9. Ceza Dairesi 2022/10077 E. , 2024/2820 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2012/340 E., 2022/27 K.
SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, fuhuş, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî onama, kısmî bozma
Mağdureler vekilinin temyiz istemi yönünden, suç tarihinde on beş yaşından büyük oldukları belirlenen ve kovuşturma evresinde şikayetlerinden vazgeçen mağdureler ... ve ...'a yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen vekilin davaya katılma ve hükümleri temyiz etme hakkı bulunmadığı, yalnızca mağdurelerden Merve'nin sanıklar .... ve ... hakkında şikayetçi olması nedeniyle sanıklar ... ve ...'in katılan mağdure Merve'ye yönelik eylemleri yönünden hükümleri temyize hakkı olduğu belirlenmiştir.
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ-OLAY VE OLGULAR
1. Sanıklar hakkında fuhuş ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 227 nci maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları (3 kez) ile 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası (3 kez) uyarınca kamu davası açılmıştır.
2.İzmir 24.Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.09.2011 tarihli ve 2009/1252 Esas, 2011/562 Karar sayılı kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi ile sanık ...'in mağdureler ... ve ...'ye yönelik fuhuş suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 227 nci maddesinin birinci ve dördüncü fıkralar ile 53 üncü maddesi uyarınca 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan aynı Kanun'un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; mağdure ...'a yönelik fuhuş suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca beraatine, sanıklar ..., ... ve ... hakkında mağdureler ... ve ...'ye yönelik fuhuş ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca beraatine dair kararının Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine Yargıtay kapatılan 14. Ceza Dairesinin 05.06.2012 tarihli ve 2012/3125 Esas, 2012/6387 Karar sayılı kararı ile "... Sanık ...'in mağdure Sultan'a yönelik eyleminin TCK.nın 227/1. Maddesinde öngörülen fuhuş suçunu oluşturduğu gözetilmeden mahkumiyeti yerine yeterli delil elde edilemediği gerekçesiyle beraatine karar verilmesi, ...sanıkların eylemlerinin 5237 sayılı TCK.nın 103/2.maddesinde düzenlenen nitelikli cinsel istismar suçunu da oluşturabileceği gözetilerek, bu suçtan ve bağlantı nedeniyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve fuhuş suçlarından yargılama yaparak delillerin değerlendirilmesi ve suç niteliğinin tayini ve takdiri görevinin üst dereceli ağır ceza mahkemesine ait olduğu dikkate alınıp 5235 sayılı Kanunun 11 ve ...nın 5.maddeleri gereğince görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması" nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Yargıtay kapatılan 14. Ceza Dairesinin bozma kararına uyularak İzmir 19.Asliye Ceza Mahkemesinin 15.08.2012 tarihli ve 2012/1904 Esas, 2012/1762 Karar sayılı kararı ile sanıkların eyleminin ayrıca nitelikli cinsel saldırı suçu kapsamında kalma ihtimali bulunduğundan bahisle görevsizlik kararı verilerek dosya Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmiştir.
4. İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.01.2022 tarihli ve 2012/340 Esas, 2022/27 Karar sayılı kararı ile sanık ...'in mağdureler ..., .... ve ...'ye yönelik fuhuş suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 227 nci maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları, 52 ve 53 üncü maddesi uyarınca ayrı ayrı üç kez 5 yıl hapis cezası ve 100 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; mağdureler ... ve ...'a yönelik çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan aynı Kanun'un 103 üncü maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 39 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca ayrı ayrı iki kez 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan aynı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca ayrı ayrı iki kez 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; sanıklar ..., ... ve ... hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı,
kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve fuhuş suçlarından 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
5. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca kısmî ret, kısmi onama, kısmî bozma görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Mağdureler Vekilinin Temyiz İstemi
Sanıklar ..., ... ve İbrahim hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, fuhuş suçlarından verilen beraat hükümlerinin hukuka aykırı olduğuna, sanıkların atılı suçu işlediklerinin sabit olduğuna ve sair hususlara ilişkindir.
B.Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Sanıklar hakkında verilen beraat kararının ve mahkumiyet hükümlerinde uygulanan takdiri indirimin hatalı olduğuna ilişkindir.
