9. Ceza Dairesi 2022/10971 E. , 2023/3791 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/3021 E., 2019/2349 K.
SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun
kılma, şantaj
HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî bozma
İlk Derece Mahkemesince sanık ... hakkında şantaj, sanık ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan hükmolunan cezaların tür ve miktarları ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararları dikkate alındığında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca hükümlerin temyizinin mümkün olmadığı belirlenmiştir.
İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Suça sürüklenen çocuk ..., sanıklar ..., ... ile ... müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin incelenmesinde sanıklar müdafilerinin talepleri açısından İlk Derece Mahkemesinde silahların eşitliği ve çekişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda savunmaya yeterli imkânın sağlanması ve bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunmayı kullanabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanun'un 94 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiren, suça sürüklenen çocuk müdafiinin talebi yönünden ise hükmolunan ceza miktarına göre reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından tanzim edilen 28.07.2015 tarihli ve 2015/5014 Esas sayılı iddianame ile sanık ... hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından dava açılmış; Sakarya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.09.2015 tarihli ve 2015/300 Esas, 2015/232 Karar sayılı karar ile aradaki hukuki ve fiili irtibat nedeniyle Sakarya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/314 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiştir.
2. Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından tanzim edilen 14.08.2015 tarihli ve 2015/5355 Esas sayılı iddianame ile sanıklar Sefa, ..., ..., ..., ... ve ... hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı, sanık ... hakkında insan ticareti, sanık ... hakkında şantaj suçlarından dava açılmıştır.
3. Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından tanzim edilen 20.01.2016 tarihli ve 2016/660 Esas sayılı iddianame ile sanık ... hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve şantaj suçlarından dava açılmış; Sakarya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.02.2016 tarihli ve 2016/60 Esas, 2016/57 Karar sayılı karar ile aradaki hukuki ve fiili irtibat nedeniyle Sakarya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/314 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiştir.
4. Sakarya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 01.03.2018 tarihli ve 2015/314 Esas, 2018/79 Karar sayılı kararı ile;
a) Sanıklar Sefa ve ...'ın mağdureye yönelik çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci ve dördünü fıkraları ile 43 ve 62 nci maddeleri uyarınca ayrı ayrı 25 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına,
b) Suça sürüklenen çocuk ...'nın mağdureye yönelik çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ile 62 nci maddesi uyarınca 8 yıl 10 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına,
c) Sanıklar ..., ..., ... ve ...'in mağdureye yönelik çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca ayrı ayrı 13 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına,
d) Sanık ... hakkında insan ticareti suçundan açılan davada eylemin şantaj suçunu oluşturduğundan bahisle 5237 sayılı Kanun’un 107 nci maddesinin ikinci fıkrası yollamasıyla birinci fıkrası uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına,
e) Sanık ...'in mağdureye yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fırkasının (f) bendi ile beşinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,
karar verilmiştir.
5. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 11.12.2019 tarihli ve 2018/3021 Esas, 2019/2349 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılan Bakanlık vekili ve sanık ile suça sürüklenen çocuk müdafilerinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
6. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 04.07.2022 tarihli ve sanık ... hakkında şantaj, sanık ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümler yönünden 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin ikinci fırkasının (a) bendi uyarınca temyiz edilemez olması gerekçesiyle temyiz isteminin reddi; sanıklar ve suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan hükümler yönünden "Dosya kapsamına göre, mağdure Kübra ***'ın kayden 13/04/2001 doğumlu olup suç tarihlerinin tam olarak belirlenememekle birlikte 2015 yılları olduğu, dosya içerisinde mevcut KOÜ Adli Tıp Ana Bilim Dalından alınan 10/06/2016 tarihli ve 380 sayılı rapor içeriğine göre ise mağdurenin kemik gelişiminin 2015 yılında 15 yaşından büyük olduğunun belirlenip gerçek yaşının araştırılabileceğinin belirtildiği, mağdurenin mernis doğum tutanağında ise 'kentsel' şekilde evde doğduğunun bildirildiği, buna göre suç vasfının belirlenebilmesi ve sanıklar ile suça sürüklenen çocuğun hukuki durumlarının tespit edilebilmesi adına Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesinden mağdurun kemik yaşının tespit ettirilerek mağdur beyanı, sanıklar ve suça sürüklenen çocuklar savunmaları karşılıklı değerlendirilerek her bir sanık ve suça sürüklenen çocuk yönünden eylemlerin hangi tarihte gerçekleştiği belirlenerek özellikle sanık ... ***'in suç tarihlerinde askerlik görevini ifa ettiğine ilişkin savunması ile suça sürüklenen çocuk ... ***'ın olay tarihlerinde bacaklarından ağır bir ameliyat geçirdiğine ilişkin savunmalarının doğruluğu araştırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve araştırma neticesinde yazılı şekilde karar verilmesi," şeklindeki gerekçe ile hükümlerin "Bozulması" görüşünü içeren Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Sanıklar hakkında, mağdurenin yaşı, maruz kaldığı eylem nedeniyle yaşadığı travma ve eylemin psikolojisinde bırakacağı etki göz önüne alındığında kanunun üst sınırından hüküm kurulması gerektiğine ilişkindir.
B. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi
1. Mağdure beyanlarının çelişkili olduğuna, sanığın mahkumiyetine yeter delil bulunmadığına, dosyadaki fotoğrafların mağdurenin isteğiyle çekilen fotoğraflar olduğunun anlaşıldığına,
2. Mağdurenin mernis kaydına göre hastane doğumlu olmadığı, alınan kemik yaşı raporuna göre suç tarihinde on beş yaşını doldurduğu belirtilmesine rağmen bu rapora itibar edilmeden hüküm tesisi, mağdurenin rızası ile gerçekleşen eylemin reşit olmayanla cinsel ilişki suçunu oluşturduğu ve dilekçesinde belirttiği diğer nedenlere ilişkindir.
C. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi
Mağdurenin fiziki yapısı itibarı ile on sekiz yaşında göstermesi ve de mağdurenin kendisinin bu yaşta olduğunu söylemesi karşısında sanığın bu beyana inandığına, evlenmek amacıyla yaklaştığına, cinsel birlikteliğin rızayla olduğuna, mağdurenin çok kez evden kaçan biri olduğunu öğrenen sanığın mağdure ile irtibatı kesmesi üzerine şikayet edildiğine, istinaf kararının eksik ve hatalı olduğu ile dilekçesinde belirttiği diğer nedenlere ilişkindir.
D. Suça Sürüklenen Çocuk ... Müdafiinin Temyiz İstemi
Sanığın katılan mağdurenin ifadesinden kısa süre önce bacaklarından tedavi gördüğüne, rahatsızlığı sebebiyle eylemi tek başına gerçekleştirip gerçekleştiremeyeceği yönünde rapor alınması gerektiğine, tüm sanıkların suça sürüklenen çocuğu tanımadıklarına, mağdurenin iddia ettiği tarihte ...'in askerde olduğuna, mağdurenin ilk celsede müvekkilinin savunmasını doğruladığının değerlendirilmediğine, gösterdikleri iki tanığın dinlenmediğine, mağdurenin soyut iddiasına dayalı beyanı esas alınarak karar verilmesinin isabetsiz olduğuna ilişkindir.
E. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi
Olay sırasında sanığın askerde olduğuna, cep telefonunda yapılan incelemede de mağdureye ait her hangi bir kayıt ya da fotoğrafa rastlanılmadığına, mağdurenin sanığı bir başka kişi ile karıştırmış olabileceğine, aksi halde de mağdurenin alınan rapora göre on altı - on yedi yaşında olduğunun tespit edildiğine, ancak bu tespitin göz ardı edilerek olay tarihinde on üç - on dört yaş grubunda olduğu kabulüyle sanığın cezalandırıması kararının bozulması gerektiğine ilişkindir.
F. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi
Delil takdirinde hataya düşüldüğüne, mağdurelerin beyanlarının çelişkili olduğuna, mahkumiyete yeter somut delil bulunmadığına ilişkindir.
G. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi
Nitelikli cinsel istismara dair somut delil bulunmadığına, mağdure beyanlarının çelişkili olduğuna, dijital materyal inceleme raporuna göre dosyadaki fotoğrafların zorla cinsel ilişki sonrası çekilen resimler olmayıp rıza ile çekildiğinin anlaşıldığına, fotoğrafların ifşa edilmiş olması nedeniyle bu fotoğraflarla şantaj yapılmasının mümkün olmadığına, mağdurenin olay tarihinde kemik gelişiminin 2015 yılı itibarıyla on beş yaşından büyük olduğu tespit edildiğinden reşit olmayanla cinsel ilişki suçunun oluştuğuna, beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
H. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi
Mahkumiyete yeter delil olmadığına, mağdurenin çelişkili beyanlarda bulunduğuna, fotoğrafların zorla çekilmediğinin anlaşıldığına, mağdurenin 2015 yılında on beş yaşından büyük olduğunun tespit edilmesi nedeniyle reşit olmayanla cinsel ilişki suçunun oluştuğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Sanıklar ... ve ...'ın Mağdure Kübra Y.***'a Karşı Sübuta Erdiği Kabul Edilen Eylemleri
İlk Derece Mahkemesince sanık ...'nın gece saat 03.00 sıralarında facebook'tan kendisinin çıplak fotoğrafını mağdure Kübra Y.***'a gönderdiği, kendi telefonunu yazdığı, mağdurenin bu telefon numarasını aradığı ve fotoğrafı sorduğu, bu şahsın eğer istediğini yapmazsa resimleri yayacağını söylediği, gece saat 03.00 gibi bu şahsın evine gelerek kendisini dışarı çağırdığı, Sefa'nın yanında sanık ... ile geldiğini, mağdureyi alarak gittikleri ortaokulun bahçesinde sanık ...'nın yere yatırıp kıyafetlerini çıkardığı, ...'in de tepinmemesi için ellerinden tutttuğu, daha sonra Sefa'nın normal cinsel yoldan cinsel ilişkiye girdiği, ardından eve gittiği, aynı günün akşam Sefa'nın tekrar çıplak fotoğraflarını ve grüşmeyi istediği, mağdurenin de göğüslerinin fotoğraflarını gönderdiği, bir süre sonra sanıklar Sefa ve ...'in gece vakti kendisini araçla alarak ormanlık alana götürüp burada sanık ...'nın yeniden normal yoldan cinsel ilişkiye girdiğini, ardından sanık ... ile araç içerisinde normal yoldan cinsel ilişkiye girdiği, şeklindeki kabulüyle sanık ...'nın eylem tarihinde on iki-on beş yaş grubunda olan mağdure Kübra Y.***'a diğer sanık ... ile birlikte mağdurenin ifadesinin alındığı 29.05.2015 tarihinden 4-5 ay önce organ sokmak suretiyle istismarda bulundukları belirtilerek mahkumiyetlerine karar vermiştir.
Sanık ...'in eylemini yaşı küçük mağdureye arkadaşı olan diğer sanık ...'nın "İstediğimi yapmazsan elimdeki resimlerini yayacağım" şeklinde facebook mesajı göndererek cebir ile ve diğer sanık ...'nın iştiraki ile birlikte bir gün ara ile ve zincirleme şekilde işlediği kabul edilmiştir.
