WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 29 Haziran 2026

YARGITAY 9. CEZA DAİRESİ

A- A A+

9. Ceza Dairesi         2021/9912 E.  ,  2024/4211 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2014/50 E., 2015/318 K.

Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ- OLAY VE OLGULAR
1. Suça sürüklenen çocuk hakkında 30.09.2013 tarihinde düzenlenen iddianame ile beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103/2-6, 31/3.maddeleri, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediği iddiası ile 5237 sayılı Kanun'un 109/1, 3-f, 5, 31/3.maddeleri uyarınca uyarınca açılan kamu davası ile Mahkemece yapılan suç duyurusu üzerine 03.10.2013 tarihinde birleştirme talepli düzenlenen iddianame ile suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile 5237 sayılı Kanun'un 103/2, 31/3.maddeleri, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediği iddiası ile 5237 sayılı Kanun'un 109/1, 3-f, 5, 31/3.maddeleri uyarınca açılan kamu davasının birleştirilmesinden sonra yapılan yargılaması sonucunda, İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.10.2015 tarihli ve 2014/50 Esas, 2015/318 Karar sayılı kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde suça sürüklenen çocuk ...'un çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 103/2, 43/1, 31/3, 62. maddeleri uyarınca 5 yıl 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 109/1, 3-f, 5, 43/1, 31/3, 62. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının aynı Kanun'un 51.maddesi uyarınca ertelenmesine karar verilmiştir.
2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A.Katılanlar Vekilinin Temyiz İsteği
Delillerin takdirinin ve olayın gelişiminin yanlış yapıldığına, mağdurenin akut stres bozukluğu yaşadığına, mağdurenin bu ruh sağlığı bozukluğu hususunda anlatımlarıyla illiyet bağı kurduğuna, ruh sağlığı bozukluğu olgusunun varlığı ya da yokluğunun tartışılması gerektiğine ilişkindir.

B. Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İsteği
Mağdurenin yaşını on altı olarak söylediğine, ilişkilerin zorlama olmadan gerçekleştirildiğine, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun unsurları itibarıyla oluşmadığına ilişkindir.

III. GEREKÇE
1.Suça sürüklenen çocuğun aşamalarda mağdurenin on altı yaşında olduğunu kendisine söylediğine yönelik savunması ve tüm dosya içeriği nazara alındığında; olayda 5237 sayılı Kanun'un 30. maddesinde düzenlenen hata hükümlerinin uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığı tartışıldıktan sonra karar verilmesi gerekirken bu konuda herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın eksik gerekçe ile yazılı şekilde mahkumiyet hükümleri kurulması suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 230. maddesine muhalefet edilmesi, hukuka aykırı görülmüştür.

2.Kabule göre; suça sürüklenen çocuk ile suç tarihinde on dört yaşında olan mağdurenin 30.09.2013 tarihinde gezdikleri sırada inşaat halindeki bir binaya girip cinsel ilişkiye girdikleri, 03.10.2013 tarihinde de suça sürüklenen çocuğun Rize'de bulunan halasına gitmek üzere otobüse bindikleri, suça sürüklenen çocuğun ailesinin seyir halinde bulunan otobüsü durdurup suça sürüklenen çocuk ile mağdureyi, suça sürüklenen çocuğun halasının kızının evine bıraktığı, suça sürüklenen çocuk ile mağdurenin bu evde bir defa daha ilişkiye girdikleri anlaşılmakla 30.09.2013 tarihinde işlendiği kabul edilen kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçuyla sınırlı olması nedeniyle unsurları itibarıyla oluşmayacağı gözetilerek suça sürüklenen çocuğun yalnızca 03.10.2013 tarihli kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan dolayı cezalandırılması gerekirken eylemlerin zincirleme şekilde gerçekleştiği kabul edilerek 5237 sayılı Kanun'un 43/1.maddesi uyarınca artırım yapılması suretiyle sonuç cezanın fazla tayini, hukuka aykırı görülmüştür.
3.Bozma sebebine göre Tebliğname'de onama isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.

IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.10.2015 tarihli ve 2014/50 Esas, 2015/318 Karar sayılı kararına yönelik katılanlar vekili ile suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.05.2024 tarihinde karar verildi.