C.Sanık ... ve ... Müdafiinin Temyiz İsteği
Beraat eden sanık ... lehine vekalet ücretine hükmedilmesi istemine ve sanık ... yönünden; savcı ve mahkeme heyeti tarafından dosyanın yeterince incelenmediğine, değişen yeni delil niteliğinde olan mağdure beyanlarının ve tevsii tahkikat taleplerinin dikkate alınmadığına, iddia edilen suç tarihinde sanık ...’in hamile olduğuna, mağdureleri fuhuşa zorlamasının mümkün olmadığına, sanık ... ile ...’in kız kaçırma mevzusu nedeniyle mağdurelerin aileleriyle arasında husumet olduğuna, bu hususun da resmi kayıtlarla ispatlandığına, mağdurelerin halen fuhuş yaptığına, sanık ...’in ise üç çocuk annesi ev hanımı olduğuna, herhangi bir fuhuş olayına karışmadığına, beyanlarına itibar edilmesi gerektiğine, asliye ceza mahkemesinde ilk duruşmada verilen tahliye kararını sanıkların beraat olarak düşünmeleri nedeniyle dosyayı takip etmediklerine, fuhuş suçunun somut unsuru olan mağdureler ile beraber olan kişilerin ortada olmadığına, para ilişkisinin ispatlanmadığına, ayrıca sanığın mağdureleri herhangi bir yerde alıkoyduğunun da sabit olmadığına, bu suçtan verilen mahkumiyet kararının da hukuka aykırı olduğuna ve sair hususlara ilişkindir.
III. GEREKÇE
A. Mağdureler Vekilinin Mağdureler ... ve ...'a Karşı Atılı Suçlardan Kurulan Hükümler ile Mağdure ...'ye Karşı Sanıklar .... ve ... Hakkında Kurulan Hükümlere İlişkin Temyiz İstemi Yönünden
Suç tarihinde on beş yaşından büyük oldukları belirlenen ve kovuşturma evresinde şikayetlerinden vazgeçen mağdureler ... ve ...'a yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen vekilin davaya katılma ve hükmü temyize hakkı bulunmadığı anlaşılmakla, vekilin temyiz isteğinin mağdureler ... ve ... yönünden 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi gereği reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Sanıklar ... ve ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Olayın intikal şekli ve süresi, sanıkların aşamalardaki savunması, mağdurelerin aşamalardaki çelişkili beyanları ve tüm dosya kapsamına göre; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı anlaşılmakla hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış ve katılan Bakanlık vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmediğinden reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
C. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
1. Sanık hakkında kurulan hükümde, 03.09.2022 günlü Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14 üncü maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan "Beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık yararına hazine aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmedilir." şeklindeki düzenleme nazara alındığında kendisini vekaletnameli müdafi ile temsil ettirip, beraatine karar verilen sanık lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen hukuka aykırılık olarak değerlendirilmiştir.
2. Olayın intikal şekli ve süresi, savunma, mağdurelerin aşamalardaki çelişkili beyanları ve tüm dosya kapsamına göre; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı anlaşılmakla hükümde eleştirilen husus dışında hukuka aykırılık bulunmamış ve katılan mağdure Merve vekili, katılan Bakanlık vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmediğinden reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
D. Sanık ... Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
1. Mağdure ...'ın soruşturma ifadesinde sanık ... ile karşılaştığında hamile olduğu yönündeki beyanı, katılan mağdure Merve'nin de 02.06.2009 tarihinde mağdur olduğu başka bir olaydan sonra sanığın kendisine fuhuş yapma teklifinde bulunduğu ve sanığın soruşturmadaki savunmasında bu sırada mağdurenin hamile olduğu yönündeki savunması ve sanık ...'in ilk doğumunu 29.01.2010 tarihinde yaptığı hususu dikkate alındığında eylemlerin 2009 yılı içerisinde gerçekleştiği, belirlenen suç tarihine göre mağdurelerin on beş yaşından büyük oldukları, kendi rızalarıyla yurttan kaçıp sanığın yanına gittikleri yönündeki ifadeleri ve tüm dosya kapsamına göre sanığın, kız yetiştirme yurdunda kalıp yetkililerin bilgisi veya rızası dışında yurdu terk eden on altı yaşı içerisindeki mağdureleri cebir, tehdit veya hile olmaksızın yanında tutmak şeklindeki eyleminin, mevcut haliyle çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçunu oluşturacağı anlaşılmışsa da, anılan suçu düzenleyen 5237 sayılı Kanun'un 234 üncü maddesinin üçüncü fıkrasında öngörülen cezanın üst sınırı nazara alındığında aynı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. 20.09.2011 günlü mahkûmiyet kararı ile anılan hükmün temyiz incelemesinde bozulmasının ardından kurulan iş bu temyiz incelemesine konu 14.01.2022 günlü mahkûmiyet hükmü arasında bu sürenin geçmiş olduğu belirlenmiştir.