2. Sanık ...'in Mağdure Kübra Y.***'a Karşı Sübuta Erdiği Kabul Edilen Eylemleri
İlk Derece Mahkemesince mağdure Kübra Y.***'ın Aralık ayında mağdur sanık ... S.***'i evlerine çağırdığı, gittiğinde evde Kübra'nın annesi ve Kübra'nın arkadaşı olan Sezgin olduğu, daha sonra eve Kübranur S.***'in arkadaşı sanık ...'in geldiği, daha sonra Kübranur S. ***'in ikram ettiği sigara benzeri maddeyi içtikten sonra kendinden geçtiği, ayıldığında yatakta sırt üstü yatar vaziyette çıplak olduğu, yanında ...'in de çıplak vaziyette yattığı, ...'e ne olduğunu sorduğunda ...'in hiç cevap vermediği, daha sonra kendisinin kıyafetlerini giyip evden ayrıldığını beyan ettiği, Kübranur S.***'in Kübra'nın ... isimli kişi ile görüştüğünü, babasının evinde kaldıkları bir gece Kübra'nın evden gece geç saatlerde "Ben ...'le buluşmaya gideceğim" diyerek ayrıldığını, kendisinin Kübra'ya gitmemesini söylediğini ancak kendisini dinlemediğini, bunun öncesinde de Kübra'nın babasına ait evdeki oturma odasında yüzünü de gösterecek şekilde çıplak olan fotoğraflarını çekerek ...'e facebook'tan gönderdiğini, sonra da ... ile buluşmaya gittiğini, sabaha karşı eve geldiğinde ... ile cinsel ilişkiye girdiğini söylediğini, daha sonra Kübra'nın kendi evine gittiğini beyan ettiğinin anlaşılması karşısında sanığın aksine savunmasına itibar edilmeyerek, eylem tarihinde on iki - on beş yaş grubunda olan mağdure Kübra Y.***'a organ sokmak suretiyle istismarda bulunduğu kabulüyle sanığın mahkumiyetine karar verilmiştir.
3. Sanık ...'nın Mağdure Kübra Y.***'a Karşı Sübuta Erdiği Kabul Edilen Eylemleri
İlk Derece Mahkemesince Kübranur S.***'in, Kübra Y.***ın ... isimli ile görüşmeye başladığını, bir gün Kübra'nın ailesinin kendisini aradığında, Kübra'nın ... ile görüştüğünü bildiği için ...'yı arayıp Kübra'yı sorduğunu, ...'nın da köyde olduğunu, Kübra'nın nerede olduğunu bilmediğini söylediğini, ancak bir süre sonra ...'nın Kübra'yı getirdiğini, Kübra'nın ... ile cinsel ilişkisi olmadığını düşündüğünü, çünkü Kübra'nın kendisine öyle dediğini, ...'nın da kendisine Kübra ile herhangi bir cinsel ilişki yaşamadıklarını söylediği, ancak aynı soruşturma aşamasında 07.07.2015 tarihinde Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığına bir dilekçe getirerek söz konusu dilekçeyi ...'nın avukatının yazdığını beyan ederek sanık ... ile ilişkiye girmediğini, ... hakkındaki şikayetinden vazgeçtiğini, aynı zamanda o tarihlerde uyuşturucu madde kullandığı için olayları tam hatırlayamadığını söylemiş ise de bunun sanığı kurtarmaya yönelik beyanlar olduğu kabul edilip itibar edilmeyerek sanık ...'nın eylem tarihinde on iki-on beş yaş grubunda olan mağdure Kübra Y.***'a karşı 2014 yılı sonu- 2015 yılı başında organ sokmak suretiyle istismarda bulunduğu kabul edilmiştir.
4. Sanık ...'un Mağdure Kübra Y.***'a Karşı Sübuta Erdiği Kabul Edilen Eylemleri
İlk Derece Mahkemesince mağdure Kübra Y.***'ın mağdur sanık ... S.*** ile yürürken Kübra'yı sanık ...'un aradığı, bir süre sonra sanık ... ve ismini Samet olarak bildiği şahsın araçla yanlarına geldiği, bir eve gittikleri, bu evde istemediği halde alkol ve sonrasında hazırladıkları düzenekten esrar içtiği, bayıldığı, kendine geldiğinde odada çıplak vaziyette olduğu, yanında ...'un da çıplak olduğu, kıyafetlerini giyip evin dışına çıktığını beyan ettiği, sanıklardan Kübranur S.***'in bu olay sonrasında Kübra Y.***'ın, ... ile cinsel ilişkiye girdiğini, ...'un da kendisine Kübra ile cinsel ilişkiye girdiğini söylediklerini ifade ettiği, bu şekilde sanığın eylem tarihinde on iki - on beş yaş grubunda olan mağdure Kübra Y.***'a organ sokmak suretiyle istismarda bulunduğu kabul edilerek mahkumiyetine karar verilmiştir.
