, mağdurenin rahatsızlanması üzerine hastaneye başvurduklarında mağdurenin alınan doktor raporunda 6-7 haftalık hamile olduğunun tespit edilmesi üzerine 29.01.2009 tarihinde Zübeyde Hanım Doğum Hastanesi görevlilerinin 155 i arayarak durumu emniyet birimlerine haber verdikleri, Bozma sonrasında usul ve yasaya uygun bozma ilamına uyulmasına karar verilmiş, bozma ilamı gereğince, her ne kadar Devlet Hastanesi Başhekimliğine, mağdureye ait film ve grafilerin gönderilmesi için müzekkere yazılmış ise de, gelen yazı cevabında film ve grafilerin veritabanında ve fiziksel ortamda bulunmadığı belirtilmiş olduğundan, dosyanın mevcut haliyle mağdure ile birlikte İstanbul Adli Tıp Kurumu Üst Kuruluna gönderilerek bozma ilamında belirtildiği şekilde Afyonkarahisar Devlet Hastanesi Sağlık Kurulunca düzenlenen 11.05.2010 tarihli rapor ile İstanbul Adli Tıp Kurulu 2. İhtisas Kurulundan alınan 13.08.2010 tarihli raporlar arasındaki çelişkinin giderilerek, olay tarihinde mağdurenin kaç yaşında olduğunun tespit edilmesi istenmiş, İstanbul Adli Tıp Kurumu 1. Üst Kurulu tarafından verilen 23.11.2021 tarihli rapora göre, mağdurenin olay tarihinde 14 (on dört) yaşını bitirmiş, 15 (on beş) yaşının içerisinde olduğu ve 15 (on beş) yaşını bitirmediği şeklinde mütalaa verildiği, Her ne kadar sanık savunma ve beyanlarında; mağdurenin kendisine 16 yaşında olduğunu söylediğini, yaşının küçük olduğunu bilmediğini beyan etmiş ise de, mağdurenin yaş tespitine ilişkin çekilen kemik grafileri ve İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 2. İhtisas Kurulu 13.08.2010 tarih ve 4802 karar sayılı raporu ile mağdurenin Ekim 2008 olan olay tarihinde 14 yaşını bitirmiş, 15 yaşının içerisinde olduğu ve 15 yaşını bitirmediğinin tespit edilmesi ile mağdurenin bedensel gelişimine ilişkin bu rapor içeriği karşısında, mağdurenin suç tarihi itibarıyla görünüm olarak 15 yaşından küçük olduğunun sanık tarafından anlaşılabileceği, ayrıca mağdur ile sanık arasında akrabalık ilişkisi bulunması, müşteki ...'ın sanık ... ***'ın amcasının oğlu olması, daha öncesinden birbirlerini tanımaları ve içinde bulundukları sosyal ve kültürel durumları dikkate alındığında sanığın mağdurenin yaşı konusunda hataya düşmelerinin mümkün olmadığı anlaşılmakla mahkememizce sanıkların bu yöndeki savunmalarına itibar edilmemiş, suçtan kurtulmaya yönelik beyan olarak değerlendirilmiş ve yasal şartların oluşmaması nedeniyle sanık hakkında hata hükümleri uygulanmamıştır.'' şeklindeki gerekçelerle hükümler kurulduğu anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
1. Sanığın aşamalarda mağdurenin on beş yaşından büyük olduğunu bildiğine yönelik savunması mağdurenin sanığın bu yönde savunmalarını doğrular nitelikte beyanları ve tüm dosya içeriği nazara alındığında, olayda 5237 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinde düzenlenen hata hükümlerinin uygulanması gerektiği gözetilerek hükümler kurulması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

2. Bozma sebebine uygun olarak Tebliğname'de onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Afyonkarahisar 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.04.2022 tarihli ve 2020/516 Esas, 2022/301 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

14. 06.2023 tarihinde karar verildi.