E. Sanık ... Hakkında Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Olayın intikal şekli ve zamanı, mağdurelerin aşamalarda gerek kendi içinde gerek birbirleriyle çelişen beyanları, savunma, eylemlerin 2009 yılı içerisinde gerçekleştiğine yönelik yapılan tespit sonucu mağdurelerin suç tarihinde on beş yaşından büyük oldukları belirlenerek ve tüm dosya kapsamına göre yapılan incelemede; mağdurelerin değişik tarihlerde fuhuş yapmasına aracılık eden sanığın eylemlerini cebir, tehdit, hile veya iradeyi etkileyen başka bir nedene dayalı olarak gerçekleştirdiğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığının anlaşılması karşısında, mevcut haliyle sübuta eren eylemin hem 5237 sayılı Kanun'un 227 nci maddesinde düzenlenen fuhuş hem de aynı Kanun'un 104 üncü maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen reşit olmayanla cinsel ilişki suçunu oluşturduğu gözetilerek bu kapsamda aynı Kanun'un 44 üncü maddesinde yer alan fikri içtima kuralı uyarınca sanığın sadece daha ağır olan fuhuş suçundan mahkumiyetine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
F. Sanık ... Hakkında Fuhuş Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından katılan Bakanlık vekilinin, katılan mağdure ... vekilinin ve sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir .
Ancak;
Mağdurelerin aşamalardaki beyanları, savunma ve tüm dosya kapsamına göre sanığın eylemlerini cebir veya tehditle gerçekleştirdiğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığının anlaşılması karşısında, müsnet suçtan belirlenen temel cezanın 5237 sayılı Kanun'un 227 nci maddesinin dördüncü fıkrası ile arttırılması suretiyle fazla ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur.
.G. Tebliğname Yönünden
.Açıklanan nedenlerle Tebliğname de kısmî ret, kısmi onama, kısmî bozma isteyen görüşlere iştirak edilmemiştir.
IV. KARAR
A. Mağdureler Vekilinin Mağdureler ... ve ...'a Karşı Atılı Suçlardan Kurulan Hükümler ile Mağdure ...e'ye Karşı Sanıklar ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.01.2022 tarihli ve 2012/340 Esas, 2022/27 Karar sayılı kararına yönelik mağdureler vekilinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, farklı gerekçeyle Tebliğname’ye farklı gerekçeyle uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanıklar Funda ve İbrahim Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.01.2022 tarihli ve 2012/340 Esas, 2022/27 Karar sayılı kararında katılan Bakanlık vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan Bakanlık vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
C. Sanık ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçenin (C) bölümünde açıklanan nedenle İzmir 2.Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.01.2022 tarihli ve 2012/340 Esas, 2022/27 Karar sayılı kararına yönelik katılan mağdure Aycan vekili, katılan Bakanlık vekili ile sanık ... müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasına “2022 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca belirlenen 10.250 TL maktu vekalet ücretinin Hazineden alınarak kendisini vekaletnameli müdafii ile temsil ettiren sanığa ödenmesine” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükümlerin, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
D. Sanık ... Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçenin (D) bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.01.2022 tarihli ve 2012/340 Esas, 2022/27 Karar sayılı kararına yönelik katılan mağdure Merve vekili, katılan Bakanlık vekili ve sanık müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
E. Sanık ... Hakkında Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı ve Fuhuş Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçenin (E) ve (F) bölümlerinde açıklanan nedenlerle İzmir 2.Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.01.2022 tarihli ve 2012/340 Esas, 2022/27 Karar sayılı kararına yönelik katılan mağdure Merve vekili, katılan Bakanlık vekili ile sanık ... müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,28.03.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!