5. Sanık ...'ın Mağdure Kübra Y.***'a Karşı Sübuta Erdiği Kabul Edilen Eylemleri
İlk Derece Mahkemesince Kübranur S.***'in, Kübra Y.***'ın, ... ile görüşmeye başladığını, bir gün sanık ...'ın kendilerini alıp bir eve götürdüğünü, bu evde Kübra ile ...'ın beraber bir odaya girdiklerini, bir süre sonra birlikte geri geldiklerini, Kübra ve ...'ın cinsel ilişkiye girdiğini söylediği bu şekilde sanığın eylem tarihinde on iki on beş yaş grubunda olan mağdure ...'a organ sokmak suretiyle istismarda bulunduğu kabul edilerek mahkumiyetine karar verilmiştir.
6. Sanık ...'in Mağdure Kübra Y.***'a Karşı Sübuta Erdiği Kabul Edilen Eylemleri
İlk Derece Mahkemesince sanık ...'in 23.05.2015 gece saat 22.00 sıralarında mağdurenin kaçmak istediğini söylediği, bunun üzerine aracıyla Kübra'yı evinden aldığı, arkadaşlarıyla buluştuğu, kalacak yer bulamayınca evlerine gittikleri, odasında üç kez normal yoldan ilişkiye girdiği şeklinde tevil yollu ikrarından eylem tarihinde on iki - on beş yaş grubunda olan mağdure Kübra Y.***'a organ sokmak suretiyle istismarda bulunduğu kabul edilerek mahkumiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin kararı ile sanıklar ve suça sürüklenen çocuk hakkında, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik yapılan istinaf başvusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık ... Hakkında Şantaj, Sanık ... Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçlarından Kurulan Hüküm Yönünden
İlk Derece Mahkemesince hükmolunan cezaların tür ve miktarları ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı nazara alınarak 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçların, 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanıklar müdafilerinin temyiz istemlerinin, aynı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
B. Sanıklar ve Suça Sürüklenen Çocuk Hakkında Katılan Mağdureye Karşı Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Kayden 13.04.2001 doğumlu olup, suç tarihleri itibarıyla on üç - on dört yaşları içerisinde bulunan mağdureye ait mernis doğum tutanağı getirilerek, dosya kapsamında yer alan Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen raporda 2015 yılında on beş yaşından büyük olduğu tespitine yer verilmesi ve fakat hastanede doğduğunun iddia edilmesi nedeniyle gerçek yaşının tespiti için mağdurenin resmî kurumda doğup doğmadığı araştırılarak, doğmadığının belirlenmesi halinde dosya içerisindeki rapor göz önüne alınarak 5271 sayılı Kanun'un 218 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca işlem yapılarak sonucuna göre sanıklar ve suça sürüklenen çocuğun hukuki durumlarının belirlenmesi, resmî kurumda doğduğunun tespiti halinde ise; sanıklar ve suça sürüklenen çocuğun aşamalardaki savunmaları ile tüm dosya içeriği nazara alınarak olayda 5237 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinde düzenlenen hata hükümlerinin uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığının da tartışılmasından sonra karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,
Sanıklardan ..., ..., ... ve ... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca belirlenen 16 yıl hapis cezası üzerinden aynı Kanun'un 62 nci maddesi ile 1/6 oranında indirim yapıldığında 13 yıl 4 ay yerine 13 yıl 8 ay hapis cezasına hükmedilmesi neticesinde fazla ceza tayini, sebebiyle istinaf başvurularının kabulü yerine esastan reddine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Sanık ... Hakkında Şantaj, Sanık ... Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçlarından Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle sanıklar müdafilerinin temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanıklar ve Suça Sürüklenen Çocuk Hakkında Katılan Mağdureye Karşı Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçenin (B) bölümüde açıklanan nedenlerle sanıklar ve suça sürüklenen çocuk müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 11.12.2019 tarihli ve 2018/3021 Esas, 2019/2349 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Sakarya 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.06.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!